T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1614 - 2026/59 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1614 KARAR NO : 2026/59 KARAR TARİHİ : 15/01/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 02/02/2023 KARAR TARİHİ : 09/07/2025 NUMARASI : 2023/…
T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1614 - 2026/59 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1614 KARAR NO : 2026/59 KARAR TARİHİ : 15/01/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 02/02/2023 KARAR TARİHİ : 09/07/2025 NUMARASI : 2023/58 Esas- 2025/433 Karar DAVACI - KARŞI DAVALI : SERMAK METAL SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI - KARŞI DAVACI : KINAT ÇELİK İMALAT SANAYİ MÜHENDİSLİK TAAHHÜT LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Eser sözleşmesinden kaynaklı cezai şart, dava dışı firmanın davacıya kestiği gecikme cezasının davalıya rücusu, eksik iş bedelinin ve RT masrafının tahsili taleplerine ilişkin olup, yüklenicinin açtığı karşı dava ise, davacının zamanında malzeme teslim etmemesi nedeniyle oluşan zarar, ecrimisil, enflasyon farkı ve bakiye alacak talepleri istemi HÜKÜM : Kararın kaldırılması- yeniden hüküm İSTİNAF EDEN : Taraf vekilleri Taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı cezai şart, dava dışı firmanın davacıya kestiği gecikme cezasının davalıya rücusu, eksik iş bedelinin ve RT masrafının tahsili talepleri nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin kararı taraf vekilleri tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı Sermak Metal San. Tic. Ltd. Şti., davalı Kınat Çelik İmalat San. Taahhüt Ltd. Şti. ile 15.04.2022 tarihli Genel İmalat Sözleşmesi uyarınca belirli çelik imalatlarının teslimi konusunda anlaştıklarını, teslim tarihi olarak 01.08.2022 belirlendiğini ancak davalının işçilik yükümlülüklerini zamanında ve eksiksiz yerine getirmediğini, buna bağlı olarak sözleşmeye aykırı davranıldığını ileri sürdüğünü, davalı tarafın işçilikte yetersizlik, kalite sorunları, personel eksikliğini ve organizasyon yetersizliği nedeniyle işi 114 gün gecikmeli olarak 23.11.2022 tarihinde teslim ettiğini, vekil edenin hem dava dışı asıl iş sahibine gecikme cezası ödediği hem de eksik kalan imalatları üçüncü kişilere yaptırmak zorunda kaldığını, fazladan RT test ücretleri ve hatalı faturalama nedeniyle zarara uğradığı belirtildiğini, davacı, sözleşme hükümlerine ve yazışmalarla belgelenen süreçlere dayanarak; kendi aleyhine uygulanan gecikme cezası, sözleşme dışı firmalara yaptırılan işler, fazla yapılan RT harcamaları, eksik imalata rağmen tam fatura edilen miktarlar ve sözleşmeye göre doğan kendi gecikme cezası talepleri olmak üzere çeşitli başlıklarda tazminat ve alacak taleplerinde bulunduğunu, bu alacakların şimdilik kısmi olarak talep edilip bilirkişi raporuna göre ıslah edileceğini beyan etmektedir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı/Karşı Davacı Kınat Çelik, davacı Sermak Metal’in gecikme, ceza bedeli, sözleşme dışı yaptırılan imalatlar ve fazla RT masrafı gibi taleplerinin dayanaktan yoksun olduğunu, esasen gecikmenin ve projenin aksamasının davacının kendi kusurlu iş planlamasından, projeye ait malzemeleri zamanında ve eksiksiz teslim etmemesinden kaynaklandığını savunduğunu, taraflar arasında 15.04.2022 tarihli sözleşme bulunsa da teslim süresinin sözleşmede değil, müvekkilin teklifinde "malzeme tesliminden itibaren 90 gün" olarak düzenlendiği ve malzemelerin eksik, hatalı ve gecikmeli gönderildiği vurgulandığını, asıl davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. KARŞI DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının üretilen ürünleri zamanında teslim almayıp fabrikanın sahasını uzun süre işgal ettiğini, vekil edenin üzerinde maddi külfete yol açtığı belirtildiğini, bu çerçevede karşı dava açılarak; zamanında malzeme teslim edilmemesinden doğan iş akış bozukluğu ve organizasyon zararı, fabrika sahası işgali nedeniyle oluşan kira kaybı, enflasyon farkı sebebiyle uğranılan gelir kaybı ve ödenmeyen bakiye alacak kalemleri olmak üzere toplam 4.000,00 TL'nin avans faiziyle birlikte davacıdan tahsili talep edildiğini, aksi halde bu alacakların takas ve mahsup edilmesi istendiğini, davanın reddi ve karşı davanın kabulü talep edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı Sermak Metal'in, davalı Kınat Çelik tarafından açılan karşı davadaki iddiaların dayanaksız ve soyut olduğunu ileri sürerek karşı davanın tümden reddini talep ettiğini, davalının "malzemelerin geç teslim edildiği ve ürünlerin zamanında alınmadığı" iddiasının aksine, vekil eden tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, malzeme teslimlerinde gecikme yaşanmamış, ürünler de zamanında teslim alındığını, karşı davada talep edilen "90 günü aşan her gün için zarar", "kira bedeli", "enflasyon farkı" ve "bakiye alacak" kalemlerinin hem belirsiz olduğu hem de somut bir zarara dayandırılamadığı vurgulandığını, Sermak Metal'in, ürünlerin zamanında teslim edilseydi hemen dava dışı alıcı firmaya sevk edileceğini, teslimde gecikmenin ise davalıdan kaynaklandığını, fabrika sahası işgali veya teslimde gecikme gibi iddiaların ticari ve hukuki gerçekliğe aykırı olduğunu belirttiğini, çek ile ödemenin de nakit ödeme yerine geçtiği, dolayısıyla enflasyon farkı talebinin hukuken dayanaksız olduğu, davalıya tüm bedellerin ödendiği ve bakiye alacak bulunmadığı da savunulduğunu, karşı davadaki tüm taleplerin ayrı ayrı reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi istenmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;...''A-Asıl dava yönünden açılan davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 1-Davacı Sermak Metal San. Tic. Ltd Şti'nin eksik işlerden kaynaklanan 811.344,22-TL alacağının 1.000,00-TL'sine dava tarihi olan 02.02.2023 tarihinden itibaren, 810.344,22-TL'sine ıslah tarihi olan 27.05.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı Kınat Çelik İmalat San. ... Ltd. Şti'den tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Davacı Sermak Metal San. Tic. Ltd Şti'nin gecikme cezası tazminatı, yansıtma gecikme cezası tazminatı, RT masraflarından kaynaklanan alacak ve eksik imalatlar için tam birim fiyat üzerinden yapılan ödememin iadesinden kaynaklanan alacak taleplerinin ayrı ayrı reddine, B-Karşı dava olarak açılan davada; 1-Karşı davacı Kınat Çelik İmalat San Ltd. Şti'nin zamanında malzemelerin teslim edilmemesinden kaynaklanan maliyetlere ilişkin zarar talebinin, fabrika sahasının kullanılmasından kaynaklanan haksız işgal tazminatı talebinin, enflasyon farkından kaynaklanan zarar talebinin ve bakiye iş bedelinden kaynaklanan alacak taleplerinin ayrı ayrı reddine'' karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf isteminde bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin 114 günlük gecikmenin vekil eden tarafından kaynaklandığını belirterek sözleşme konusu ürünlerin geç tesliminden kaynaklanan gecikme ceza tazminatı talebimizi reddetmiş olup, verilen karar eksik incelemeye dayalı olduğunu ve hukuka uygun olmadığını, incelenen irsaliye ve kantar fişlerinin işbu davaya konu imalatlara dair olduğu ispatlanamadığını, davalı tarafın sözleşmeye aykırı davranarak gecikme yaşadığını ve imal edilen ürünleri ödeme alma şartıyla ancak 23.11.2022 tarihinde vekil eden şirkete teslim edebileceğini bildirdiğini, vekil eden imal edilecek ürünler için malzemeleri zamanında teslim etmiş ve imalatları beklediğini, mantığa ve ticari işleyişe de aykırı olduğunu, yaşanan gecikmeler tamamen davalının kusuruna dayalı olduğunu, davalı taraf teslim tarihinde imalatları müvekkil şirkete teslim etmediğini, vekil eden şirket davalının eksiklikleri nedeniyle kendi bünyesindeki personellerini de sözleşme konusu imalatlar için davalı şirket atölyesine yönlendirdiğini, davalı taraf gecikme yaşamasının yanı sıra ayrıca ürünleri de alıkoyduğunu, dava Dışı Firmanın Müvekkile Kestiği Gecikme Ceza Tazminatı talebimizin reddi hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin davalının eksik ifası nedeniyle 2.059,00 kg içinde 5 ₺ üzerinden hesaplama yapılarak faturalandırma yapılması gerekirken tam birim fiyatı üzerinden ödeme alınan kısıma ilişkin iade talebini reddetmesi, talebimizin dikkate alınmadığını gösterdiğin, mahkeme gerekçeli kararında, taraflar arasındaki sözleşmede birim fiyatın 10,24 TL olarak belirlendiğini, vekil edenin 27.09.2022 tarihli 44 numaralı ve 07.10.2022 tarihli 45 numaralı faturaları ticari defterlerine kaydettiğini, buna karşılık herhangi bir iade faturası düzenlemediği, masrafın bir kısmı dava tarihinden sonra ödenmiş olsa da, bu masrafın doğmasına sebep olan teknik sorunlar dava tarihinden önceki imalat hatalarından kaynaklandığını, vekil edenin üçüncü kişilere yaptırdığı işler nedeniyle uğradığı zarar kapsamında 811.344,22 TL eksik iş bedelinin davalıdan tahsiline şeklinde verilen mahkeme kararı esas yönden hukuka uygun olmakla birlikte miktar yönünden hatalı olduğunu, davalı yanın 114 günlük gecikmenin vekil eden tarafından kaynaklandığını belirtmesi kabul edilemez olduğunu, davalı yanın eksik iş olmadığına yönelik beyanı asılsız olduğunu, davalı her ne kadar eksik iş olmadığına yönelik beyanda bulunmuşsa da, zararına yönelik 811.344,22 TL eksik iş bedelinin davalıdan tahsiline karar vermesi miktar yönünden hatalı olsa da esas yönünden hukuka uygun olduğunu, yerel mahkeme 2 nolu kararının kaldırılması ile ilgili bentte geçen alacak kalemleri yönünden dava dilekçesindeki taleplerinin, dosya arasında yer alan belgeler ve yeniden hüküm kurulmasını 1 nolu kararın ise miktar yönünden hatalı olması nedeniyle gerçek zarar doğrultusunda hüküm tayinini, karşı dava yönünden verilen kararın onanmasını, davalı yanın istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı karşı davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı iş sahibinin, teslim tarihi olarak belirlenen 01.08.2022 tarihinden 114 gün sonra, yani 23.11.2022 tarihinde teslimin gerçekleştiğini ileri sürerek gecikme nedeniyle oluşan bedelin yanı sıra işin sözleşmeye uygun şekilde teslim edilmemesinden doğan zararının da tahsilini talep ettiğini, yerel mahkeme ise haklı olarak, cezai şart ve gecikmeden doğan zararların talep edilebilmesi için borçlunun kusurlu olmasının gerektiğini, somut olayda borçlunun kusuru bulunmadığını ve kusurun davacıdan kaynaklandığını tespit ve kabul ettiğini, eksik iş yapıldığı iddiasına ilişkin olarak da sözleşmenin kilogram üzerinden kurulduğunu, 330.000,00 kg iş belirlenmiş olmasına rağmen yüklenicinin 332.853,00 kg iş yaptığını, davacının sunduğu dışarıdan alınan işlere ilişkin faturaların ise dava konusu işle ilgisinin olmadığını ortaya koyduğunu, mahkemenin, kendi tespitleriyle çelişerek gecikmeden kaynaklı zarar taleplerini eksik iş başlığı altında değerlendirdiğini, vekil eden aleyhine 811.344,22-TL tazminata hükmettiğini ve 114 gün boyunca fabrikanın işgal edilmesi ile yeni iş alma imkânının ortadan kalkmasına ilişkin karşı taleplerimizi reddettiğin, mahkemenin gerekçeli kararında da açıkça ortaya konulduğu üzere, 114 günlük gecikmede kusur davacı işverene ait olduğunu, sözleşmede 330.000,00 kg olarak belirlenen işin, vekil eden tarafından 332.853,00 kg olarak eksiksiz ve hatta fazlasıyla yerine getirildiğini, yerel mahkeme davacının kusurunu kabul etmesine rağmen taleplerini dikkate almadığını, yerel mahkeme kaldırılmasını, asıl dava yönünden vekil eden aleyhine hükmedilen 811.344,22 TL eksik iş bedelinin reddini, karşı dava yönünden taleplerinin reddine ilişkin yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklı cezai şart, dava dışı firmanın davacıya kestiği gecikme cezasının davalıya rücusu, eksik iş bedelinin ve RT masrafının tahsili taleplerine ilişkin olup, yüklenicinin açtığı karşı dava ise, davacının zamanında malzeme teslim etmemesi nedeniyle oluşan zarar, ecrimisil, enflasyon farkı ve bakiye alacak talepleri istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 HMK, 6098 Sayılı TBK 3. Değerlendirme ve karar İş sahibinin açtığı asıl dava; eser sözleşmesinden kaynaklı cezai şart, dava dışı firmanın davacıya kestiği gecikme cezasının davalıya rücusu, eksik iş bedelinin ve RT masrafının tahsili taleplerine ilişkin olup, yüklenicinin açtığı karşı dava ise, davacının zamanında malzeme teslim etmemesi nedeniyle oluşan zarar, ecrimisil, enflasyon farkı ve bakiye alacak taleplerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır. Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili; tarafların 15.04.2022 tarihli Genel İmalat Sözleşmesi uyarınca belirli çelik imalatlarının teslimi konusunda anlaştıklarını, teslim tarihi olarak 01.08.2022 belirlendiğini, ancak davalının işçilik yükümlülüklerini zamanında ve eksiksiz yerine getirmediğini, davalının işi 114 gün gecikmeli olarak 23.11.2022 tarihinde teslim ettiği, bu sürede müvekkilin hem dava dışı asıl iş sahibine gecikme cezası ödediği hem de eksik kalan imalatları üçüncü kişilere yaptırmak zorunda kaldığı, ayrıca fazladan RT test ücretleri ve hatalı faturalama nedeniyle zarara uğradığını beyanla şimdilik 1.000 TL sözleşme ile kararlaştırılan cezai şart, 100 Euro dava dışı firmanın müvekkiline kestiği cezanın rücuen tahsili, 1.000 TL eksik iş bedeli, 100 Usd ekstra ödenen RT masrafları ve 100 TL eksik ifa nedeniyle 2.059 kg içerisinde 5 TL yerine 10,24 TL birim fiyattan hesaplanarak fatura kesilmesi nedeniyle aradaki fark alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesiyle, eksik iş bedeli taleplerini 811.344,22 TL’ye yükselttiklerini bildirmiştir. Davalı karşı davacı vekili; davacı tarafça ediminde olan malzemenin zamanında teslim edilmemesi ve üretilen ürünün süresinde teslim alınmaması nedeniyle davacının kusurlu olduğundan asıl davanın reddi gerektiğini, karşı dava olarak ise, şimdilik 1.000 TL zamanında malzeme teslim edilmemesi nedeniyle oluşan zarar, 1.000 TL fabrika sahasını davacının uzun süre kendi deposu gibi kullanması nedeniyle ecrimisil, 1.000 TL geç ödeme nedeniyle enflasyon farkı zararı ve 1.000 TL bakiye alacağın davacıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı iş sahibi, davalı-karşı davacı yüklenicidir. Taraflar arasında imzalanan 15.04.2022 tarihli yazılı Genel İmalat Sözleşmesine göre, imalat sipariş formunda bildirilecek ürünlerin, davalı yüklenici tarafından sözleşme hükümlerine ve sözleşmenin ayrılmaz parçası olan imalat sipariş formlarına uygun şekilde imal edilerek, ayıpsız şekilde tesliminin kararlaştırıldığı, sözleşmenin 6.2.1 maddesine göre, sipariş verenin sözleşmeyi sona erdirmeyip yapılan malların teslimini talep etmesi halinde, geciken her gün için, sipariş formunda belirtilen miktarda ceza bedelinin kesileceği ve bu bedelin yükleniciye yapılacak ödemeden mahsup edileceği; Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olan İmalat Sipariş Formuna göre; yüklenici, "FEED GAS DUCT-F4-104-A, F4-105-B & C, F4-106-D, F4-117-1, F4-117-2" numaralı imalatlar ile "COMBUSTION AIR-F4-072-B, C & D, F4-073-F, G & H, F4-074-A, F4-075-E, F4-076-J, JA & K, F4-077-N, F4-078-Q" numaralı imalatların yapım işini üstlendiği, bu imalatlara ilişkin olarak, kilogram başına birim fiyat 10,24 TL olarak belirlendiği; toplam imalat miktarının 330.000,00 kg olacağı, bu miktar üzerinden KDV dâhil toplam iş bedelinin 3.988.400,00 TL olacağı, işin 01.08.2022 tarihinde teslim edileceği belirlenmiştir. Tüm ticari, hammadde ve talaşlı imalat malzemelerinin temini ve davacı iş sahibinden talep edilerek takibi, yüklenici firmanın sorumluluğunda olacağı, sözleşmenin feshedilmemesi ve işin tesliminin talep edilmesi hâlinde, geciken her gün için iş bedelinin %1’i oranında ceza, yükleniciye yapılacak ödemelerden mahsup edileceği, T (Ultrasonik Test) ve RT (Radyografik Test) uygulanacak kaynaklar, Sermak Metal üretim birimi tarafından bildirileceği, NDT (Tahribatsız Muayene) kontrollerinde imalatçıya bir defaya mahsus tamir hakkı tanınmakta olup, sonraki NDT hizmetlerine ilişkin masrafların imalatçıya ait olacağı hususları kararlaştırılmıştır. Taraflar arasında iş bedelinin KDV dahil 3.988.400,00 TL götürü bedel olarak kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Götürü bedelli eser sözleşmelerinde Yargıtayın istikrar kazanan uygulama ve içtihatlarında yüklenicinin hak ettiği iş ve imalât bedelinin tespiti ya da iş sahibinin fazla ödemesinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için, eksik ve kusurlar dikkate alınmak ve düşülmek suretiyle işin fiziki gerçekleşme onanının işin tamamına göre tespit ve bulunacak oranın götürü bedeli uygulanmak suretiyle hak edilen bedel bulunup bundan kanıtlanan ödemenin düşülmesi suretiyle hesaplanacağı kabul edilmektedir. Davacı iş sahibinin eksik işlerin giderim bedelini talep edebilmesi için iş bedelinin tamamının ödenmesi gerekir. İş bedelinin tamamının ödenmemesi halinde giderim bedeli değil varsa fazla ödemenin istirdatı talep edilebilir. (Yargıtay 15.H.D. 2016/3714 E, 2016/4342 K) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen faturadaki alacakla ilgili olarak, süre geçtikten sonra iade edilmesi veya ticari defterlere kaydedildikten sonra iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. İtiraz süresi geçtikten sonra, faturaların doğrudan iade edilmesi veya iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacaktır. Faturaya itiraz edilmemesi sözleşme ilişkisini kanıtlamaz ise de, sözleşme ilişkisinin kanıtlanması halinde, bu sözleşme gereğince düzenlenmiş olan ve süresinde itiraz edilmeyen faturadaki miktar kesinleşir. (Yargıtay 15.H.D. 2016/4742 E, 2018/652 K sayılı ilamı) Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda somut dosya yönünden yapılan incelemede; mahkemece tacir olan tarafların ticari defterleri bilirkişice incelettirilmiş olup alınan rapora göre, davalı yüklenici tarafından davacı adına düzenlenen toplamda 332.853,00 kg’lık imalat karşılığında KDV dâhil toplam 3.534.983,81 TL bedelli 7 adet faturanın her iki tarafın ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, davacı tarafından davalıya toplam 3.436.000,00 TL ödeme yapıldığı, bu çerçevede davalı yüklenicinin kesinleşen faturalar nedeniyle davacıdan bakiye 98.983,81 TL tutarında alacağı bulunduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, taraflar arasında kararlaştırılan götürü bedel eser sözleşmesi uyarınca davalı yüklenicinin sözleşme kapsamında alacağının belirlenmesi için gerçekleştirilen imalatın tüm işe oranının fiziki olarak tespiti gerekmekte ise de, davalı yüklenicinin sözleşme kapsamında tüm alacağını 3.534.983,81 TL bedelli 7 adet faturaya hasrettiği, ilgili faturaların da davacı defter ve kayıtlarına işlenmiş olduğu, bu suretle TTK.21/2 maddesi uyarınca fatura içeriği ve bedelin davacı aleyhine kesinleştiğinin kabulü gerekeceğinden, ayrıca davalı hakedişinin fiziki yönteme göre tespiti gerekli görülmemiştir. Netice olarak, taraflar arasında kararlaştırılan 15.04.2022 tarihli KDV dahil 3.988.400,00 TL götürü bedel eser sözleşmesi kapsamında davalı yüklenicinin 3.534.983,81 TL’lik imalat bedeline hak kazandığı, davacı iş sahibinin ispatlanan ödemesinin 3.436.000,00 TL olduğundan davalı yüklenicinin bakiye 98.983,81 TL alacağı bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Mahkemece her ne kadar davacı iş sahibinin üçüncü kişilere yaptırdığı işe dair kabul edilebilir iş bedelinin 1.363.744,22 TL olduğu, davalı yüklenicinin taahhüt ettiği 3.988.400,00 TL götürü bedelli işin 453.416,19 TL”sini eksik bıraktığı ve davalının davacıdan bakiye 98.983,81 TL alacağı da bulunduğundan üçüncü kişilere yaptırılan 1.363.744,22 TL den eksik bırakılan 453.416,19 TL ve 98.983,81 TL bakiye alacak düşülerek bakiye 811.344,22 TL eksik iş bedelinin davalı yükleniciden tahsiline karar verilmişse de, yukarıda açıklandığı üzere, davacı iş sahibinin eksik işlerin giderim bedelini talep edebilmesi için iş bedelinin tamamının ödenmesi gerekeceği, iş bedelinin tamamının ödenmemesi halinde giderim bedeli değil varsa fazla ödemenin istirdatı talep edilebileceği, buna göre somut davada, davacı iş sahibince götürü bedelin tamamının ödenmemiş olması nedeniyle eksik iş bedelinin talep edilemeyeceği, davacının fazla ödemesinin de bulunmadığı, aksine davacının davalıya bakiye 98.983,81 TL daha borcu olduğundan, mahkemece, asıl davada davacı iş sahibinin eksik iş bedeli taleplerinin reddi ve karşı davada davacı yüklenicinin bakiye iş bedeli talebinin taleple bağlı kalınarak kabulü gerekirken yanılgılı değerlendirme ile bu yöndeki talepler hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Davacı iş sahibinin dava konusu sözleşme nedeniyle kararlaştırılan cezai şart talebi ve dava dışı firmanın davacıya kestiği gecikme cezasının davalıya rücusu yönündeki talepleri yönünden yapılan incelemede; taraflar arasında kararlaştırılan sözleşmenin 6.2.1 maddesinde işin süresinde teslim edilmemesi hali için öngörülen ceza TBK 179/2. maddesi uyarınca ifaya ekli cezai şart niteliğinde olup, bu cezanın istenebilmesi için ifanın çekincesiz kabul edilmemiş ya da bu haktan açıkça feragat edilmemiş olması gerektiği, aksi halde cezai şartı isteme hakkının düşeceği, oysa, davacı iş sahibince ifa kabul edilirken ihtirazi kayıt konulmadığı gibi mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davacı iş sahibinin edimi olan sözleşme konusu hammadde temininde de gecikmeler yaşandığı, buna göre, davacının akdin ifasında kusurlu davranışı nedeniyle TBK.97 maddesi uyarınca davalı yükleniciden ceza talep edemeyeceği, öte yandan, kararlaştırılan sözleşmede dava dışı firmanın davacıya keseceği cezalardan davalının sorumlu olacağı yönünde düzenleme de bulunmadığından mahkemece bu yöndeki istek kalemlerinin reddi kararları yerindedir. Davacı iş sahibinin fazladan RT (Radyografik Test) yapılmak zorunda kalınması nedeniyle alacak talebi incelendiğinde; kararlaştırılan sözleşme uyarınca davacının davalıya ikinci RT yaptırılacağı yönünde bir bildiriminin bulunmadığı, bu yöndeki iddianın salt tanık beyanıyla ispatı olanağı da bulunmadığı, davacının dava dışı taksan firmasına vaki ödemesinin birinci RT hizmeti sonrası hizmetlere ilişkin olduğunun açık olmadığı, bu yönde dava dışı firmanın davacı kestiği hizmet faturasının da bulunmadığının anlaşılmasına göre mahkemece bu yöndeki istemin reddi kararı da yerindedir. Davalı karşı davacı tarafın davacının zamanında malzeme teslim etmemesi nedeniyle oluşan zarar, ecrimisil, enflasyon farkı talepleri yönünden yapılan incelemede; işin teslimi için kararlaştırılan 90 gün sonrasına ilişkin gecikmeden kaynaklanan zararlarının tazminini isteminin, kararlaştırılan sözleşmenin götürü bedel niteliğinde olması ve yüklenicinin bu bedelin üzerinde ücret isteyemeyeceği, istemin sözleşme dışı iş kapsamında da kalmaması nedenleriyle reddinin yerinde olduğu, davacının sözleşmeye aykırı olarak üretilen ürünleri zamanında teslim almayarak fabrika alanının işgal edildiği iddiasıyla ecrimisil isteminin, ürünlerin, davalıya ait fabrika sahasında imal edilmiş olması ve belirli bir süre sahada kalmasının taraflar arasındaki genel imalat sözleşmesinin doğal bir sonucu olduğundan davacı iş sahibinin haksız işgalci olduğundan sözedilemeyeceği, davalı yüklenicinin davacıya herhangi bir ihtarnamesinin de mevcut olmadığından bu yöndeki talebin reddinin de yerinde olduğu, geç ödeme nedeniyle zarar talebinin ise, taraflar arasındaki borç ilişkisinde kesin vadeye bağlanmış bir ödeme tarihi bulunmadığı gibi, borçluyu temerrüde düşürecek şekilde usulüne uygun bir ihtarname de gönderilmediği, sözleşmedeki 15 günlük süre kararlaştırmasının da kesin vade içermeyip alacağın muacceliyetine ilişkin olmasına göre bu yöndeki talebin reddi kararı da yerindedir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı-karşı davacı vekilinin istinafının kısmen kabulüne, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılması ile yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, Davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/07/2025 tarih, 2023/58 Esas, 2025/433 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA, A-ASIL DAVA YÖNÜNDEN; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken maktu karar harcından 179,90-TL peşin harcın ve 13.838,66-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 13.403,16-TL’nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Kocaeli Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden ödendiği anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, -İlk Derece Mahkemesince hesaplanan harç miktarı ile Dairemizce hesaplanan harç miktarı farklı olduğundan, İlk Derece Mahkemesince düzenlenen 13/10/2025 tarih, 2025/557 nolu harç tahsil müzekkeresinin işlemsiz iadesinin istenmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın reddedilen kısmı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre hesaplanan 128.460,45-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, B-KARŞI DAVA OLARAK AÇILAN DAVADA; 1-Bakiye iş bedeli talebinin taleple bağlı kalınarak 1.000 TL yönünden kabulü ile, bu miktarın karşı dava tarihinden (10.3.2023) itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, 2- Karşı davacının diğer taleplerinin reddine, 3-Kabul edilen kısım üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732-TL maktu karar harcından dava açılırken peşin harç olarak yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, -İlk Derece Mahkemesince hesaplanan harç miktarı ile Dairemizce hesaplanan harç miktarı farklı olduğundan, İlk Derece Mahkemesince düzenlenen 13/10/2025 tarih, 2025/556 nolu harç tahsil müzekkeresinin işlemsiz iadesinin istenmesine, 4-Kocaeli Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden ödendiği anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul red durumuna göre (1/4) 780 TL sinin davalıdan, 2.340 TL sinin davalı-karşı davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, -İlk Derece Mahkemesince hesaplanan harç miktarı ile Dairemizce hesaplanan harç miktarı farklı olduğundan, İlk Derece Mahkemesince düzenlenen 13/10/2025 tarih, 2025/556 nolu harç tahsil müzekkeresinin işlemsiz iadesinin istenmesine, 5-Davalı-karşı davacı tarafından yapılan ve uyap kayıtlarında görünen toplamda 10.345,82 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 2.586,46 TL sinin davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, bakiyesinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı-karşı davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre hesaplanan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davalı karşı davacıya verilmesine, 7- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre hesaplanan 3.000,00-TL vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, İstinaf incelemesi bakımından; 9-Davacı vekilinin başvurusu reddedildiğinden alınması gerekli istinaf karar harcından peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye harç alınmasına yer olmadığına, ilgili tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı-karşı davacı vekilinin istinafı kısmen yerinde görüldüğünden asıl ve karşı dava yönünden yatırılan istinaf karar harçlarının tarafına iadesine, 11-Davalı-karşı davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan 3.366,20 TL başvuru harcı yargılama giderinin davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, 12-Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 15/01/2026 * Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır