6. Hukuk Dairesi 2010/5382 E. , 2010/10375 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkeme istem gibi karar vermiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir Davacı vekili, davalının müvekkile ait ta…
**6. Hukuk Dairesi 2010/5382 E. , 2010/10375 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkeme istem gibi karar vermiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir Davacı vekili, davalının müvekkile ait taşınmazda 01.12.2004 tarihinden beri kiracı olduğunu, davalının 01.12.2008-01.12.2009 dönemine ait bir yıllık peşin 22.700 TL kira parasını ödemediğini, kira bedelinin ödenmesi için ihtarname gönderildiğini fakat yasal sürede borcun ödenmediğini, ayrıca sözleşmedeki devir yasağına rağmen mecurda şirketin faaliyet gösterdiğini, belirterek, kira alacağına ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı duruşmaya gelmemiş ve savunma yapmamıştır. Mahkemece davacıya kira bedeli ve yıllık peşin ödeme konusunda tamamlayıcı yemin teklif edilmek suretiyle temerrüde düştüğünden bahisle davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmiştir. Davacı 01.12.2004 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli yazıl kira sözleşmesine dayanmış olup, sözleşmede aylık kira bedeli ve ödeme zamanına ilişkin bir açıklama bulunmamaktadır. Davacı, anılan sözleşmeye göre davalının kiracı olduğunu, 22.700 TL bir yıllık peşin kira borcunu ihtarnameye rağmen ödemediğini, ayrıca sözleşmedeki devir yasağına rağmen kiralananda kiracı olmayan şirketin faaliyet gösterdiğini iddia etmiştir. Davalı ise duruşmalara katılmamış, cevap da vermemiştir. Böylece davalı, davayı dolayısıyla davacı tarafından dayanılan olguları inkâr etmiş sayılır. Talep edilen yıllık kira miktarına göre iddianın tanıkla ispatı mümkün değildir. Takdiri delille ispatı caiz olmayan bir vakıa bakımından mahkemenin ispat yükü kendisine düşen tarafa resen yemin teklif etmesine de olanak yoktur. Bu durumda mahkemece davacının dayandığı kira sözleşmesi uyarınca kira bedeli, ödeme zamanı ve diğer iddia sebeplerine ilişkin olarak davacının bildirdiği deliller ve varsa davalının karşı delillerinin toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlere göre davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 06.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.