4. Hukuk Dairesi 2022/2702 E. , 2024/12236 K. MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1613 Esas 2021/1531 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Iğdır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/214 Esas 2021/213 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafınd…
**4. Hukuk Dairesi 2022/2702 E. , 2024/12236 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1613 Esas 2021/1531 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Iğdır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/214 Esas 2021/213 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Iğdır Belediye Başkanlığı Su ve Kanalizyon Hizmetleri Müdürü olarak görev yaptığını, Iğdır Belediye Başkanlığı'na kayyum atanma kararının akabinde yapılan denetimlerde kayıt dışı 300.000,00 TL paranın tespit edildiğini, buna ilişkin ceza soruşturmasının devam ettiğini, bu ceza soruşturması esnasında müvekkilinin tüm bildiklerini aktardığını ancak 14.06.2020 tarihinde davalı ...'ın sahibi olduğu www.arasgazetesi.com.tr isimli haber sitesinde müvekkili hakkında gerçek dışı haber yapıldığını, dava konusu yayın ve davalı ... tarafından yapılan yorumda kullanılan söz ve ifadeler nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek 100.000,00 TL manevi tazminatın 14.06.2020 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile kararın yayınlanması talep edilmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yayının güncel olduğunu, verilmesinde kamu yararı bulunduğunu, ifade ve basın özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını, davacının kişilik haklarına saldırı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Iğdır Belediye Başkanlığı hakkında TC İçişleri Bakanlığı tarafından kayyum görevlendirilmesi akabinde yapılan denetimler esnasında kayıt dışı 300.000,00 TL tespit edildiği, yürütülen ceza soruşturması neticesinde davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi ile davacı hakkındaki iddianın gerçek olmadığı anlaşılmakla beraber, haberin görünür gerçeğe uygun olduğu, o anda var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulamayacağı; yayının bütün halinde ifade ve basın özgürlüğü kapsamında kaldığı ayrıca diğer davalı ...'un dava konusu haber hakkında yapmış olduğu yorumda kullanılan söz ve ifadelerin eleştiri niteliğinde olduğu, davacının kişilik haklarına saldırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu haberin güncel ve görünür gerçeğe uygun olduğu, basın özgürlüğü sınırlarında değerlendirilmesi gerektiği; davalı ... tarafından yapılan yorumda kullanılan söz ve ifadelerin eleştiri niteliğinde olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine; davalı ... vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddi ile vekalet ücreti yönünden yeniden hüküm tesisine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu yayının gerçek olmadığını, gerçek olmayan haberin verilmesinde kamu yararı bulunmadığını, dava konusu yayın ve davalı ... tarafından yapılan yorum nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık; 14.06.2020 tarihinde davalı ...'ın sahibi olduğu www.arasgazetesi.com.tr isimli haber sitesinde yapılan haber ile diğer davalı tarafından bu habere yapılan yorumda kullanılan söz ve ifadeler nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve kararın yayınlanması talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; dava konusu haberin görünür gerçeğe uygun ve güncel olduğunun, haberin toplumun bilgi edinme ve basının haber verme hakkı kapsamında kaldığının, habere yönelik toplumsal ilginin bulunduğunun, özle biçim arasındaki dengenin korunduğunun; basının, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğunun, o anda var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulamayacağının, haberin ve davalı ... tarafından yapılan yorumun ifade özgürlüğü kapsamında kaldığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 22 Nisan 2013 tarihli ve 48876/08 başvuru numaralı kararında “İfade özgürlüğünün, demokratik bir toplumun vazgeçilmez esasını ve bu toplumun gelişiminin ve her bireyin kendini gerçekleştirmesinin temel koşulunu oluşturduğunu, 10. maddenin 2. fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla ifade özgürlüğünün sadece kabul edilen, zararsız ya da farklı olan “bilgi” ya da “düşünceler” için değil ama ayrıca hoşa gitmeyen, sarsıcı ya da rahatsız edici olanlar için de geçerli olduğunu, bunların, “demokratik toplumun” onlarsız olamayacağı çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gereği olduğunu, 10. maddede açıklandığı gibi bu özgürlüğe yapılan sınırlamaların her halde dar yorumlanması gerektiğini ve herhangi bir sınırlama gereksiniminin ikna edici bir biçimde ortaya koyulması gerektiğinin..” ifade edildiğinin, haberde ve yapılan yorumda geçen söz ve ifadelerin, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.