4. Hukuk Dairesi 2009/8385 E. , 2010/4069 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... Müdürlüğü vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 15/01/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 10/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor…
**4. Hukuk Dairesi 2009/8385 E. , 2010/4069 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... Müdürlüğü vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 15/01/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 10/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, ağaçlandırma sahasında hayvan otlatılması nedeniyle uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı idare tarafından temyiz olunmuştur. Davacı idare, 06/08/2007 günü Afyonkarahisar İli, ... Kasabası ... ağaçlandırma sahası içine, davalıya ait 24 adet büyükbaş hayvanın girmesi ve 0,2 yaşındaki 80 adet sedir ve toplam 325 adet mahlep fidanın tepe sürgünlerinin hayvanlar tarafından yenmesi nedeniyle yaşama gücünü (hayatiyetini) kaybettiğini, 117 adet mahlepin sökülerek uzaklaştırıldığını, bu nedenle düzenlenen 06/08/2007 gün ve 391 sayılı suç tutanağının davalı tarafından da imzalandığını, 13/07/2007 gün ve 68 takip sayılı idari yaptırım karar tutanağı ile davalı hakkında idari para cezası uygulandığını, yaşama gücünü kaybeden fidanlar nedeni ile idarelerinin uğradığı 7.314,60 TL zararın davalıdan alınmasını istemiştir. Davalı ise, meydana gelen zararın tümüne kendisine ait hayvanların yol açtığı iddiasının gerçek olmadığını, 1-2 saat içerisinde 24 adet hayvanın bu genişlikteki arazide bu kadar zarara yol açamayacağını, olay gününden önce kuraklık olduğu, bu arazi ile çevresine domuzların girdiğini, tel örgülerin açık olması nedeniyle başka kişilerin hayvanlarının da girmiş olabileceğini ve ağaçlandırma alanının açık olduğunu ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece, keşif yapılarak alınan ziraat mühendisi bilirkişi raporunda; davalıya ya da bir başka kişilere ait sığır cinsi hayvanların kesici dişi olmadığından, dava konusu edilen fidan zararlarının bu hayvanlar tarafından verilemeyeceği, bu hayvanların sadece fidanların üzerine basarak zarar verebilecekleri belirtilmiş ve yerel mahkemece de bu rapor benimsenerek istem reddedilmiştir. Dava konusu ağaçlandırma alanına giren davacıya ait hayvanların, tutanak gününde sayıları ve cinsleri belirtilen fidanlara zarar verdiği davalı tarafından da imzalanan tutanak ile saptandığına göre, meydana gelen zarardan davalının sorumlu tutulması gerekir. Yerel mahkemece açıklanan olgu ve yapılan keşif sonucu hazırlanan orman bilirkişi raporundaki hesaplama da gözetilerek, davalının sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.