Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/4766 E. , 2024/2496 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/4766 Karar No : 2024/2496 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V.... İSTEMİN KONUSU: .... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K ...kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından,…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/4766 E. , 2024/2496 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/4766 Karar No : 2024/2496 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V.... İSTEMİN KONUSU: .... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K ...kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, 18/05/2012 tarihinde oğluna ait manav dükkanını açtığı sırada Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğü görevlilerince bir hırsızlık olayına müdahale edildiği esnada açılan ateşte olayla ilgisi olmadığı halde başından yaralanmasında davalı idarenin sorumluluğu bulunduğu ileri sürülerek 50.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 297.035,30 TL) maddi 100.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 300.000,00 TL) manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince, Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kararının Danıştay Onuncu Dairesinin 16/09/2019 tarih ve E:2016/15170, K:2019/5703 sayılı kararıyla bozulması üzerine bozma kararına uyularak, yapılan incelemede davacının, Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğü görevlilerince 18/05/2012 tarihinde, hırsızlık olayına müdahale ettikleri saat 05:00 sıralarında, olayla ilgisi olmadığı halde silahla ateş edilmesi üzerine başından yaralanmasında davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu, davacının geçici veya sürekli iş görmezlik durumunun belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na gönderildiği, 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun ... tarih ... sayılı raporunda davacının (E) cetveline göre: %23 meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin 18/05/2012 tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceğinin belirlendiği, %23 meslekte kazanma güç kaybı esas alınarak dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacının 6.805,68 TL geçici iş göremezlik ve 290.229,62 TL sürekli iş göremezlik zararının bulunduğunun belirlendiği, bilirkişi raporu hükme esas alınabilir nitelikte bulunarak ve davacı tarafından verilen miktar artırım dilekçesi gözetilerek davacının toplam 297.035,30 TL maddi tazminat isteminin kabulüne, 50.000,00 TL'sine olay tarihi olan 18/05/2012 tarihinden, 247,035,30 TL'sine miktar artırım tarihi olan 10/09/2022 tarihinden itibaren faiz işletilmesine, dava konusu olayın oluş yekli, davacının basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek şekilde yaralanması ve davalı idarenin hizmet kusuru göz önünde bulundurularak takdiren 100.000,00 TL manevi tazminat isteminin kabulüne, olay tarihi olan 18/05/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hükmedilen tazminat tutarının enflasyon karşısında eridiği, yeni belirlenen asgari ücret üzerinden maddi zararının belirlenmesi gerektiği, hükmedilen manevi tazminat tutarının yetersiz kaldığı ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, idarelerinin hizmet kusuru bulunmadığı, ceza yargılamasında ilgili polis memurlarının beraat ettikleri, hükmedilen tazminat tutarlarına olay tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğu, hükmedilen manevi tazminat tutarının yüksek olduğu ileri sürülmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının yasal faizin başlangıç tarihi yönünden düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, hükmedilen maddi tazminat miktarına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi dışındaki kısımlar yönünden usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu yönlerden bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır. Aynı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almaktadır. Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un Geçici 7. Maddesiyle de, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir. Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır. Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırım suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır. Bu durumda, tazminat tutarının tümüne dava tarihi olan 18/09/2012 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğinden, İdare Mahkemesince verilen gerekçeli kararın hüküm fıkrasının "1-Davacının maddi tazminat isteminin tamamının kabulüne, 247.035,30 TL'nin ıslah tarihi olan 10.09.2022 tarihinden itibaren, 50.000,00 TL'nin ise olay tarihi olan 18.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte toplamda 297.035,30 TL maddi tazminatın davalı idarece davacıya ödenmesine, 2-Davacının manevi tazminat isteminin 100.000,00 TL'lik kısmının kabulüne, fazlaya ilişkin kısmının ise reddine, kabul edilen 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 18.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine," kısmının "1- Davacının maddi tazminat isteminin tamamının kabulüne, 297.035,30 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 18/09/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, 2- Davacının manevi tazminat isteminin 100.000,00 TL'lik kısmının kabulüne, fazlaya ilişkin kısmının ise reddine, kabul edilen 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 18/09/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların davanın esasına ilişkin temyiz istemlerinin REDDİNE, 2. Davacıların temyiz istemlerinin davanın miktar artırım dilekçesi ile artırılan kısmının faiz başlangıç tarihi yönünden KABULÜNE, 3. .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının hüküm fıkrasının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 4. 2577 sayılı Kanun'un (geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 10/06/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.