12. Ceza Dairesi 2020/10660 E. , 2023/5008 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/948 E. 2016/96 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar t
**12. Ceza Dairesi 2020/10660 E. , 2023/5008 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/948 E. 2016/96 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Karacabey 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2015/948 Esas, 2016/96 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.11.2020 tarihli ve 2016/217425 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; 1.Kararın usul ve Yasaya aykırı olduğuna, 2.Sanıkların mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine, 3.Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, 4.Diğer temyiz sebeplerine,İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü 1."Sanıklar ... ve ... hakkında kültür varlıkları bulmak amacıyla izinsiz kazı yapmak suçundan eylemlerine uyan 2863 sayılı Kanun'un 74/1-2. cümle maddesi gereğince cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmış ise de; sanıklar aşamalarda suçlamayı kabul etmemişler ve sanık ...'e yağmur sularının toplandığı su kuyusu kazması için yardım ettiklerini savunmuşlar, sanık ... ise soruşturma aşamasındaki ifadesinde borçları nedeniyle tarlasındaki zeytin ağacının işaret olabileceğini düşünerek altın bulabileceğini ve borcunu ödeyebileceğini düşündüğünü, bu nedenle sanıklar ... ve ...'yı yevmiyeli olarak para ile tuttuğunu ikrar etmiştir. Sanıkların inkar yollu savunmaları ile sanık ...'in, sanıklar ... ve ...'in yevmiye olarak çalıştıkları bu nedenle kazı yapma amacını bilmedikleri yönündeki beyanları dikkate alındığında yüklenen suçun sanıklar tarafından işlenip işlenmediği yönünde mahkememizce yoğun şüpheye düşülmüştür. Ceza Muhakemesi Hukukunun temel prensiplerinden olan ve her hukuk devletinde kabul edilip masumluk karinesi ile yakından ilgisi olan ''şüpheden sanığın yararlanacağı'' ilkesi ışığında; yapılan ceza muhakemesi sonunda fiilin sanık tarafından işlendiği %100 sübuta ermediği taktirde beraat kararı verilecektir. Böyle bir ilkenin kabul edilmesinin sebebi, bir suçlunun cezasız kalmasının, bir masumun mahkum olmasına tercih edilmesidir; başka bir ifade ile masumluk karinesidir. Somut olayda sanıkların yüklenen suçu işlediğine dair her tür şüpheden uzak, yeterli, inandırıcı ve kesin delil elde edilemediği, bu noktada ''şüpheden sanık yararlanır'' ilkesi ve masumluk karinesi için uygulama alanı doğduğu anlaşılmakla CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince sanıkların beraatine karar vermek gerekmiştir. Sanık ... hakkında her ne kadar kültür varlıkları bulmak amacıyla izinsiz kazı yapmak suçunu işlediğinden bahisle eylemine uyan 2863 sayılı Kanun'un 74/1-2. cümle maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, sanığın kovuşturma aşamasında öldüğü anlaşılmakla kamu davasının TCK'nın 64.maddesi ve CMK.nın 223/8 maddeleri gereğince düşmesine karar verilmiştir. Mahkememizce hüküm kurulurken hüküm fıkrasında maddi hata neticesinde sanık ...'in soyisminin "Dinletener" yerine "Dinleter" olarak yazıldığı ve bu durumun basit yazım hatası niteliğinde olduğu anlaşıldığından hüküm fıkrasında sanığın soyismi "Dinletener" olarak düzeltilmiş; ayrıca hüküm kurulurken maddi hata neticesinde müsadere hakkında karar verilmediği anlaşıldığından Yeşildere muhtarına yediemin olarak teslim edildiği anlaşılan 1 adet hitli, 1 adet kazma, 1 adet balyoz, 2 adet kürek, 1 adet jeneratör, 1 adet makara, 10 metre uzunluğunda urgan ip, 3 adet kova ve 1 adet üçlü prizin müsadere talebinin reddi ile sahibine iadesine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmektedir. 2. Sanık ... savunmasında; "Üzerime atılı suçu anladım. Arkadaşım ...'in beyanlarına aynen katılıyorum. Olay anlattığı şekilde meydana gelmiştir. ... bize yağmur suları toplamak amacıyla tarlasında su kuyusu kazmak istediğini söyleyerek bizden yardım istemişti. Biz de bu amaçla kuyu kazmasına yardımcı olmuştuk. Ancak gerçek niyeti ciddi miktarda borcu olduğu için define bulmak ümidiyle kazı yapmakmış. Bu durumu karakola gittiğimizde itiraf etti. Zaten kendisi dürüst bir insandı. Karakol komutanı sorunca niteyini itiraf etti. Ancak define aramak amacının olduğunu bize söylememişti. Biz tamamen su kuyusu kazdığımızı düşünerek kendisine yardımcı olmuştuk. ... kısa bir süre önce borçlarının yarattığı sıkıntıdan dolayı intihar etmiş bu nedenle vefat etmiştir. Suçlamayı kabul etmiyorum. Suçsuzum. Beraatime karar verilmesini talep ederim. Mahkemenin aksi kanaate varması halinde mahiyetini ve sonuçlarını tarafıma anlatmış olduğunuz hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin hakkımda uygulanmasını talep ederim." demiştir. 3. Sanık ... savunmasında; "Üzerime atılı suçu anladım. Hakkımızda define aradığımızdan bahisle kaçak kazı yaptığımız iddia edilmektedir ancak böyle bir durum söz konusu değildir. ...'ı yaklaşık üç yıldır tanırız. Bize köydeki tarlasında üzüm yetiştiriciliği yapmak istediğini ve bu nedenle yağmur sularını toplamak amacıyla tarlasında bir kuyu kazmak istediğini söyleyerek bizden yardım istedi. Bu kuyuya kış kuyusu da denmektedir. Biz de kendisine hafta sonları yardımcı olabileceğimizi söyledik ve olay tarihinde tarlasında kuyu kazmasına yardımcı oluyorduk. Beyan ettiğim gibi biz yer altı kuyusu kazmıyorduk. Bu şekilde kış kuyuları bildiğim kadarıyla yaklaşık üç metre ebatlarında kazılır. Biz de bu nedenle geniş ve derin bir kuyu kazıyorduk. Bizim kesinlikle define aramak gibi bir amacımız yoktu. Sadece arkadaşımız olan ...'a yardımcı olmaya çalışıyorduk. Biz kuyuyu kazdığımız esnada jandarma geldi ve hakkımızda şikayet olduğunu söyleyerek bizi götürdü. Karakola gittiğimizde ... gerçek niyetini itiraf etti. Yüklü miktarda borçları olduğu için tarlasındaki zeytin ağacının bir işaret olabileceğini ve tarlasında define olabileceğini düşünmüş. Bu nedenle tarlasını kazdırmış ancak bize ifade ettiğim gibi su kuyusu kazmak istediğini söylemişti. Biz de bu amaçla kendisine yardımcı olmuştuk. Suçlamayı kabul etmiyorum. Beraatime karar verilmesini talep ederim. Mahkemenin aksi kanaate varması halinde mahiyetini ve sonuçlarını tarafıma anlatmış olduğunuz hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin hakkımda uygulanmasını talep ederim." demiştir. IV. GEREKÇE 1.Olay günü saat 15.30 sıralarında kaçak kazı yapıldığı yönündeki ihbar üzerine kolluk ekiplerince olay yerine intikal edildiği, temyiz dışı sanık ... ve temyize konu sanık ...'nın kazı yerinin yanında durur halde olduğu, sanık ...'in kuyunun içinde kazı yapar vaziyette olduğunun görüldüğü, kazı çukurunun 4.5 m yüksekliğinde, 2,5 m eninde, 2.2 m çapında olduğu, olay yerinde hilti, kazma, kürek, balyoz, jeneratör bulunduğu, kuyunun hemen başında zeytin ağacı olduğu hususlarının tespit edildiği, temyiz dışı sanık ...'in kolluktaki beyanında, dava konusu yerin kendisine ait olduğunu, çevresine 500.000 TL borcu olduğunu, arazisindeki zeytin ağacını işaret olarak düşünerek altın bulup borcunu ödeme niyetiyle kazı yaptığını, ... ve ...'yı yevmiyeli olarak tuttuğunu beyan ettiği, sanıklar Kadir ve Yahya'nın aşamalardaki savunmalarında üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmedikleri, ...'in kendisine ait arazide yağmur sularını toplamak amacıyla su kuyusu kazmak istediğini söyleyerek kendilerinden yardım istediğini, kendilerinin de bu amaçla yardım ettiklerini, ...'in define aradığını bilmediklerini, ...'in kollukta bu hususu itiraf ettiğini ve borçları nedeniyle intihar ederek vefat ettiğini beyan ettikleri dosya kapsamında, sanıkların ...'in define aramak amacıyla kazı yaptırdığını bildiklerine ve üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair, savunmalarının aksine, şüpheden uzak, mahkumiyete yeter derecede kesin delil mevcut olmadığı anlaşıldığından, mahkemece sanıkların beraatine dair hüküm tesisinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. 3. Sanık ...'in "..." olan soy isminin, kısa kararda maddi hata ile "..." olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir nitelikte olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karacabey 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2015/948 Esas, 2016/96 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.11.2023 tarihinde karar verildi.