10. Hukuk Dairesi 2023/9787 E. , 2023/10541 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/478 E., 2023/809 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/172 E., 2022/340 K. Taraflar arasındaki meslek hastalığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum ve dahili davalı şirket vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge
**10. Hukuk Dairesi 2023/9787 E. , 2023/10541 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/478 E., 2023/809 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/172 E., 2022/340 K. Taraflar arasındaki meslek hastalığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum ve dahili davalı şirket vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum ve dahili davalı şirket vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA "Davacının Standart Profil Otomotiv San. ve Tic. A.Ş. isimli işyerinde 13.10.1999 tarihinde işbaşı yapmış olup halen de çalışmaya devam etmektedir. İşyerinde araç camlarının sızdırmazlık fitillerinin üretimi işi yapılmaktadır. Davacı ilk işe başlangıç tarihinde klips takma işinde görevlendirilmiş iken iki buçuk ay kadar sonra 1-3000 olarak adlandırılan bölümde çalıştırılmaya başlanmış ve yedi yıl kadar bu bölümde çalışmıştır. Bu bölümde çalıştığı süre boyunca günde 400 kadar ön cam fitilinin çapağını alma, makasla kabasını alma ve zımpara işini yapmıştır. Bu işlem tek tarafları olarak sürekli sağ kolu ile yapılmakta olduğu için tek taraflı işlemin sürekli tekrarları sonucunda sağ kolunda rahatsızlıklar meydana gelmeye başlamıştır. İlk olarak 2010 yılında başlayan bu rahatsızlıkların artması sonucunda 2011 ve 2013 yıllarında iki ameliyat geçirmiştir. Mevcut rahatsızlığının oluşturduğu tümör nedeni ile açık biyopsi uygulanmıştır. Davacının muayenelerinin sonrasında sağ omuz impingement sendromu tanısı konmuştur. Yine Türkiye Kamu Hastaneleri ... Meslek Hastalıkları Hastanesi'nin 11.04.2014 ve 19.12.2014 tarihli raporları ile davacının sağ omuzunun darbe sendromunun (impingement) mesleki olduğuna karar verilmiştir Sonrasında yapılan inceleme ve değerlendirmelerde ... ... Sosyal Güvenlik il Müdürlüğü'nün 20.04.2016 tarih ve 2312057 sayılı yazısı ile davacının 23.12.2015 tarihinde yapmış olduğu başvuruya ilişkin olarak incelemelerin tamamlandığı, Cibali Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi'nden gelen 12.04.2016 tarih ve 202 sayılı kararda “Sağ omuz darbe sendromu (impingment) opere” hastalığının mesleki hastalık olmadığına karar verildiği, verilen karar gereği hastalığının meslek hastalığı kabul edilmediğinden tarafına sürekli iş göremezlik gelirinin bağlanamayacağı belirtilmiştir. Davacı 06.05.2016 tarihli dilekçesi ile verilen karara karşı Yüksek Sağlık Kurulu'na itiraz etmiştir. Yapmış olduğu itiraza karşı ... ... Sosyal Güvenlik il Müdürlüğü'nün 28.06.2016 tarih ve 3673767 sayılı yazısı ile davacının dosyasının Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu'na intikal ettirilmiş olduğu, adı geçen kurulun 01.06.2016 tarih ve 43-7951 sayılı kararı ile tutulmuş olduğu sağ omuz darbe sendromu (impingment sendromu) opere hastalığının meslek hastalığı olmadığı yönünde karar verilmiş olduğu bildirilmiştir. " şeklindeki gerekçeyle davacının başvurusunun haksız olarak reddedilmesi nedeni ile davacının hastalığının meslek hastalığı olduğunun tespitini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle: "Davacı tarafça açılan dava usul ve yasaya aykırı olup reddi gerekmektedir. Davacı tarafça dava yasal süresi içinde açılmadığından hak düşürücü süre/zamanaşımı itirazında bulunuyoruz. Davacı tarafından 23.12.2015 tariinde müvekkil kuruma yapılan meslek hastalığı başvurusu sonrasında Cibali Sosyal Güvenlik Merkezince '' Sağ omuz darbe sendromu opere hastalığının meslek hastalığı olmadığına'' karar verilmiştir. Davacının Cibali Sosyal Güvenlik Merkezi kararına 06.05.2016 tarihli itirazı sonrasında dosya Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu' na gönderilmiş; Yüksek Sağlık Kurulu 01.06.2016 tarih 2016/5592 E. - 43/7951 K. sayılı kararında '' Sigortalıdaki Sağ omuz darbe sendromu opere hastalığının meslek hastalığı olmadığına'' oybirliği ile karar verildiğini" beyan ederek bu nedenlerle davacı tarafça açılan hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dahili Davalı Standard Profil Otomotiv San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: "davacının 13.10.1999 tarihinden bu yana müvekkil davalı şirkete ait işyerinde çalıştığı, ilk işe girdiğinde klips takma işinde görevlendirildiğini, sonrasında T-3000 bölümünde 7 yıl kadar çalıştığı ve bu süre zarfında ön cam fitilinin çapağını alma, makasla kabasını alma işleri yaptığını, tek taraflı bu işlemin sürekli tekrarları sonucunda sağ kolunda rahatsızlık meydana gelmeye başladığı. bu rahatsızlıkların artması sonucu 2011 ve 2013 yıllarında ameliyat geçirdiği, ... Meslek Hastalıkları Hastanesi tarafından davacının “sağ omzundaki darbe sendromunun (impingement) mesleki olduğuna karar verildiği, yapılan başvuru üzerine Cibali Sosyal Güvenlik Merkesi tarafından söz konusu hastalığın mesleki hastalık olmadığına karar verildiği belirtilmnektedir. Devamında; bu karara karşı davacı tarafından Yüksek Sağlık Kuruluna itiraz edildiği, bu itiraz sonucunda da hastalığın mesleki olmadığı yönünde karar verildiği ve bu nedenle davacıya sürekli iş göremezlik ödeneği bağlanmadığı ifade edilerek, davacının tutulmuş olduğu hastalığın meslek hastalığı olduğunun ve bu hastalık nedeniyle iş göremezlik oranının tespitini, Davacı işçi ilk olarak 13.10.1999 tarihinde müvekkil şirkete ait fabrikada işçi olarak çalışmaya başlamıştır. Müvekkil ait işyerinde çalışan işçiler, işyerindeki organizasyon yapısı ve vardiya sistemi uygulaması gereği sürekli birim değiştirmektedir. İşçilere yeni görevlendirildikleri bölüm veya birimde yapacakları işe ilişkin eğitim verildikten sonra çalıştırılmaya başlanmaktadır. Müvekkil şirket otomotiv sektöründe faaliyet göstermekte ve bir çok otomotiv markası için kauçuk ve lastiklen mamul sızdırmazlık profilleri (kapı, bagaj fitili vb) üretmektedir. Şirketin ... İlinde bulunan lokasyonunda da çok sayıda işçi çalışmakta ve geniş bir sahada çok sayıda farklı birimde üretim faaliyeti gerçekleşmektedir. Üretim prosesi birçok noktada benzer nitelikte olduğundan işçilerin yeni bölüm ve görevlerine adaptasyonda sorun yaşanmamaktadır. Tüm işçiler, işyerindeki üretim düzenlemesi gereği sürekli birim değiştirdiğinden işçilerin geçmiş yıllarda görev yaptıkları birimleri net olarak ortaya koymak, hele hele dava dilekçesinde belirtildiğine göre 2010 yılı öncesi dönemde ortaya çıktığı anlaşıları bastalığa ilişkin olarak davacının 2010 yılı öncesinde çalıştığı lokasyonları tespit ctmek mümkün olamamaktadır. Bu nedenle davacının 7 yıl süre ile aynı operasyonda çalıştığı yönündeki iddiasını leyit etmek imkan dahilinde değildir. Ancak şirkete ait işyerinde çalışan tüm işçiler, iş güvenliği standartlarına uygun şekilde belirlenmiş prosese göre çalışmaktadır. Keza bu üretim prosesinde; ağır yük kaldırma, tekrarlayıcı şekilde sürekli belden eğilme, titreşim maruziyeti ve zorlayıcı nitelikte itme-çekme hareketlerinin yapılması söz konusu olmadığını, davacı taraf dava dilekçesinde; davacıda mevcut “sağ omuz darbe sendromu (impingment) opere” hastalığının işyerindeki çalışma koşullarından kaynaklı bir meslek hastalığı olduğunu iddia etmektedir. Ancak yukarıda açıklandığı Üzere, işyerinde bu hastalığa sebebiyet verecek şekilde bir çalışma düzeni mevcut olmadığı gibi, esaser söz konusu hastalık kişinin günlük yaşamından ve hareketlerinden, bünyenin kendine has özelliklerinden kaynaklanabilecek nitelikte bir haslalıktır. Nitekim, davacının meslek hastalığı başyurusu üzerine SGKCibali Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından davacının tüm sağlık raporları ve tedavi belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda; 12.04.2016 tarih ve 202 sayılı kurul kararı ile “mesleki bastalık olmadığına” karar verilmiştir. Dava dosyasında da mevcut olan bu kurul kararı incelendiğinde; Sağlık Baknalığı ...! Meslek Hastalıkları Hastanesinin 11.04.2014 tarih/749 sayılı, 19.12.2014 tarih/2705 sayılı ve 19.02.2016 tarih/160000545 sayılı sağlık kurulu raporlarının incelendiği ve bu raporlardaki lespit ve değerlendirmelere karşın hastalığın mesleki olmadığına karar verildiği görülmektedir. Dava dilekçesinde de belirtildiği üzere bu karara karşı davacı sigortalı tarafından itiraz edilmiş ve itiraz üzerine Yüksek Sağlık Kurulu tarafından yapılan değerlendirmede 01.06.2016 tarihli karar ile sigortalıdaki “sağ omuz darbe sendromu Gmpingment) opere” hastalığının mesleki hastalık olmadığına oybirliği ile karar verildiğini " beyan ederek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Somut olayda:" Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'ndan rapor alınmış alınan rapor ile Yüksek Sağlık Kurulu raporu arasında çelişki olması üzerine Adli Tıp 2. Üst Kurulundan rapor alınmıştır. Söz konusu rapor ile davacıda meydana gelen hastalığın meslek hastalığı olduğu, hastalık nedeni ile davacıda meydana gelen maluliyetin %18,2 olduğu ve başlangıç tarihinin 11.04.2014 olduğu belirtilmiştir. Alınan bilirkişi raporunun raporlar arasındaki çelişkiyi giderdiği, dosya kapsamına usul ve esasa uygun olduğu anlaşıldığından söz konusu Adli Tıp 2. Üst Kurulu raporu hükme esas alınmış ve aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir." gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum ve dahili davalı şirket vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı SGK vekili istinaf sebepleri olarak; Davacı tarafça dava yasal süresi içinde açılmadığından hak düşürücü süre/zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı tarafından 23.12.2015 tarihinde müvekkil kuruma yapılan meslek hastalığı başvurusu sonrasında Cibali Sosyal Güvenlik Merkezince ''Sağ omuz darbe sendromu opere hastalığının meslek hastalığı olmadığına'' karar verildiğini, Yüksek Sağlık Kurulu 01.06.2016 tarih 2016/5592 E. - 43/7951 K. sayılı kararında ''Sigortalıdaki sağ omuz darbe sendromu opere hastalığının meslek hastalığı olmadığına'' oybirliği ile karar verildiğini, Adli Tıp Kurumu Üst Kurul raporundaki ''Üzeyir ve Şükran oğlu 19.11.1978 doğumlu ...’da sağ omuz impingement sendromu tespit edildiği, kişinin yaptığı iş, çalışma koşulları ve çalışma süresi göz önünde bulundurulduğunda meslek hastalığı olarak değerlendirildiği, sağ omuz impingement sendromu meslek hastalığı nedeniyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği zımparalama olduğu bildirilmekle meslek grup numarası grup 16 (onaltı) alınarak; Gr16 VII (3a.......15) A %19, E cetveline (yaşına) göre halihazırda %18,2 (yüzdeonsekizvirgüliki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı'' şeklindeki değerlendirmeleri kabul etmediklerini, dosya kapsamına alınan Adli Tıp Kurumu raporu ile Yüksek Sağlık Kurulu kararı arasında çelişki bulunduğunu, dosya kapsamına alınan Adli Tıp 2. Üst Kurulu raporuna itirazlarımız doğrultusunda Adli Tıp Genel Kurulu' ndan rapor aldırılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. Dahili davalı Standart Profil vekili istinaf sebepleri olarak; Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'ndan rapor alındığını, alınan rapor ile Yüksek Sağlık Kurulu raporu arasında çelişki olması üzerine Adli Tıp 2. Üst Kurulundan rapor alındığını, söz konusu rapor ile davacıda meydana gelen hastalığın meslek hastalığı olduğu, hastalık nedeni ile davacıda meydana gelen maluliyetin %18,2 olduğu ve başlangıç tarihinin 11.04.2014 olduğu belirtildiğini, alınan bilirkişi raporunun raporlar arasındaki çelişkiyi giderdiği, dosya kapsamına usul ve esasa uygun olduğu anlaşıldığından söz konusu Adli Tıp 2. Üst Kurulu raporu hükme esas alınmış ve aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Davacı işçinin ilk olarak 13.10.1999 tarihinde müvekkil şirkete ait fabrikada işçi olarak çalışmaya başladığını, müvekkile ait işyerinde çalışan işçiler, işyerindeki organizasyon yapısı ve vardiya sistemi uygulaması gereği sürekli birim değiştirmekte olduğunu, işçilere yeni görevlendirildikleri bölüm veya birimde yapacakları işe ilişkin eğitim verildikten sonra çalıştırılmaya başlanmakta olduğunu, müvekkil şirket otomotiv sektöründe faaliyet göstermekte ve bir çok otomotiv markası için kauçuk ve lastikten mamul sızdırmazlık profilleri (kapı, bagaj fitili vb) üretmekte olduğunu, üretim prosesi birçok noktada benzer nitelikte olduğundan işçilerin yeni bölüm ve görevlerine adaptasyonda sorun yaşanmadığını, şirkete ait işyerinde çalışan tüm işçiler, iş güvenliği standartlarına uygun şekilde belirlenmiş prosese göre çalışmakta olduğunu, keza bu üretim prosesinde; ağır yük kaldırma, tekrarlayıcı şekilde sürekli belden eğilme, titreşim maruziyeti ve zorlayıcı nitelikte itme-çekme hareketlerinin yapılması söz konusu olmadığını, davacının çok uzun süreli olarak aynı operasyonda, aynı işi sürekli tekrarlanan hareketlerle, daimi olarak araz oluşacak şekilde yapması gibi bir durum söz konusu olmadığını, bu nedenle davacının sağ omuzunda meydana gelen rahatsızlığın işyerindeki çalışma koşulları ve sürekli tekrarlanan hareketler nedeniyle oluştuğunu kabul etmek mümkün olmadığını, Davacı tarafça meslek hastalığını ve maluliyet oranının tespiti talepli açılan davanın yargılaması kapsamında Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Kurulu tarafından tarafından düzenlenen rapora yapmış olduğumuz itiraz üzerine Adli Tıp Üst Kurulundan itirazlarımız doğrultusunda SGK raporları ile oluşan çelişkinin giderilmesi amacıyla rapor istenmesine karar verildiğini, Adli Tıp İkinci Üst Kurulu tarafından düzenlenen söz konusu raporda üçüncü ihtisas kurulunun kanaati aynen tekrar edilmekle birlikte SGK ... İl Sağlık Müdürlüğü ve SGK Yüksek Sağlık Kurulu tarafından davacının aynı rahatsızlığı meslek hastalığı olarak kabul edilmemişken Adli Tıp Kurumu tarafından meslek hastalığı olarak kabul edilmesinin sebebi, tespitler arasındaki taban tabana zıt çelişkinin sebebi hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmadığı görülmekte olduğunu, tüm bu çelişkilerin tam anlamıyla giderilmesi adına bu alanda (meslek hastalıkları) ihtisası olan bir üniversiteye gönderilerek ilgili akademisyenlerden oluşacak bir kurul tarafından rapor tanzim edilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli tıp ihtisas dairesi ile adli tıp ikinci üst kurul tarafından düzenlenen raporlar arasında çelişki bulunmaması ve dosya kapsamına uygun olması, mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda davacının sürekli iş göremezlik oranı tespit edildiği anlaşılmakla mahkemenin bu yöndeki kararlarında bir isabetsizlik bulunmamaktadır gerekçesi ile davalı Kurum ve dahili davalı şirket vekilleri istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum ve dahili davalı şirket vekilleri temyiz dilekçelerinde özetle, istinaf gerekçelerini tekrarla yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının hastalığının meslek hastalığı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 14 üncü maddesidir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum ve dahili davalı şirket vekilleri temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.