11. Hukuk Dairesi 2023/542 E. , 2024/4183 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1838 Esas, 2022/1955 Karar DAVA TARİHİ : 29.11.2018 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2018/452 E., 2020/216 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kara…
**11. Hukuk Dairesi 2023/542 E. , 2024/4183 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1838 Esas, 2022/1955 Karar DAVA TARİHİ : 29.11.2018 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2018/452 E., 2020/216 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 160.660,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Dubai'de mukim uluslararası alanda gerek kendisi, gerekse de fiili tedarikçileri vasıtası ile gemilere yakıt ve motor yağı (madeni yağ) sağlayan saygın bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin tedarik işlemlerini zaman zaman kendi, zaman zaman da nam ve hesabına çalışan şirketler/fiili tedarikçiler vasıtası ile gerçekleştirdiğini, davalı ... Denizcilik A.Ş.'nin maliki olduğu 8811390 Imo numaralı M/V .... isimli geminin müvekkili şirketten yakıt talebi çerçevesinde, müvekkili şirket nam ve hesabına çalışan Valetta Bunkers Limited tarafından yakıtın M/V BAKÜ gemisine 18.07.2018 tarihinde teslim edildiğini, bunun üzerine müvekkili şirketin tedarik edilen yakıt bedeli ve yakıt tedariki kapsamında verilen acentelik ve liman bekleme ücretine istinaden M/V BAKÜ gemisine, gemi kaptanına, gemi sahibine, gemi müdürlerine, operatörlerine, kiralayanlarına, alıcılarına ve hususen donatan davalı ... Denizcilik A.Ş.'ye hitaben 19.07.208 tarihli, S1803903 numaralı ve 146.300.58 USD bedelli faturayı kestiğini, akabinde 17.08.2018 tarihinde gemi donatanı davalı tarafından 114.600.58 USD tutarında kısmi bir ödeme yapılmış olmakla birlikte, sonrasında başkaca hiçbir ödeme yapılmadığını, donatanca yapılan kısmi ödemenin mahsubu ile müvekkili şirketin M/V BAKÜ gemisine sağlanan yakıt dolayısı ile alacağı toplam miktarın 31.700,00 USD olduğunu, müvekkili şirketin tüm girişimlerine rağmen davalı tarafın bahse konu yakıt ikmali kaynaklı borcunu ödememekte ısrar etmesi ve müvekkili şirketi çeşitli bahanelerle oyalamaya çalışması üzerine İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/95 D. İş sayılı dosyası tahtında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1352 ve devam hükümleri uyarınca davalıya ait M./V BAKÜ isimli gemi hakkında ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu, Mahkemece 24.09.2018 tarihinde talebinin kabulü ile 8811390 IMG numaralı, Türk bayraklı M/V BAKÜ isimli geminin ihtiyaten haczine karar verildiğini, İstanbul 18. İcra Müdürlüğü nezdinde 2018/32542 E. sayılı dosyası ile geçilen icra takibine davalı yanca haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasında süregelen ticari ilişki ve buna bağlı olarak bir cari hesap bulunduğunu, davacının müvekkilinin donatanı olduğu M/V .... Ana Gemisi'ne yakıt tedariki konulu anlaşmadan doğan borcunu ifa etmediğini ve bu sözleşmeye aykırılık neticesinde, müvekkilinin acil yakıt ihtiyacı ile başka bir şirketten daha yüksek fiyata yakıt tedarik etmek mecburiyetinde kaldığını, müvekkilinin yukarıda bahsolunan zararından doğan alacağı ile gemiye tedarik edilen yakıt bedelinin takas edildiğini, davacı her ne kadar gemiye tedarik edilen yakıta istinaden kesilen 146.300,58 USD tutarlı faturasının 31.700 USD tutarındaki kısmının müvekkili tarafından ödenmediğinden bahisle gemi hakkında ihtiyati haciz kararı aldırarak işbu davaya konu takibi başlatmış ise de, davacının iddia ettiği bakiye alacağın müvekkilinin 17.08.2018 tarihli takas beyanı ile müvekkilinin davacıdan olan 31.700 USD tutarlı alacağı ile takas edildiğini, müvekkiline ait başka bir gemi olan M/V Servet Ana Gemisi'ne birim ton fiyatı 382 USD olan ve 950 MT IFO 380 CST yakıttan toplamda 384.400 USD karşılığı yakıtın tedariki için müvekkilinin brokerı Levent Shipping ile davacı çalışanı Burcu Meşelik arasında Skype üzerinden yapılan yazışmalar neticesinde taraflar arasında mutabakata varıldığını, taraflardan birinin icabı ve karşı tarafın kabulü ile sözleşmenin akdedilmiş olacağını, müvekkilinin 13.07.2018 tarihinde, saat 17:22'de yakıtın tedarik edilmesi için talimat verdiğini, davacı çalışanının da 13.07.2018 tarihinde, saat 17:24'te yakıtın teslimini kabul ettiğini, ticari hayatın olağan akışına ve pratiğine uygun olarak taraflar arasında Skype üzerinden yazılı bir sözleşme akdedildiğini, kaldı ki tarafların süregelen ticari ilişkileri çerçevesinde yakıt tedariki konulu sözleşmeleri Skype üzerinde yaptıklarını, davacının tedarikçileri ile yaşadığı sorunlar nedeniyle müvekkiline tedarik etmeyi kabul ettiği yakıtı teslim etmediğini, müvekkilinin gemisinin acil yakıt ihtiyacı dolayısıyla 18.07.2018 tarihinde 950 MT IFO 380 yakıtı bu defa birim ton fiyatı 438 USD olmak üzere 416.100 USD karşılığında yüksek bir fiyatla tedarik etmek zorunda kaldığını, arz edilen faturadan da görüleceği üzere, davacının sözleşmeye aykırı davranışları neticesinde müvekkilinin 31.700 USD tutarında müsbet zararının ortaya çıktığını, ortaya çıkan bu zarar ve miktarının davacı tarafa bildirdiğini ve zararın tazmininin talep edildiğini, müvekkilinin zararının nakden tazmin edilmemiş olması sebebiyle davacının alacağı ile takas edildiğini ve davacının alacağının sona erdiğini savunarak davanın reddine ve takibinde haksız ve kötüniyetli olduğu iddiasıyla davalının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, açılan davanın yakıt alacağından kalan bakiye borcun tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, incelenen davalı şirkete ait 2018 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter Defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davalı şirketin 2018 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı Kanun hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olmasından dolayı davalı şirketin ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacı şirketin 2018 yılına ait Bağımsız Denetim Raporunun incelenmesi neticesinde; davacı yanın icra takip tarihi olan 15.10.2018 tarihi itibariyle davalı ... Denizcilik A.Ş.'den 31.700,00 USD bakiye alacağının bulunduğunun anlaşıldığı, her ne kadar davalı vekilince müvekkili şirket gemisinin acil yakıt ihtiyacı dolayısıyla 18.07.2018 tarihinde 950 MT IFO 380 yakıt bu defa 438 USD/ton karşılığı 416.100 USD gibi yüksek bir fiyatla ikame şekilde tedarik edilmek zorunda kalınması nedeniyle iddia edilen 31.700 USD zarar tutarının alacağın takas yoluyla sona ermesi gerektiği ifade edilmiş ise de; Servet Ana gemisine yakıt alımı ile ilgili olarak taraflar arasındaki müzakerenin 9 Temmuz ila 16 Temmuz tarihleri arasında devam ettiği, .... Ana gemisinde kaç günlük yakıt kaldığı ve seferine ilişkin bilgilerin ise dosyaya sunulmadığı, bu müzakereler sırasında sadece Baltık limanları değil, Hollanda, Cebelitarık, Malta ve Algegiras limanları da yakıt alımı bakımından değerlendirmeye alındığı, bu durumun da gemide uygun bir miktar yakıt bulunduğunu gösterdiği, dosyada tankların dolu olduğuna ilişkin yazışmalar da bulunduğu anlaşılmakla davalının ileri sürdüğü gibi acil bir yakıt ihtiyacının varlığının mevcut olmadığı kanaatine varıldığı, dosyaya sunulan email yazışmalarının teknik bilirkişi heyetince de incelenmesi neticesinde, davacı yetkilisinin M/V Servet Ana isimli gemiye yakıt tedariki hususunda davalı yetkilisine herhangi bir taahhütte bulunmadığı, hafta içinde süren karşılıklı müzakere sırasında davalının yetkilisinin Cuma günü geç saatlerde verdiği onayını müteakip davacının yetkilisinin yakıtı sağlayacak şirketten onay alarak, onayı davalı yetkilisine bildirmesi gerektiğini biliyor olması gerekeceği kanaatinin bildirildiği, dava konusu olayda acil bir yakıt ihtiyacının varlığının söz konusu olmadığı, taraflar arasındaki yazışmaların müzakere aşamasında kaldığı kanaatine varıldığı, davacının işlemiş faiz talebi açısından yapılan değerlendirmede, taraflar arasındaki ilişkinin yakıt alımına ilişkin sözleşmeye dayandığı, her ne kadar davacı vekilinin 17.02.2020 tarihli dilekçesi uyarınca işlemiş faiz talebinin dayanağı olarak Mahkemelerince verilen ihtiyati haciz kararı gösterilmiş ise de; davalı tarafın usulune uygun temerrüde düşürüldüğüne ilişkin dava dosyasına ihtarat vb. belge sunulmadığı, davalının takiple birlikte borçtan haberdar olduğu, fiili haczin de uygulanmadığı, bu nedenle işlemiş faiz talebinin reddinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüyle İstanbul 18.İcra Müdürlüğü'nün 2018/32542 E. sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 31.700 USD asıl alacak ve 485 TL vekalet ücreti alacağı açısından devamına, 31.700 USD'ye takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a, kabul edilen 485 TL'ye ise takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, kabul edilen asıl alacaklar likit olduğundan asıl alacağın %20'si olan 38.017,8 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili arasında sözleşmenin kurulmuş olduğunu, taraflar arasında yapılan Skype yazışmalarının açıkça ortaya koyduğunu, Mahkeme tarafından taraflar arasında geçen yazışmalar üzerinde eksik inceleme yapılarak hüküm kurulduğunu, müvekkilinin maliki olduğu M/V SERVET ANA isimli gemiye birim ton fiyatı 382 USD olan ve 920 MT IFO 380 CST yakıttan 384.400 USD yakıtın tedariki için müvekkilinin brokeri Levent Shipping ile davacı çalışanı Burcu Melikşah arasında Skype üzerinden yapılan yazışmaların davacı ile müvekkil arasında sözleşmenin kurulduğunu ortaya koyduğunu, Mahkeme tarafından dosyanın tevdi edildiği bilirkişi heyeti tarafından Skype yazışmalarında geçen beyanların hangisinin davacı yetkilisinin "öneri" beyanı, hangisinin müvekkili brokerının "kabul" beyanı mahiyetinde olduğu hususunda yeterli incelemenin yapılmadığını, söz konusu yazışmaların bir kesitine raporda yer verildiğini ve anlaşmanın kurulmadığı kanaatine varıldığının belirtilmesiyle yetinildiğini, davacı yetkilisi tarafından yapılan önerinin müvekkilinin brokerına iletildiğini ve sözleşmenin kurulmasının müvekkilinin brokerının kabul beyanına bağlandığını, müvekkilinin bu öneriyi davacının önerisi ile bağlı olduğu süre içerisinde kabul edip davacı yetkilisine bildirdiğini ve bu kabul ile sözleşmenin kurulduğunu, müvekkili ile davacı arasında yaklaşık on yıldır süre gelen ticari ilişkide, yakıt alım-satımı hususundaki ilişkilerin hep bu şekilde yürütüldüğünü, denizcilik uygulamasında ve ticari hayatın olağan akışında da işlerin bu şekilde yürütüldüğünü, davacının yapmış olduğu önerinin müvekkili tarafından kabul edilmesiyle sözleşmenin kurulduğunu, yapılan kabul beyanına bir de öneride bulunan davacı tarafından onay verilmesi gerektiği kabulünün hukuka ve ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı tarafından düzenlenen ve yalnızca web sayfasında yayınladığı şart ve koşulların müvekkili ile yapılan sözleşmede atıf yapılmadıkça müvekkilini bağlamayacağını, davacı tarafından web sitesinde yayınlanan ve tek taraflı düzenlenen "Standard Terms And Conditions For The Sale Of" ("Şart ve Koşullar" olarak adlandırılacağını) belgenin dava dosyasına sunulduğunu ve söz konusu Şart ve Koşullar'ın ilgili maddesinin tercümesinin yapıldığını, karara esas alınan bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen raporda ise tercümesi yapılan ilgili maddeye yer verilerek, "Ayrıca davacının web sayfasında da bulunan ve dosyaya da sunulan standart yakıt şart ve koşullarının ilk sayfasındaki teyit tanımı çerçevesinde (Yakıt Standart Koşullarında, 'Teyit' tanımı: 'Şirketin ikmal ile ilgili yazılı teyidi ile birlikte Anlaşmanın bütünün teşkil eder ve daha önceki tüm sözlü ve yazılı anlaşmaların, beyanların ve/veya taahhütlerin yerine geçer. Şirket tarafından yazılı olarak teyit edilmediği sürece Anlaşma ile ilgili yapılacak hiçbir tadil, ekleme ya da değişiklik geçerli olmayacaktır." şeklinde yapılmıştır) davalı tarafa gönderilen ayrı bir teyit yazısı ile M/V Bakü gemisine yakıt ikmalinin gerçekleştirilmiş olduğu, oysa M/V Servet Ana gemisi ile ilgili böyle bir 'teyit' bulunmadığı da dosya içerisinde sabittir." şeklinde değerlendirilmeler yapıldığını, sözleşme hükümlerinin önceden bir tarafça belirlendiği hallerde bu sözleşme hükümlerinin bağlayıcı olması için yapılan sözleşmede önceden tek taraflı olarak belirlenen sözleşme hükümlerine atıf yapılması gerektiğini, aksi halde söz konusu sözleşme hükümlerinin karşı tarafı bağlamayacağını, davacı tarafından tek taraflı olarak düzenlenen Şart ve Koşullar'ın hiçbir atıf olmamasına rağmen huzurdaki davaya dayanak olarak gösterilmesinin davacının kötü niyetinin göstergesi olduğunu, müvekkilinin maliki olduğu M/V SERVET ANA isimli geminin acil yakıt ihtiyacı olup olmadığının sözleşmenin kurulmasıyla ilgisinin bulunmadığını, Mahkeme kararında müvekkilinin brokerı ile davacı yetkilisi arasındaki müzakerelerin 9 Temmuz ile 16 Temmuz arasında devam ettiği, müzakereler sırasında sadece Baltık limanının değil başka limanların da yakıt alımı bakımından değerlendirildiği, geminin baş mühendisinin MGO tedariki bakımından geminin tanklarının dolu olduğunu belirttiği ve bu sebeplerle müvekkiline ait M/V SERVET ANA isimli geminin acil yakıt ihtiyacı olmadığının değerlendirildiğini, müvekkilinin acil yakıt ihtiyacının olmaması sebebiyle müvekkili brokerı ile davacı yetkilisi arasında yapılan yazışmaların müzakere aşamasında kaldığı sonucuna varıldığını, müvekkilinin acil yakıt ihtiyacı olup olmadığı hususunun taraflar arasında sözleşmenin kurulup kurulmadığına nasıl bir dayanak teşkil ettiğinin taraflarınca anlaşılamadığını, müvekkili brokerı ile davacı yetkilisinin Skype yazışmalarının sözleşmenin kurulduğunu gösterdiğini, sözleşmenin kurulup kurulmadığı ile müvekkilin acil yakıt ihtiyacı olup olmadığı arasında hiçbir ilgi olmadığını, müvekkilinin kendisini zarara uğratmayacak ve seferi için en uygun limandan yakıt tedarik edebilmek için tüm limanları değerlendirerek fiyat almasının basiretli bir tacir olmanın gereği olduğunu ve bu sürecin yaklaşık bir hafta sürmesinin hayatın olağan akışına uyduğunu, yalnızca Baltık limanının değil birden fazla limanın yakıt tedariki bakımından değerlendirilmesinin müvekkilinin acil yakıt ihtiyacı olmadığının göstergesi olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davanın ikamesinden bu yana belirtildiği üzere yakıt ikmali hususunda mutabakata varıldıktan sonra davacının kendi tedarikçileri ile problem yaşaması sebebiyle müvekkiline tedarik etmeyi kabul ettiği yakıtı teslim etmediğini, müvekkilinin acil yakıt ihtiyacı dolayısıyla 18.07.2018 tarihinde 950 MT IFO 380 yakıtı birim ton fiyatı 382 USD olmak üzere 384.400 USD karşılığında davacıdan tedarik edecekken, bu defa birim ton fiyatı 438 USD olmak üzere 416.100 USD karşılığında yüksek bir fiyatla tedarik etmek zorunda kaldığını, davacının sözleşmeye aykırı davranışları neticesinde müvekkilinin 31.700 USD tutarında müspet zararının ortaya çıktığını, ortaya çıkan bu zarar miktarının davacıya 17.07.2018 tarihinde Üsküdar 9. Noterliği'nin 22772 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bildirildiğini ve zararın tazmininin talep edildiğini, müvekkilinim zararının nakden tanzim edilmemiş olması dolayısıyla davacıdan olan 31.700 USD tutarındaki alacağının takas yoluyla sona erdirildiğini, davacının müvekkilinden hiçbir alacağının kalmadığını, Mahkeme kararının kabulünün mümkün olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında davacının, davalıya ait M/V BAKÜ adlı gemiye yakıt teslim ettiği, karşılığında 19.07.2018 tarihli, S1803903 seri numaralı ve 146.300,58 USD bedelli faturayı düzenlediği, davalı tarafından fatura bedelinin 114.600,58 USD'lik kısmının ödendiği ve davacının kalan kısım miktarında alacağının bulunduğu hususunda bir uyuşmazlık olmadığı, Mahkemece tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan inceleme neticesinde hazırlanan bilirkişi raporu uyarınca da, tarafların karşılıklı kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibariyle 31.700 USD alacaklı olduğu, uyuşmazlığın, taraflar arasında davalıya ait M/V Servet Ana Gemisi'ne yakıt teslim edileceği konusunda bir sözleşme kurulup kurulmadığı, davacının söz konusu sözleşmeye aykırı olarak yakıt teslim etmemesi nedeniyle, davalının başka bir şirketten daha yüksek fiyatla aldığı yakıt kapsamında uğradığını iddia ettiği zararın davacının alacağı ile takas edilip edilemeyeceği hususunda toplandığı, Mahkemece ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği; taraflar arasında geçen yazışmalarda davacının, davalının alacağı yakıt konusunda çeşitli limanlarda bulunan şirketlerden fiyat aldığı ve davalıya bildirdiği, davacı çalışanın davalı temsilcisinden almak istedikleri yakıt konusunda net bilgi istediği, davalı temsilcisi tarafından verilen bilgi doğrultusunda davacı çalışanının yakıtı ikmal edecek şirketten teyit alamadığı, taraflar arasında süregelen ticari ilişkinin ne şekilde yürüdüğünün her iki tarafın da bilgisi dahilinde olduğu, davalının sözleşmenin kurulması için teyit vermesi gerektiğini bildiği, dolayısı ile taraflar arasında yakıt teslimi konusunda bir sözleşme kurulmadığı ve davacının sözleşmeye aykırı davrandığından bahsedilemeyeceği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 139 uncu maddesi uyarınca muaccel bir borcun karşılıklı olarak muaccel bir alacaktan takas edilebileceği, davalının davacıdan muaccel alacağının bulunmadığı, dolayısıyla takas def'ini ileri süremeyeceği, icra takibine itirazının haksız olduğu, Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek ve özellikle, davacının müvekkilinden olan alacağının 17.08.2018 tarihinde takasla sona erdiğini, buna ilişkin takas beyanını içeren ihtarname keşide ettiklerini, aralarında sözleşme kurulduğunun Skype yazışmalarından anlaşıldığını, aralarındaki yazışmaların eksik incelenmesiyle karar verildiğini, Skype yazışmalarından Servet Ana gemisi için acente ücreti dahil 384.400 USD bedelde yakıt tedariki için anlaşıldığını, müvekkilinin 13.07.2018 gün 17:22'de yakıtın tedariki için talimat verdiği ve bunun icap mahiyetinde olduğunu, davacı çalışanının aynı gün 17:24'de bunu kabul etmesiyle sözleşmenin kurulduğunu, tarafların süregelen ticaretlerinin de Skype üzerinden bu şekilde yapıldığını, anılan yakıtın verilmemesi nedeniyle müvekkili gemisinin 18.07.2018'de toplam 416.100 USD karşılığında yüksek bir bedelden tedarik etmek mecburiyetinde kaldığını ve 31.700 USD zararının oluştuğunu, bu zararın da ihtarnameyle istenmesine rağmen ödenmediğini ve davaya konu olayda takas def'i olarak ileri sürülmesiyle borcun sona erdirildiğini, bilirkişi heyetince hatalı değerlendirme yapıldığını, davalının icap mahiyetindeki beyanı karşısında müvekkilinin Cuma günü geç saatte de olsa onaylamasıyla sözleşmenin kurulacağını, bundan sonra bir daha karşı taraftan onay beklenilemeyeceğini, zira icabı geri almadıkça davacının bağlı olacağını, Mahkemece hangi beyanın icap hangisinin kabul olduğu hususunda yeterli inceleme yapılmadığını, bilirkişi raporunda yazışmaların yalnız bir kısmının içerikte dikkate alındığını, davacı tarafından ek taraflı hazırlayıp ilan ettiği şart ve koşulların sözleşmede belirtilmedikçe müvekkili için geçerli olmayacağını, .... Ana gemisinin yakıt ihtiyacının aciliyetinin somut olaya bir etkisi olmayacağını, kaldı ki sürecin yaklaşık bir hafta sürmesinin ve müvekkilince farklı limanlardan yakıt tedariki hususunun değerlendirilmesinin de normal olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının donatanı olduğu gemiye aldığı yakıtın bedelinden kalan kısım için takas def'ini ileri sürüp süremeyeceği noktasındadır. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6098 sayılı Kanun'un 139 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.