11. Hukuk Dairesi 2023/6063 E. , 2023/6951 K. MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/746 Esas, 2021/895 K. HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Çarşamba 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/382 E., 2020/243 K. Taraflar arasındaki yönetim kurulu kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Ek kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge…
**11. Hukuk Dairesi 2023/6063 E. , 2023/6951 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/746 Esas, 2021/895 K. HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Çarşamba 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/382 E., 2020/243 K. Taraflar arasındaki yönetim kurulu kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Ek kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı asıl dava dilekçesinde; 2008 yılında 15 yıllığına davalı şirkete müdür olarak atandığını, şirket ortaklarından davalı ...'nun yetkisi olmadığı halde şirketin banka hesabında 61.405,00 TL çektiğini, paranın iadesi için Ziraat Bankasına icra takibi başlatıldığını, takibin itiraz üzerine durduğunu, davalı ...'nun haksız ve usulsüz çektiği paranın kendisinden alınacağını anlayınca şirket karar defterinde şirket ortaklarından ikisinin imzasını taklit ederek kendisini müdürlükten azlettiğini, müdür olarak davalı ...'nun atandığını, bu hususta suç duyurusunda bulunulduğunu, ayrıca aile hekimi olması nedeniyle davalının şirket müdürü olmasının yasal olmadığını ileri sürerek davalı ...'nun müdür olarak atanması işleminin iptali ile müdürlük görevine iadesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı şirket temsilcisi ve davalı asıl cevap dilekçesinde; davacının şirketin müdürü ya da ortağı olmadığını davacının şirket müdürlüğünden alınmasına yönelik iddiaların gerçek dışı olduğunu, davalı ...'nun aile hekimi olmasının şirkette müdür olarak görev yapmasına engel olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 05.06.2012 tarihinde şirket yetkililerince alınan kararda davacının sahtecilik iddiasında bulunduğu, davalı tarafın ibrazı istenilen karar defteri aslını ibraz etmediği, bu hususa ilişkin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 220 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalı tarafa yemin teklifi edildiği, davalının elinde bulunmadığına özenle aradığı halde bulamadığına ve nerede olduğunu bilmediğine ilişkin yemin ettiği, söz konusu kararda imzası bulunan Ekrem Özmacera'nın 13.09.2012 tarihli Vezirköprü Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği ifadesinde söz konusu karar defterindeki imzasının kendisine ait olup olmadığını bilmediğini beyan ettiği, yine söz konusu kararda imzası bulunan Serdar Aslan'ın karar defterindeki imzasının kendisine ait olmadığını beyan ettiği, bu hali ile Serdar Aslan'a ait imzanın geçerliliğinin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davalı şirketin 05.06.2012 tarihli alınan kararının iptaline karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesi 14.04.2021 tarihli ek kararı ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusu süresinde olmadığından istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıya gerekçeli kararın usule aykırı olarak tebliğ edildiğini, davalının tebligat tarihinde hastanede tedavi altında olduğunu, tebligat zarfında işte olduğunun belirtildiğini ve en yakın komşusuna haber verilmediğini, İlk Derece Mahkemesince davalı şirketin ihyası sağlanmadan karar verildiğini, davalı hakkındaki ceza davasının bekletici mesele yapılmadığını, şirket defterinin davalı da olmadığı hakkında usulüne uygun olarak yemin etmesine karşın bu hususun kararda göz ardı edildiğini, sadece şirket ortağı Serdar Aslan'ın beyanı esas alınarak karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalının çektiği iddia edilen paranın şirketin parası olduğu ve şirket yararına harcandığını, davacının şirket ortağı olmadığını davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesinin ek kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'na 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre yapılan tebligatta, tebligat memurunun mernis adresine tebliğde komşuya haber verme zorunluluğunun bulunmadığı, bu nedenle tebligatın usulüne uygun olduğu, davalının hastanede uzun süre yatıyor olması eski hale getirme talebi olarak değerlendirilse bile hastaneden taburcu tarihinden itibaren 6100 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesi gereğince 2 haftalık süre içerisinde eski hale getirme talebinde bulunulmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ...'na gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği, davalı şirketçe alınan davacının şirketteki müdürlük görevine son verilmesi işleminin hukuka uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,