3. Ceza Dairesi 2022/40346 E. , 2023/4310 K. ¸ T. C. Y A R G I T A Y 3. C E Z A D A İ R E S İ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Y A R G I T A Y İ L Â M I İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini, Devletin askerini teşkilatını alenen aşağılama HÜKÜM : Adli Para Cezası TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci…
**3. Ceza Dairesi 2022/40346 E. , 2023/4310 K.** **"İçtihat Metni"** ¸ T. C. Y A R G I T A Y 3. C E Z A D A İ R E S İ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Y A R G I T A Y İ L Â M I İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini, Devletin askerini teşkilatını alenen aşağılama HÜKÜM : Adli Para Cezası TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 16.12.2021 tarih, 2021/5178 esas ve 2021/10831 karar sayılı bozma ilamı üzerine; 1. İstanbul Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2022 tarih, 2022/85 Esas, 2022/391 sayılı Kararı ile sanık hakkında Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini, Devletin askerini teşkilatını alenen aşağılama olma suçundan, TCK'nın 301/1, 50, 52 maddeleri uyarınca 3.600 Tl adli para cezası, TCK'nın 301/2, 50, 52 maddeleri uyarınca 3.600 TL adli para cezası ile mahkumiyetine, Ancak CMK'nun 307/5 maddesi gereğince sanığın toplam 5.400 TL adli para cezasına hükmedilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 18.11.2022 tarihli, usul ve yasaya uygun olan hükmün onamasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafilerinin Temyiz Sebepleri; \*Aleyhe Bozma yasağının ihlal edildiğine, \*Dava konusu yazıların güncel ve siyasi gelişmelerin aktarılması ve yorumlanması olduğu, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, \*Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı, \*Beraat kararı verilmesi gerektiğine; \*Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY ve OLGULAR Temyizin kapsamına göre; İlk Derece Makemesinin kabulü Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini, Devletin askerini teşkilatını alenen aşağılama suçundan Adli para cezasına hükmedildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre; olayın meydana geliş şekli itibariyle aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunan Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2021/13041 Esas sayılı dosyası kapsamındaki temyiz incelemesi ile iş bu dosyanın aynı ... yapılan temyiz incelemesinde; I. Devletin askerî veya emniyet teşkilatını alenen aşağılama suçu yönünden; Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere, tanık beyanlarına ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında; Adli para cezalarının yerine getirilmemesi halinde 6545 sayılı Kanun'la değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca infaz aşamasında re'sen uygulama yapılabileceği nazara alındığında hüküm fıkrasında TCK'nın 52/4. maddesi gereğince ihtarat yapılması bozma sebebi yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemiştir. Ancak; Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, Devletin askerî veya emniyet teşkilatını alenen aşağılama suçundan verilen 5.400,00 TL adli para cazasının bozma kararı doğrultusunda fazla hesaplanması kanuna aykırı bulunmuştur. II. Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve Devletin yargı organlarını alenen aşağılama suçu yönünden; T.C. Anayasasının 90/son fıkrasında “usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konularda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.” Temel hak ve hürriyetlere ilişkin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine ekli protokoller Türkiye Büyük Millet Meclisince onaylanmıştır. Anayasal düzenleme karşısında, ifade özgürlüğüne ilişkin Avrupa Sözleşmesinin 10. maddesi bir iç düzenleme şekline dönüşmüştür. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de; kişinin hakkı ile toplumun çıkarı ve özellikle kişinin temel ifade özgürlüğü hakkı ve demokratik toplumun terör örgütlerinin faaliyetlerine karşı kendini korumaya ilişkin meşru hakkı arasında bir denge kurulması ihtiyacını beraberinde getirmektedir. (Zana v. Türkiye) Devletlerin terör ile mücadelesinin zorluklarına vurgu yaparak, müdahalenin acil bir toplumsal ihtiyaçtan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, hedeflenen meşru amaca uygun olup olmadığını, devlet yetkililerince ileri sürülen gerekçelerin ilgili ve yeterli bulunup bulunmadığı ortaya konulmalıdır (Yılmaz ve Kılıç/ Türkiye davası). Mahiyeti ve yapısı itibariyle Anayasanın 26., AİHS’nin 10. maddeleri ile teminat altına alınan düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti bağlamında suç tanımında gösterilen hassasiyetin uygulamada da gözetilmesinde zaruret bulunduğundan, kamu düzeni ve toplum huzurunu korumak gibi meşru bir amaca yöneldiğinde kuşku bulunmayan müdahalenin, demokratik bir toplumda zorlayıcı bir toplumsal ihtiyaçtan kaynaklanıp kaynaklanmadığının ve hakkın özüne dokunmadan ölçülü/orantılı bir müdahale olup olmadığının olaysal olarak mahkemece değerlendirilmesi gerekir. İfade özgürlüğü sadece memnuniyetle karşılanan zararsız veya önemsiz sayılan insanların kayıtsız kalabileceği bilgi ve fikirler için değil, aynı zamanda demokratik toplumu şekillendiren çoğulculuğun, hoşgörünün ve geniş fikirliliğin doğasında bulunan bir gereklilik olarak saldırgan, şok eden, rahatsızlık veren veya ayrılık yaratabilen fikirler içinde uygulanabilmelidir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, yapılan paylaşımların ağır siyasi eleştiri kapsamında kaldığı, siyasal iktidarda bulunanların eleştirilebilmesinin anayasa ile güvence altına alınmış temel haklardan olduğu gözetilerek unsurları oluşmayan suçtan dolayı sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Kabul ve uygulamaya göre de; Adli para cezalarının yerine getirilmemesi halinde 6545 sayılı Kanun'la değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca infaz aşamasında re'sen uygulama yapılabileceği nazara alındığında hüküm fıkrasında TCK'nın 52/4. maddesi gereğince ihtarat yapılması, suretiyle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur. V. KARAR A. Devletin askerî veya emniyet teşkilatını alenen aşağılama suçu yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2022 tarih, 2022/85 Esas, 2022/39 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği hükmün ücüncü fıkrasının birinci bendinin tamamen çıkartılması suretiyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B.Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve Devletin yargı organlarını alenen aşağılama suçu yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2022 tarih, 2022/85 Esas, 2022/391 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.06.2023 tarihinde karar verildi. ... ... ... ... ...