15. Ceza Dairesi 2014/5273 E. , 2016/8284 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Beraat Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Katılan şirkette, servis teknisyeni olarak çalışan sanığın, tüketicilerden telefonla çağrı yoluyla gelen servis hizmetleri taleplerini bizzat yerine getirmediği ve bu talepleri ke…
**15. Ceza Dairesi 2014/5273 E. , 2016/8284 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Beraat Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Katılan şirkette, servis teknisyeni olarak çalışan sanığın, tüketicilerden telefonla çağrı yoluyla gelen servis hizmetleri taleplerini bizzat yerine getirmediği ve bu talepleri kendisiyle aynı işi yapmakta olan akrabası tanık ...'e yönlendirip, katılan şirkete ait müşterilerin servis hizmetlerini bu şahsa yaptırtmak suretiyle kendisine haksız çıkar sağladığı bu şekilde atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanığın savunması, katılan, tanık ifadeleri ifadeleri ile dosya kapsamına göre, sanığın savunmalarının aksine, mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmakla, atılı suçtan beraatına dair hükümde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin suçun sübut bulduğuna ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sonuç itibariyle beraat kararı yerinde olmakla birlikte, “yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması” gerekçesi ile sanığın CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatına hükmolunması gerekirken, “yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması" gerekçesiyle CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatına hükmolunması, Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasında bulunan “CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince atılı suçun unsurlarını taşımadığı ” ibarelerinin çıkarılarak yerine “CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeni ile” şeklinde değiştirilmesi suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.