(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/11359 E. , 2008/11944 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.11.2007 gününde verilen dilekçe ile yola elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.02.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek …
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/11359 E. , 2008/11944 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.11.2007 gününde verilen dilekçe ile yola elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.02.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı köyün kullanımında olan kadim yola davalının kazık çakarak ve merdiven yaparak müdahalede bulunduğu ileri sürülerek kazıkların ve merdivenin kaldırılarak davalının elatmasının önlenmesi istenmiştir. Davalı; davaya konu yerin babası tarafından harici satış senedi ile satın alındığını, senette gösterilen sınırlar içerisinde kullandığını, miras yolu ile kendisine geçtiğini ve çok eski tarihlerden beri zilyetliğinde olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkeme davanın kabulüne karar vermiş, hükmü davalı temyiz etmiştir. Davaya konu taşınmazın bulunduğu köyde kadastro çalışmaları henüz yapılmadığından çap kaydı bulunmamaktadır. Bu durumda yolun, köyün genel kullanımına ayrılmış kadim yol olduğunun kanıtlanması için kadimlik iddiasının yansız ve yaşları itibariyle inandırıcı ve doğru bilgi verecek durumda bulunan yerel bilirkişi ve tanıklar dinlenerek saptanması gerekir. Eldeki davada, mahkemece mahallinde yapılan keşifte davacı tarafça gösterilen ve aynı köyde oturan tanıklar dinlenmiş olup, yerel bilirkişi dinlenilmemiş, dinlenilen tanıklar ise nizalı yolun kadim olduğunu soyut bir şekilde ifade etmişlerdir. Bilirkişi raporunda ve tanık beyanlarında yolun uzunluğu ve genişliği ile nereye bağlandığı ve hangi amaçla kullanıldığı ile ilgili bir açıklama da bulunmamaktadır. Nizalı kısmın yol olup olmadığı hususunda toprak ve zemin durumu itibariyle uzman bilirkişi tarafından da bir inceleme yapılmamış, yol olduğu iddia edilen yer krokisinde işaretlenmemiştir. Bu nedenlerle dosyadaki mevcut duruma göre, mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Kabule göre de; dosyaya davalı tarafından sunulan harici satış senedine göre taşınmazın batısı özel mülkiyete konu taşınmaz olarak yazılmıştır. Yol, bilirkişi raporunda satım senedine uyar şekilde taşınmazın güneyinde gösterilmiştir. Bilirkişi raporunda taşınmazın çevre taşınmazlar itibarı ile değerlendirilerek sınırları gösterilmediğinden fazladan kullanılan yerin kuzeydeki meradan mı yoksa iddia doğrultusunda yoldan mı alındığı anlaşılamamış, bu yolun iddia edilen yerle bağlantısını gösteren bir delil de sunulamadığından tecavüzün varlığı ispatlanamamıştır.