(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/12324 E. , 2010/15076 K. "" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki muhdesat ve zilliyetlik şerhine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ... İlçesi .... Köyü 125 ada 3 sayılı taşınmaz, 6831 Sayılı Yasanın…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/12324 E. , 2010/15076 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki muhdesat ve zilliyetlik şerhine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ... İlçesi .... Köyü 125 ada 3 sayılı taşınmaz, 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi kapsamında kalan yerlerden olması nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, taşınmazın kendi kullanımında olmasına rağmen, bu durumun tutanağı beyanlar hanesinde gösterilmediği iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece,davanın kabulüne ve ... İlçesi .... Köyü, ... ada 3 Nolu Parselin Kadastro Tespit tutanağının beyanlar hanesinin kullanıcı kısmının iptali ile, beyanlar hanesine "Bu parsel üzerindeki fındık ağaçları ... ... oğlu 1951 doğumlu ...’in kullanımında olup halen kendisine aittir" şeklinde şerh düşülmesine karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin 5831 Sayılı Yasa ile 3402 Sayılı Yasaya eklenen ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro tespitinin beyanlar hanesinde gösterilen muhdesat ve zilliyetlik şerhine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce yapılan orman kadastrosu ve 2/B uygulamasının hangi tarihlerde yapıldığı dosya kapsamından anlaşılamamıştır. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki, davacı dava dilekçesiyle sadece kullanımdan bahsetmiş muhdesat hususunda bir talepte bulunmamıştır. Keşifte dinlenen Mahalli bilirkişi ve tanıklarda soyut olarak taşınmazı davacının kullandığından söz etmiş ancak taşınmazın nasıl ve hangi amaçla kullandığını söylememişlerdir. Hakim keşif tutanağına da taşınmazın kullanım şekline ilişkin gözlemini de yazmamış ve talep dışına çıkılarak fındık ağaçlarının sayısı, yaşı belirtilmeden fındık ağaçlarının davacıya ait olduğu yönünde şerh verilmiştir. O halde; mahkemece, yapılması gereken iş, yeniden keşif yaparak bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın hangi amaçla, nasıl ve kim tarafından kullanıldığı, zilyetliğin başlangıcı süresi, sürdürülüş biçimi, davacıya ne şekilde intikal ettiği, açık bir şekilde sorulup belirlenmeli ve taleple de bağlı kalınarak hüküm kurulmalıdır. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğu gibi taşınmazla ilgili kadastro tutanağı davalı olarak gönderildiği halde, infaz sırasında tereddüt yaratacak şekilde sicil oluşturulmamış olması da doğru değildir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 02/12/2010 günü oybirliği ile karar verildi.