11. Hukuk Dairesi 2011/11138 E. , 2012/18320 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İnegöl 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/05/2011 tarih ve 2008/379-2011/216 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve
**11. Hukuk Dairesi 2011/11138 E. , 2012/18320 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İnegöl 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/05/2011 tarih ve 2008/379-2011/216 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 31.01.2002 tarihinde kurulmuş olan Arif Oğlu Sigorta ve Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti' nin % 30 oranında hissedarı olduğunu, davalılardan ...'ın %40, ...'ın ise % 30 oranında hissedar olduklarını, anılan şirketin 2002 yılında kurulmuş olmasına karşın o tarihden bugüne kadar müvekkiline hiç kar payı ödenmediğini, 2005 yılından itibaren de Genel Kurul toplantılarına çağrılmadığını, davalıların müvekkilinin hissedarlık haklarını gözardı ederek şirketi kendilerine göre yönettiklerini ileri sürerek TTK'nun 551/2. maddesi uyarınca müvekkilinin şirket ortaklığından ayrılmasının hüküm altına alınmasını, dava tarihi itibariyle bilirkişice tespit olunacak % 30 oranındaki müvekkiline ait hisse değeri ile bugüne değin ödenmeyen kar paylarının da davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, ortaklara karşı açılan davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, haksız ve yersiz açılan davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, açılan davanın şirkete yöneltilmesi gerektiği, davacı kâr paylarına yönelik dava açmış ise de, 2002, 2003, 2004 yıllarına ait kârların dağıtım yapılmamasına ilişkin karara iştirak etmesi, 2005, 2006 ve 2007 yıllarına ait kârların dağıtılmamasına ilişkin karara iştirak etmediği, usulüne uygun olarak da davacı ortağa çağrı yapılmadığı ancak bu yıllara ait karların dağıtılmayarak sermaye artırım kararının diğer şirket ortaklarınca alındığı ve Ticaret Siciline Tescil edilmiş olduğu, bunun iptaline yönelik davanın TTK'nun 381. Maddesi uyarınca 3 ay içerisinde açılabileceği, davacının buna yönelik bir davasının olmadığı, Arifoğlu Aracılık Sigorta Hizmetleri Ltd. Şti'nin 3 ortak olup, ortaklardan ... ve ... kardeş olup çoğunluk hisseye sahip olmaları, hissedarların hiçbir kar payı dağıtmadan şirketi devam ettirmesi, azınlık hisse sahibi olan davacının çalışma şevkini kaybettireceği ve haklarını elde etmesini oldukça zora sokacağı, davacının ortaklıktan çıkması için muhik sebebin mevcut olduğu gerekçeleriyle, davacının davalılar ... ve ... aleyhine açmış olduğu davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacının TTK nun 551/2. maddesi uyarınca ortaklıktan çıkmasına izin verilmesine, davacının hissesine düşen sermaye payı olan 15.004,76 TL payının davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, kar payına yönelik davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Dava dilekçesinin başlangıç bölümündeki " Dava " başlıklı bölümde açıkça ticari yasal faiz istenmiş olmasına rağmen bu konuda olumlu olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmediği gibi, davacı vekilince yatırılan 525 TL bilirkişi ücretinin hesaba katılmaması sureti ile eksik yargılama giderine hükmedilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabülü ile hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.