11. Ceza Dairesi 2021/4658 E. , 2023/6517 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/1042 E., 2016/226 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarih…
**11. Ceza Dairesi 2021/4658 E. , 2023/6517 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/1042 E., 2016/226 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 Sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mudanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2014/1042 Esas, 2016/226 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı ... Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, katılan ... ile dört yapının şantiye şefliği konusunda sözleşme imzaladıklarına, ikisini birlikte tamamladıklarına, ancak ... ...'e ait yapının ruhsat işlemleri sırasında katılanın askere gitmiş olması nedeniyle bilgisi dahilinde yerine ruhsat belgesine imza attığına, sahtecilik kastının olmadığına, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, anılan nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Katılan ...'nın inşaat mühendisi olduğu, 2012 yılı içinde aynı şekilde inşaat mühendisi olup inşaat işleri üstlenen sanık ... adına ... ... ... ve ... isimli inşaat sahipleri için şantiye şefliği yapmayı kabul ettiği ve bu çerçevede sözleşme imzaladığı, sözleşmenin gereğinin yerine getirilebilmesi için katılanın nüfus cüzdanı fotokopisi, mezuniyet belgesi ve oda sicil numarasını sanık ...'a verdiği, sanık ...'ın katılanın bilgilerinden istifade ile ... Sağlam ve ... ... isimli yapı sahiplerine ilişkin işler çerçevesinde de katılanın bilgilerini kullanarak Osmangazi Belediyesi'ne verilen 09.10.2012 tarih ve 879 sayılı, Mudanya Belediyesi'ne verilen 28.12.2012 tarih ve 329-330-331 sayılı ''Yapı Ruhsatı'' başlıklı belgeleri katılan ... adına şantiye şefi olarak düzenleyerek yerine imza attığı, ... Sağlam'a ait yapı belgeleri nedeniyle soruşturma evrakının ayrılarak Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2015 tarihli ve 2014/803 Esas, 2015/545 Karar sayılı dosyası üzerinden yargılama yapılıp karar verildiği anlaşılmıştır. 2. Sanık aşamalardaki savunmasında özetle; ... Sağlam ve ... ... isimli yapı sahipleriyle anlaşma yaptığını, katılan ...'nın da bu yapılarda şantiye şefliği hizmet sözleşmesi yaptığını, ancak ruhsatların yazılma aşamasında askere gittiğini, bu nedenle katılanın bilgisi dahilinde ruhsatlara katılan yerine kendisinin imza attığını, sahtecilik kastının bulunmadığını beyan etmiştir. 3. Katılan ... aşamalarda özetle; sanık ile iki yapının şantiye şefliği konusunda anlaştıklarını, daha sonra askere gittiğini, döndükten sonra başkaca yapılarda şantiye şefi olarak gösterildiğini öğrendiğini, yapılan işlerden haberinin olmadığını, sanığa adına imza atması konusunda bir kabulde bulunmadığını beyan etmiştir. 4. Osmangazi Belediyesi ve Mudanya Belediyesinden ilgili şantiye şefliği sözleşme asılları, inşaat ruhsat asılları, şantiye şefi taahhütname asılları ve eki evrakın getirtilerek belgeler üzerinde yaptırılan incelemeye ilişkin 16.06.2014 tarihli Uzmanlık raporunda, yapı sahibi ... ... olan 28.12.2012 tarih ve 329-330-331 sayılı ''yapı ruhsatı'' başlıklı belgeler, "şantiye şefleri hizmet sözleşmesi örneği", "şantiye şefleri tarafından idareye verilecek taahhütname örneği" başlıklı belgeler üzerinde ... adına atılı imzaların, ... elinden çıktığını gösterir uygun bulgu olmadığı tespitlerine yer verilmiştir. 5. Mahkemece, sanık hakkında, yapı sahibi ... olan 28.12.2012 tarih ve 329-330-331 sayılı ''yapı ruhsatı'', "şantiye şefleri hizmet sözleşmesi örneği", "şantiye şefleri tarafından idareye verilecek taahhütname örneği" başlıklı belgeler üzerinde katılanın adına imza atmak suretiyle zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek, anılan suçtan cezalandırılmasına ilişkin temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmıştır. 2. Ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (YCGK) 22.04.2014 tarihli ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı ... Ceza Kanunu ile 5237 sayılı Kanun'un “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçlarında korunan hukuki yararın kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca, "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması, aynı anda düzenlenen belgeler yönünden ise Kanun'un 61 ... maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiği de gözetilerek; Sanık hakkında, benzer nitelikteki eylemleri nedeniyle soruşturma aşamasında tefrik edilerek Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen dava ile ilgili olarak UYAP üzerinden yapılan incelemede, 15.09.2015 tarihli ve 2014/803 Esas, 2015/545 Karar sayılı karar ile resmi belgede sahtecilik suçundan yargılama yapılıp mahkumiyet hükmü kurulduğunun ve anılan dava dosyasına konu eyleme ilişkin iddianame ve suç tarihlerine göre sanığın eylemlerinin, bir suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünü kısa zaman aralıkları içerisinde, birkaç kez ihlal etmek suretiyle zincirleme biçimde işlenmiş tek suçu oluşturduğunun anlaşılması karşısında, anılan dosyanın akıbeti araştırılıp duruşmaya getirtilerek incelenmesi, mümkün olması halinde davaların birleştirilmesi, aksi halde bu dosyayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya içine alınması ile kesinleşmiş hükümlerin zincirleme suç kapsamında kaldığının anlaşılması halinde ise Y.C.G.K'nın 15.03.2016 tarihli ve 2014/847 Esas, 2016/128 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezaların mahsup edilmesi gerektiği gözetilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması, 3. Kabule göre de; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Nedenleriyle hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mudanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2014/1042 Esas, 2016/226 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2023 tarihinde karar verildi.