T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/837 Esas KARAR NO : 2026/325 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 18/11/2021 NUMARASI : 2017/699 Esas, 2021/830 Karar DAVA KARŞI DAVA: TAZMİNAT (Yöneticinin Sorumluluğuna ve Vekaletsiz İş Görmeye Dayanan) KARAR TARİHİ: 05/03/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GER…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/837 Esas KARAR NO : 2026/325 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 18/11/2021 NUMARASI : 2017/699 Esas, 2021/830 Karar DAVA KARŞI DAVA: TAZMİNAT (Yöneticinin Sorumluluğuna ve Vekaletsiz İş Görmeye Dayanan) KARAR TARİHİ: 05/03/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacılar vekili dava dilekçesi ile; davacı ... ile davacı kooperatif yönetim kurulu üyelerinin aynı kişiler olduğunu, aidatların her iki davacı için aynı şekilde karar altına alındığını, sitede kat mülkiyeti veya kat irtifakına geçilemediğini, davalının 2015 - 2017 yıllarında yönetim kurulu başkanlığını yaptığını, aynı zamanda müteahhit olan davalının davacıların ihtiyacı olmadığı halde bloklarda inşaat, onarım ve izolasyon işleri yaptığını, davalıya müteahhit olarak yaptığı işler sebebiyle 64.200,00 TL ödeme yapıldığını, 10.05.2017 tarihli genel kurulda davalının bu işler nedeniyle alacağı olduğunu iddia ettiği KDV hariç 85.900,00 TL ile ilgili inceleme yapılmasına karar verildiğini, hesap komisyonunun yaptığı incelemede iş bedelini KDV hariç 45.563,89 TL olarak tespit ettiğini, davalının en fazla 45.000,00 TL olacak harcamaları 85.900,00 TL göstererek davacıları zarara uğrattığını, tespit edilen 45.563,89 TL'yi de kabul etmediklerini, zira davalının yaptığı işi piyasada 18.800,00 TL'ye yapanların bulunduğunu, 10.05.2017 tarihli genel kurulda davalının fazla aldığı iş bedelini geri ödemeyi beyan etmesi nedeniyle 45.563,89 TL iş bedelinin geçerli olduğunu, ancak fazla alınan bedel iade edilmediğinden bu tutarın geçerli kabul etmediklerini, Kooperatifler Yasasına göre yönetim kurulu üyesinin kooperatif için iş yapmasının zaten yasak olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının müvekkilinden tahsil ettiği 40.000,00 TL zararın Kat Mülkiyeti Yasası'nın 20. maddesi gereğince aylık % 5 gecikme faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, kendisine para tahsil ederek vergileri süresinde ödememeden kaynaklı zarar nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 9.360,99 TL zararın Kat Mülkiyeti Yasası'nın 20. maddesi gereğince aylık % 5 gecikme faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE KARŞI DAVA Davalı vekili cevabı ve karşı davasında; genel kurulda müvekkili aleyhine dava açılmasına ilişkin bir karar bulunmadığını, 15.03.2015 tarihli genel kurulda bazı üyelerin ortak alanlarda tamirat ve izolasyon yaptırılmasını talep ettiğini ve bir kısım üyelerin de bu yönde iş yapılması için müvekkiline başvurduğunu, müvekkilinin talebi kabul ederek işi tamamladığını, iş bedelinin KDV ile birlikte 101.362,00 TL ( KDV hariç 85.900,00 TL) olduğunu, 03.04.2016 tarihli site toplantısında bu bedelin gecikmiş aidat tahsilatından ödenmesine, kalan bakiyesinin ise 2017 yılı bütçesinde görüşülmesine karar verildiğini, müvekkiline sadece 64.200,00 TL ödeme yapıldığını ve bakiye 37.162,00 TL'nin ödenmediğini, müvekkilinin 10.05.2017 tarihli genel kurulda hesap komisyonu üyeleri seçilen üyelerin hakkaniyete uygun davranacağına güvenerek gerekirse ödemeleri iade edeceğini kabul ettiğini, ancak eksik ve yanlış inceleme ile hazırlanan raporda zaruri ve faydalı işlerin bedelinin KDV dahil 53.765,39 TL ( KDV hariç 45.563,89 TL) olarak tespit edildiğini, raporda maddi hata yapıldığını ve eksik metraj ve fiyat ile iş bedelinin belirlendiğini, davacıların 40.000,00 TL'nin iadesini istemesi nedeniyle davacıya göre yapılan işin bedelinin ödenen 64.200,00 TL'nin mahsubundan sonra 24.200,00 TL olduğunu, iş bedelini KDV dahil 53.765,39 TL olarak belirleyen davacının bu kez iş bedelinin 24.200,00 TL olduğu gerekçesiyle dava açmasının hakkın kötüye kullanılması olduğunu, müvekkilinin ödenmeyen bakiye iş bedelinin keşif ve bilirkişi incelemesi ile belirlenebileceğini belirterek davanın reddine, karşı davanın kabulü ile şimdilik 10.000,00 TL'nin 2016 Nisan ayından itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacı karşı davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Karşı davacı 20.09.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talebin 13.687,00 TL'ye yükseltmiştir. KARŞI DAVAYA CEVAP Karşı davalılar vekili karşı davaya cevabında; karşı davacının kooperatife iş yapmasının yasak olduğunu, karşı davacıya tamirle ilgili herhangi bir talepte bulunulmadığını, yapılan iş bedelinin talep edilen tutar kadar olamayacağını, karşı davacının hesap kesim raporuna göre fazla ödemeyi iade edeceğini taahhüt ettiğini savunarak karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; taraf vekillerinin kök rapora itirazları üzerine alınan ve hükme elverişli olan 26/10/2020 havale tarihli kök ve 24/08/2021 havale tarihli bilirkişi ek raporlarına göre; davalı karşı davacı tarafından yapılan işlerin toplam bedelinin 2015 yılı itibariyle piyasa rayiçleri dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda 107.167,00 TL mertebisinde olduğu, davalı karşı davacının kooperatiften 93.480,00 TL tahsil ettiği, bakiye alacağının 13.687,00 TL olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne, 10.000,00 TL'nin karşı dava tarihi olan 07/09/2017 tarihinden itibaren, kalan 3.687,00 TL' tutarın ise ıslah tarihi olan 21/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte karşı davalılardan tahsili ile karşı davacıya verilmesine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi 25.03.2022 tarihli ek karar ile; site yönetiminin dava açıldıktan sonra kooperatif genel kurul kararı ile varlığına son verildiği gerekçesiyle karşı davacının karar başlığında site yönetimi de yer verilmesi gerektiğine dair tahsis talebi reddedilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı karşı davalı kooperatif ile davalı karşı davacı tarafından istinaf edilmiştir. Davacı karşı davalı kooperatif vekili istinaf nedenleri olarak; fazla hesaplama yapıldığını, tanıklarının dinlenmediğini, alınan raporlar arasında çelişki bulunduğunu, ticari defterlerini dahi sunmayıp, alacak ile ilgili herhangi bir belge ibraz etmeyen davalı karşı davacı lehine karar verildiğini, kooperatif yöneticisinin kooperatife iş yapması yasak olup, yöneticinin cezai sorumluluğunu gerektirdiğini, nitekim davalı karşı davacı hakkında ceza davası açıldığını, davalı karşı davacının vekaletsiz iş görme gereği alacak talebinde bulunması mümkün ise de, vekaletsiz iş görmede haksız fiilin istisna tutulduğunu, tamirat ve izolasyonun apartman sakinleri tarafından istendiğine dair iddianın ispatlanamadığını belirterek kararın kaldırılarak talepleri gibi karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı karşı davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davacı site yönetimi vekilinin asıl davada davayı takip etmeyeceklerini beyan etmesi üzerine mahkemenin 27.03.2019 tarihli celsesinde davacı site yönetimi yönünden dosyanın işlemden kaldırıldığını, ancak dosyayı yenilediklerini, mahkemenin karşı davalarında her iki karşı davalı yönünden davayı kabul ettiğini, ancak karar başlığında karşı davalı site yönetimi gösterilmediği gibi, karşı davada yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı davalılardan değil, karşı davalıdan tahsiline karar verildiğini, bu konudaki tashih talepleri hakkında karar verilmemesi üzerine hükmü istinaf ettiklerini belirterek site yönetiminin de karar başlığına eklenmesi ve karşı davada yargılama gideri ve vekalet ücretinden site yönetiminin de sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Asıl dava, kooperatif yöneticisinin fazla tahsil ettiği ileri sürülen iş bedelinin iadesi, karşı dava ise iş bedelinin eksik ödendiği iddiasıyla bakiye alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile 13.687,00 TL'nin karşı davalılardan tahsili ile karşı davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Karar davacı karşı davalı kooperatif vekili ile davalı karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. 1-Davalı karşı davacının istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; Davalı karşı davacı, davacı karşı davalı site yönetiminin karar başlığında yer alması ve karşı davadaki alacağın ferilerinden site yönetimininde sorumlu tutulması gerektiğini belirterek hükmü istinaf etmiştir. Ancak kooperatifin 2017 tarihli genel kurulunda site yönetiminin varlığına son verilmesine ve yönetim ve malvarlığının davacı kooperatife devredilmesine karar verildiği beyan edildiğine göre site yönetiminin karar başlığında yer almaması ve karşı davada yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasında isabetsizlik görülmemiştir. Karşı davada hükmedilen alacağın karşı davalı kooperatif yerine karşı davalılardan tahsiline karar verilmesi ise mahallinde düzeltilebilir maddi hata niteliğindedir. 2-Davacı karşı davalı kooperatifin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; davalı karşı davacı yöneticinin kooperatif ile kooperatifin konusuna giren bir ticari muamele yapıp yapamayacağı, yöneticinin yaptığı iş nedeniyle alacağı bulunup bulunmadığı, yöneticinin fazla iş bedelini tahsil edip etmediği hususlarında toplanmaktadır. Kooperatifler Yasası'nın 59 maddesi; "Yönetim kurulu üyeleri ve kooperatif personeli ortaklık işlemleri dışında kendisi veya başkası namına, bizzat veya dolaylı olarak kooperatifle kooperatif konusuna giren bir ticari muamele yapamaz" hükmünü düzenlemektedir. Yargıtay HGK'nın 18.03.2015 tarih ve 2014/15-2182, 2015/1047 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere kooperatifin yönetim kurulu üyeleri ve personeli, ortaklık işlemleri dışında kendisi veya başkası namına, bizzat veya dolaylı olarak kooperatif ile kooperatifin konusuna giren bir ticari muamele yapamaz. Anılan bu yasa hükmü, “emredici” hukuk kuralı nitelinde olup; buna aykırı olarak sözleşme yapılamaz ve hukuksal bir tasarrufta da bulunulamaz. Aksi takdirde, aykırı yapılan sözleşme veya tasarruf “batıl” olur. Yüklenici ile eser sahibi arasındaki sözleşmenin “batıl” ve dolayısıyla bağlayıcı olmaması durumunda veya sözleşme dışı iş yapıldığında bu işlerin bedeli, “sebepsiz zenginleşme” kurallarına göre değil; vekaletsiz iş görme hükümlerine göre yapıldıkları yıl rayiç fiyatlar üzerinde hesaplanır. Somut uyuşmazlıkta keşif sonucu inşaat ve taşınmaz değerleme uzmanından alınan 26.10.2020 tarihli raporda; davalı karşı davacının yaptığı işlerin 2015 yılı rayiç bedelinin 107.167,00 TL mertebisinde olduğu, davalı karşı davacının kooperatiften 93.480,00 TL tahsil ettiği, bakiye alacağının 13.687,00 TL olduğu belirtilmiştir. Bilirkişiler ek raporlarında kök raporlarını tekrarlamıştır. Davalı karşı davacının yöneticisi olduğu kooperatif ile blokların inşaat, onarım ve izolasyon işlerinin yapılması için yaptığı anlaşma batıl olmakla birlikte davalı karşı davacının bu iş bedelini vekaletsiz iş görme hükümlerine göre yapıldıkları yıl rayiç fiyatlar üzerinden tahsiline talep etmesi mümkündür. Keşif sonucu alınan rapor ve ek raporda yapılan işin bedeli yapıldığı yılın rayiç fiyatları üzerinden hesaplanmış olup, ilk derece mahkemesinin bu rapora istinaden asıl davanın reddine ve karşı davanın kabulüne karar vermesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Diğer taraftan ilk alınan raporun dosya üzerinden yapılan inceleme ile alındığı gözetildiğinde mahkemenin bu rapora itibar etmemesinde de isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davacı karşı davalı kooperatif vekilinin asıl ve karşı davada, davalı karşı davacının ise karşı davada istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/699 Esas, 2021/830 Karar sayılı ve 18/11/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.1 bendi gereğince taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan REDDİNE, 2-Asıl dava yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı karşı davalı kooperatif tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davacı karşı davalı kooperatiften tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Karşı dava yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı karşı davalı kooperatif tarafından yatırılan 233,73 TL harcın mahsubu ile bakiye 498,27 TL harcın davacı karşı davalı kooperatiften tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı karşı davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davalı karşı davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendileri üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi uyarınca, asıl dava yönünden aynı Kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere, karşı dava yönünden miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.05/03/2026