Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/2063 E. , 2024/2901 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/2063 Karar No : 2024/2901 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Kurulu Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Üniversitesi ... Hastanesi Plastik Cerrah
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/2063 E. , 2024/2901 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/2063 Karar No : 2024/2901 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Kurulu Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Üniversitesi ... Hastanesi Plastik Cerrahi Bölümü'nde Dr. Öğretim Üyesi olarak görev yapan davacı tarafından, hakkında yapılan soruşturma neticesinde kamu görevinden çıkarma cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... karar sayılı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:...., K:... sayılı kararı ile; soruşturma raporu içeriği bilgi ve belgeler ile ceza dava dosyasının birlikte incelenmesinden; Plastik Cerrahi Bölümü'nde Dr. Öğretim Üyesi olarak görev yapan davacının 19/11/2018 tarihinde S. T. isimli kişiyi ameliyat ettiği, epikriz raporunda hastanın SGK kodu 603500 olan Abdominoplasti+liposuction operasyonu geçirdiğinin belirtildiği, hastanın SGK'lı hasta (ücreti SGK tarafından karşılanan) olarak ... numaralı SGK protokolüyle kaydının yapıldığı, estetik amaçlı olan ameliyatın SGK kapsamında olmadığı ve hastane ücretinin ise 6.419,00 TL olması gerektiği, oysa hasta protokolünün SGK'lı hasta protokolü olarak yapıldığı ve hastane ücretiyle uyumlu olmayan bir ücretin davacı tarafından elden istenildiği, 23/11/2018 tarihinde saat 17:00 civarında, önceden seri numaraları alınan paraların verildiği sırada ... İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü'ndeki görevli polis memurlarının, davacının odasına girerek seri numaraları alınan paralara el koydukları ve davacıyı göz altına aldıkları, davacının alınan parayı hastane veznesine yatırmak için aldığı tezinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı ve kabul edilemeyeceği, kaldı ki .... numaralı SGK protokolünün hukuki süreç başlatıldıktan sonra iptal edilerek ve başka bir asistan doktor tarafından ücretli yatan hasta şekline dönüştürüldüğü, şayet başlangıçta hastanın sisteme ücretli olarak kaydedilmesi gerekirken sehven ücretsiz şekilde kaydedildiği düşünülse bile hastadan istenen ücretin hastane ücretiyle aynı olması gerektiği gibi bu ücretin de elden istenmemesi gerektiği, bu nedenle davacının üzerine atılı disiplin suçunun sübuta erdiği ve bu suça uygun disiplin cezası ile cezalandırıldığı, Dr. Öğretim Üyesi olan davacının, tedavi olan hastasından para alması fiilinin ağırlığı göz önüne alındığında, bu eylemin görevi nedeniyle/sırasında menfaat temin etmek kapsamında değil, öğretim elemanı sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici davranış kapsamında bulunduğu, bu durumda, davacının Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun ... tarih ve ... karar sayılı kararıyla 2547 sayılı Kanun'un 53/b-6/c bendi gereğince "Kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:.... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; dava konusu olayda ... İl Emniyet Müdürlüğü'nce harekete geçilip hasta yakınının davacıya vereceği paraların seri numaralarının alındığı (51 adet 100,00 TL ve 8 adet 50,00 TL), hasta yakınının bahsi geçen banknotları davacıya teslim edeceği esnada polis memurlarının kimlik gösterip odasından içeri girdikleri ve arama yaptıkları, akabinde de masanın çekmecesine konulmuş paraları tutanakla kayda bağladıkları, konunun savcılık makamına intikâlinin ardından ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nca ... tarihli ve Soruşturma No:..., Esas No:... sayılı iddianâmenin düzenlendiği, ceza ve ceza muhakemesi hukuku ile disiplin hukukunun farklı kural ve ilkelere tâbi olmakla birlikte, kamu görevlisinin fiilinin, suç tanımına uymasının yanı sıra disiplin sorumluluğunu da gerektirebileceği, böyle bir durumda ceza muhakemesi ve disiplin soruşturması ayrı ayrı yürütülmekte ise de, ceza mahkemesinde yargılama konusu suçun yüz kızartıcı ve utanç verici bir suç olup olmadığı yönünde yapılacak bir değerlendirmenin ve verilecek hükmün, disiplin hukuku açısından kamu görevlisine yöneltilen suçlamanın yüz kızartıcı ve utanç verici bir suç olup olmadığının tespiti için disiplin makamlarına ve idari yargı mercilerine karine teşkil edeceği, olayda; işbu kararın verildiği tarih itibariyle bahsi geçen fiilin sübuta erdiğine dair adli yargıda kesinleşmiş bir kararın bulunmadığı, yukarıda bahsi geçen iddianameyle isnat edilen "icbar suretiyle irtikap" suçunun işlenip işlenmediği ve yüz kızartıcı fillin bu suretle meydana gelip gelmediğinin adlî yargı makamı nezdinde yürütülecek bir yargılama sonucu ortaya çıkacağı tartışmasız olduğundan, dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davayı reddeden İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabet görülmediği gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun kabulüyle,... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:....., K:... sayılı kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, görevi Dr. Öğretim Üyesi olan davacının, tedavi olan hastasından para alması fiilinin ağırlığı göz önüne alındığında, bu eylemin görevi nedeniyle görevi sırasında menfaat temin etmek kapsamında değil, öğretim elemanı sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici davranış kapsamında bulunduğu, 657 Sayılı Kanun'un 131. maddesinde; “Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması, disiplin kovuşturmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahküm olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz.” hükmü olduğu, ceza yargılamasının henüz sonuçlanmamış olmasının disiplin cezası verilmesini engellemeyeceği, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127 ve 131. maddeleri ile 2547 sayılı Kanun'un 53/C maddesi birlikte değerlendirildiğinde, disiplin soruşturmasının devam eden ceza kovuşturması nedeniyle bekletilmesine imkan bulunmadığı, davacı hakkında yapılan ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin .... tarih, E:... ve K:... sayılı kararı ile davacının rüşvet alma suçunu işlediği tespiti yapılarak hakkında mahkumiyet kararı verildiği, rüşvet suçunun yüz kızartıcı bir suç olduğu, davacıya verilen disiplin cezasının hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun olduğu, davacının disiplin cezasını gerektiren eyleminin sübut bulduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih, E:...., K:... sayılı dosyasında verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulması sonucu ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin E:..., K:... sayılı kararı ile hakkında görevi kötüye kullanmak suçu nedeni ile 5 aylık hapis cezası verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedildiği, akabinde doçentlik kadrosuna atandığı, Performans Puanları Değerlendirme ve Etik Kurulu'na üye olarak görevlendirildiği, işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : ... Üniversitesi ... Hastanesi Plastik Cerrahi Bölümü'nde Dr. Öğretim Üyesi olarak görev yapan davacı tarafından, Plastik Cerrahi servisinde yatan hasta S. T.'yi 19/11/2018 tarihinde ameliyat ettiği ve ameliyat parasının 5.500,00 TL'sini elden istediği yönünde ... Üniversitesi ... Hastanesi Başhekimliği'ne şikayette bulunulması üzerine, hakkında başlatılan soruşturma sonucunda 2547 sayılı Kanun'un 53/b-6/c bendi gereğince "Kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilini işlediği gerekçesiyle kamu görevinden çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... karar sayılı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun dava konusu işlem tarihindeki 53. maddesinin (b) fıkrasının (6) numaralı bendinde; "Kamu görevinden çıkarma: Kamu kurum ve kuruluşları ile vakıf yükseköğretim kurumlarında öğretim elemanı ve memur olarak bir daha atanmamak üzere kamu görevinden çıkarmadır. 657 sayılı Kanundaki fiillere ilave olarak bu Kanun kapsamındaki kamu görevlileri için kamu görevinden çıkarma cezasını gerektiren fiiller şunlardır: a) Terör niteliğinde eylemlerde bulunmak veya bu eylemleri desteklemek. b) Amire, iş arkadaşlarına, personeline, hizmetten yararlananlara veya öğrencilerine fiili saldırıda veya cinsel tacizde bulunmak. c) Kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak. d) Uyuşturucu veya uyuşturucu olarak kabul edilen diğer uyarıcı maddeleri kullanmak, bulundurmak, başkalarına vermek, kullanılmasını özendirmek, satmak, imal etmek. e) Hukuka aykırı olarak kurumun verilerini elde etmek, kaydetmek, kullanmak, depolamak, dağıtmak, değiştirmek veya yok etmek. f) Kurumun bilişim sistemlerinin işleyişini kasten engellemek veya bozmak" düzenlemesi bulunmaktadır. 2547 sayılı Kanun'un 53/A maddesinin 1. fıkrasının (n) bendinde; "Bir fiilden dolayı ilgili hakkında ceza soruşturması veya kovuşturması yapılıyor olması, aynı fiilden dolayı disiplin soruşturması yapılmasına, ceza verilmesine ve bu cezanın yerine getirilmesine engel değildir. Gerektiğinde ceza kovuşturması bekletici mesele yapılabilir. Bu durumda disiplin soruşturmasına ilişkin zamanaşımı süreleri durur.", (o) bendinde; "Bir fiilin diğer kanunlar uyarınca idari yaptırıma bağlanmış olması, aynı fiile bu Kanun kapsamında disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmez." hükümleri yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava dosyasının incelenmesinden, Plastik Cerrahi Bölümü'nde Dr. Öğretim Üyesi olarak görev yapan davacının 19/11/2018 tarihinde S. T. isimli kişiyi ameliyat ettiği, epikriz raporunda hastanın SGK kodu 603500 olan Abdominoplasti+liposuction operasyonu geçirdiğinin belirtildiği, estetik amaçlı olan ameliyatın SGK kapsamında olmadığı ve hastane ücretinin ise 6.419,00 TL olmasına rağmen hasta protokolünün SGK'lı hasta protokolü olarak yapıldığı ve hastane ücretiyle uyumlu olmayan bir ücretin davacı tarafından elden istenildiği, 23/11/2018 tarihinde saat 17:00 civarında, önceden seri numaraları alınan paraların verildiği sırada ... İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü'ndeki görevli polis memurlarının, davacının odasına girerek seri numaraları alınan paralara el koydukları ve davacıyı göz altına aldıkları, dava konusu ... tarih ve ... karar sayılı Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile 2547 sayılı Kanun'un 53/b-6/c bendi gereğince "Kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilini işlediği gerekçesiyle davacının kamu görevinden çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, konunun savcılık makamına intikâlinin ardından, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nca .... tarihli ve Soruşturma No:..., Esas No:... sayılı iddianâmenin düzenlendiği anlaşılmaktadır. Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kişilerin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu hizmetinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Öte yandan, ceza hukuku ile disiplin hukuku arasında amaç, kapsam, usul ve sonuçları bakımından farklılıklar vardır. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin ilgili hakkında disiplin cezası vermemesi, ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde ceza yargılaması sonucu verilen karar, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyecektir. Aksi uygulama, disiplin hukukunun amacı ve kendine özgü kurallarıyla bağdaşmamaktadır. İdari yargı mercilerince, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak dava dosyasındaki disiplin soruşturmasına ilişkin bilgi, belgeler ve tanık ifadeleri çerçevesinde davacının isnat edilen eylemleri işleyip işlemediği ve bu eylemlerin disiplin suçu oluşturup oluşturmadığı hakkında inceleme yapılarak karar verilmesi esas olup, maddi olayın açıklığa kavuşturulması için resen araştırma yetkisi kapsamında ceza yargılaması sırasında alınan sanık ve tanık ifadeleri, bilirkişi raporları gibi maddi delillerin ve yargılama sonucunda verilen ceza mahkemesi kararının ve bu karardaki tespitlerin kullanılması da mümkündür. Uyuşmazlıkta, davacı hakkında fiilin sübuta erdiğine dair adli yargıda kesinleşmiş bir karar olmadığı gerekçesi ile iptal kararı verilmişse de, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve yargı içtihatları uyarınca, disiplin soruşturması ve ceza yargılaması süreçlerinin birbirinden bağımsız olduğu, hukukumuzda hangi fiillerin yüz kızartıcı ve utanç verici eylem kapsamında yer aldığına ilişkin bir düzenleme olmadığı, kamu hizmeti/öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerin tümünün önceden öngörülmesinin ve tespitinin olanaksız olduğu, dolayısıyla ceza kovuşturması neticesinde verilmiş olan kararın disiplin hukuku açısından kişilere yöneltilen suçlamanın yüz kızartıcı ve utanç verici bir suç olup olmadığının tespiti için disiplin makamlarına ve idari yargı mercilerine sadece karine teşkil edeceği, zira ceza hukuku ile disiplin hukukunun ilke ve esasları ile koruduğu menfaatlerin farklılık arzettiği, ceza kanunlarına göre suç teşkil etmeyen bir fiilin disiplin mevzuatına aykırılık teşkil etmesi ve cezalandırılmasının mümkün olduğu, aksi durumun kabulü halinde disiplin hukuku ve idari yargı mercilerinin işlevsiz hale geleceği tartışmasızdır. Bu itibarla, uyuşmazlığın esasına geçilerek bir değerlendirme yapılması ve bir karar verilmesi gerekirken, adli yargıda kesinleşmiş bir kararın bulunmadığı, isnat edilen "icbar suretiyle irtikap" suçunun işlenip işlenmediği ve yüz kızartıcı fillin bu suretle meydana gelip gelmediğinin adlî yargı makamı nezdinde yürütülecek bir yargılama sonucu ortaya çıkacağı gerekçesi ile dava konusu işlemin iptali yönünde verilen İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Bu nedenle işin esası hakkında karar verilmesi gerektiğinden temyiz isteminin kabulü gerekmektedir. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki .... İdare Mahkemesi kararına yönelik davacının istinaf isteminin kabulü ile dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin .... tarih ve E:..., K:.... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 16/05/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. GEREKÇEDE KARŞI OY : (X)- İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe öncelikle T.C.K.'ya göre kesinleşmiş bir Mahkeme kararı olmadığı hususu da dikkate alınarak, masumiyet karinesine helal getirmeden sadece subut bulan fiilleri ve disiplin cezası uygulaması yönünde verilen karar usul ve yasaya uygun olup, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının anılan karar doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla bozma kararına gerekçe yönünden katılmıyoruz.