9. Ceza Dairesi 2021/19855 E. , 2023/8314 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/25 E., 2017/40 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, şantaj, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Sanık müdafiinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve şantaj suçlarından kesin olarak verilen kararı da temyiz ettiği analaşılmıştır. Katılan Bakanlık vekilinin İlk Derece Mahkemesinde yargılamalara katılmadığı Bö
**9. Ceza Dairesi 2021/19855 E. , 2023/8314 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/25 E., 2017/40 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, şantaj, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Sanık müdafiinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve şantaj suçlarından kesin olarak verilen kararı da temyiz ettiği analaşılmıştır. Katılan Bakanlık vekilinin İlk Derece Mahkemesinde yargılamalara katılmadığı Bölge Adliye Mahkemesince tevdi üzerine katılma istekli istinaf dilekçesini verdiği ve usulsüz olarak verilen katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.11.2016 tarihli ve 2016/240 Esas, 2016/595 Karar sayılı kararı ile; a) Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan, 6545 sayılı Kanun değişikliği öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b) Şantaj suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis ve 3000 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, c) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis ve 3000 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. 2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 11.01.2017 tarihli ve 2017/25 Esas, 2017/40 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.04.2021 tarihli ve 14-2017/14341 sayılı ret ve onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle; mağdurenin soyut beyanı dışında delil olmadığına sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, kabul anlamına gelmemekle birlikte ilişkinin gerçekleştiği kabul edilse bile rıza kapsamında olduğuna yine beraat kararları verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Olaydan yaklaşık bir yıl kadar önce sanık ile mağdurenin Nusaybin ilçesinde arkadaş olarak görüştükleri, sanığın mağdureye evlenme teklifinde bulunduğu ancak mağdurenin, sanığın teklifini kabul etmediği, bunun üzerine sanığın dosyada bulunan 06.10.2013 tarihli telefon inceleme ve mesaj tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere tehdit içeren mesajlar çektiği, mesaj içeriklerinde "O video benden başka kimsenin eline geçmez asla, sende insan ol, insan ol bir sıkıntı olmaz, görüşeceğiz seninle bundan sonra güzelim, iki dakika içerisinde bu arabaya binersen binersin yoksa olacaklardan sen sorumlusun" şeklinde mesajlar olduğu, sonra mağdurenin olay tarihinde ikametinden çıkıp sokakta giderken sanığın beyaz renkli tanık Nevaf'ın beyanı ile de sabit olan 47 NG 105 plakalı araçla mağdurenin önünde durduğu, mağdureyi zorla araca bindirdiği, mağdurenin beyanına göre mağdurenin karşı koymaya çalıştığı, ancak başarılı olamadığı sanığın mağdureye hitaben "Sadece konuşacağız eğer bağırırsan seni öldürürüm, evini tararım, ailenin hepsini öldürürüm" şeklinde tehdit ettiği, mağdurenin korktuğu için herhangi bir şey söyleyemediği daha sonra sanığın mağdureyi hiç kimsenin olmadığı boş bir araziye götürerek arazide aracı durdurduğu, zorla bütün elbiselerini çıkardığı, zorla cinsel ilişkiye girdiği, sanığın mağdurenin görüntülerini kaydettiği, bu hususun da mesaj tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere sanık tarafından "O video benden başka kimsenin eline geçmez asla, sende insan ol şeklinde" mesaj içeriğinden de videonun var olduğunun anlaşıldığı yani sanığın mağdurenin görüntülerini çektiği, bu kabul doğrultusunda ''Nereye istersem oraya geleceksin'' şeklinde mağdureye şantajda bulunduğu yine mağdurenin beyanına göre sanığın mağdure ile zorla normal yoldan cinsel ilişkiye girdiği, sanığın bu video'nun bir kısmını da mağdureye izlettiği ve mağdureye kendisine "Bundan sonra her aradığımda geleceksin yoksa bu videoyu internete koyup seni rezil ederim" şeklinde ki sözler kullandığı kabul edilen olaylarda mağdurenin eylemden hemen sonra intikali gerçekleştirdiği anlaşılmakla dosya kapsamında bulunan deliller; mağdurenin aşamalarda alınan beyanları, sanığın aşamalardaki kısmî ikrar içeren savunmaları, mağdure hakkında aldırılan adlî raporlar ile kriminal rapor tanıkların anlatımları, mesajlaşma tutanakları, arama el koyma tutanaklarından ibarettir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği, Bakanlık vekilinin katılan olarak kabul edildiği, mağdure istinafının ise şikâyetçi olmadığından bahisle reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır. B. Sanık Müdafiinin Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ile Şantaj Suçlarından Verilen Hükümler Hakkındaki Temyiz İstemi Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. C. Sanık Müdafiinin Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Verilen Hüküm Hakkındaki Temyiz İstemi Yönünden Sanık hakkında kurulan hükümde, mağdurenin aşamalarda alınan beyanları, mağdure hakkında aldırılan adlî raporlar, kriminal raporlar, mesajlaşma tespit tutanakları, arama el koyma tutanakları, sanık savunması nazara alındığında hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Müdafiinin Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ile Şantaj Suçlarından Verilen Hükümler Hakkındaki Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, C. Sanık Müdafiinin Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Verilen Hüküm Hakkındaki Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 11.01.2017 tarihli ve 2017/25 Esas, 2017/40 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2023 tarihinde karar verildi.