7. Ceza Dairesi 2021/30159 E. , 2022/12408 K. 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na muhalefet suçundan ...'in, anılan Kanun'un 63/10, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/02/2016 tarihli ve 2015/339 esas, 2016/79 sayılı kararı ile aynı sanığın anılan suçtan 5809 sayılı Kanun’un 63/10, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1 ve 52/2. maddel…
**7. Ceza Dairesi 2021/30159 E. , 2022/12408 K.** **"İçtihat Metni"** 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na muhalefet suçundan ...'in, anılan Kanun'un 63/10, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/02/2016 tarihli ve 2015/339 esas, 2016/79 sayılı kararı ile aynı sanığın anılan suçtan 5809 sayılı Kanun’un 63/10, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair ANTALYA 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/10/2016 tarihli ve 2016/199 esas, 2016/272 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 04/10/2021 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01/11/2021 tarihli ve KYB. 2021/124760 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Sanığın, müşteki ...'e yönelik farklı zamanda gerçekleştirdiği eylemlerinden dolayı sanık hakkında Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/10/2016 tarihli ve 2016/199 esas, 2016/272 sayılı kararı ile 5809 sayılı Kanun'a muhalefet ve dolandırıcılık suçlarından mahkumiyetine karar verilmesini müteakip, anılan kararın dolandırıcılık suçu yönünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 19/06/2018 tarihli ve 2017/427 sayılı ek kararı ile bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası dosyanın Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/335 esasına kaydedilip tensiben birleştirme kararı verilerek yargılamanın Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/250 esas sayılı dosyası üzerinden devam ettiğinin anlaşılması nedeniyle onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede, 1-Sanık hakkında aynı suçtan açılan 2015/339 esas sayılı dosyasında, sanığın, müşteki ...'e ait nüfus cüzdanı fotokopisini kullanmak suretiyle onun bilgisi dışında *** *** **** ve *** *** **** numaralı hatlara ait Turkcell abonelik sözleşmesini 25/01/2015 tarihinde düzenlemesi şeklindeki eylemi nedeni ile Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 08/04/2015 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı, Sanık hakkında yine aynı suçtan açılan ve birleştirilmesi istenilen 2016/199 esas sayılı dosyasında ise, sanığın, yine aynı müştekiye ait nüfus cüzdanı fotokopisini kullanmak suretiyle onun bilgisi dışında .... numaralı hatlara ait Turkcell abonelik sözleşmesini 12/01/2015 ve 19/01/2015 tarihlerinde düzenlemesi şeklindeki eylemi nedeni Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 11/12/2015 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesine göre "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup, aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı, somut olayda suça konu müştekinin rızası ve bilgisi dışında çıkarılan .... .... numaralı hatlara ait Turkcell abonelik sözleşmelerinin farklı tarihlerde düzenlendiğinin anlaşılması karşısında, bu abonelik sözleşmeleri açısından zincirleme suç hükümleri uygulanarak 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesine göre verilecek cezadan artırım yapılması gerekirken, her bir sözleşme tanziminin ayrı eylem kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesinde, [adres satırı maskelendi] Suçtan doğrudan doğruya zarar gören ve yargılamaya katılma hakkı bulunan kurum olan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu dava ve duruşmadan haberdar edilmeden yargılama sonlandırıldığı gibi, adı geçen kuruma gerekçeli kararın tebliği de yapılmadığı ve bu nedenle kanun yararına bozma istemine konu karar ile ilgili usuli işlemlerin tamamlanmadığı anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteğinin REDDİNE, 22.09.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.