başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir deniz kuvvetleri komutanlığı dz k emrinde yarbay olarak görev yapmakta iken başvurucunun cumhuriyet başsavcılığı tarafından yürütülen ve bölgesinde gerçekleştirilen ihalelere suç işlemek amacıyla kurulan örgüt tarafından fesat başvuru numarası karar tarihi karıştırıldığına dair iddiaların incelendiği bir soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifadesi alınmıştır tarihli iddianame ile başvurucu hakkında suç örgütünün hiyer
başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir deniz kuvvetleri komutanlığı dz k emrinde yarbay olarak görev yapmakta iken başvurucunun cumhuriyet başsavcılığı tarafından yürütülen ve bölgesinde gerçekleştirilen ihalelere suç işlemek amacıyla kurulan örgüt tarafından fesat başvuru numarası karar tarihi karıştırıldığına dair iddiaların incelendiği bir soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifadesi alınmıştır tarihli iddianame ile başvurucu hakkında suç örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte suç örgütüne bilerek ve isteyerek yardım suçundan ağır ceza mahkemesinde ağır ceza mahkemesi kamu davası açılmıştır ulusal yargı ağı bilişim sistemi uyap üzerinden yapılan incelemeye göre söz konusu dava derdesttir başvurucu hakkında kamu davası açılması üzerine dz k tarafından da idari tahkikat başlatılmıştır tahkikat sonucunda düzenlenen raporda başvurucu hakkındaki iddialar iletişim tespit tutanakları ve dz vermiş olduğu ifade tutanağı birlikte incelendiğinde başvurucunun iddianamede belirtilen suç örgütünün mensuplarından olduğu ileri sürülen isimli şahısla aşırı samimiyet kurduğunun firmasının servis hizmeti ile ilgili faaliyetlerini kontrol etmekle görevli olmasına rağmen söz konusu şahısla aşırı samimiyet kurarak menfaat temin etme yoluna gittiğinin ve firmanın küçük hatalarını tolere ettiğinin şahsın istekleri doğrultusunda şahsın şirketi ve ihaleye giren rakip şirketler ile ilgili bilgiler temin ederek bu şahsa verdiğinin adı geçen şahısla arasında geçen konuşmalarında her fırsatta menfaat temin etmeye çalıştığının ve bu menfaatlerden amirim diye bahsettiği bir personelin de yararlanmasını sağlamaya çalıştığının iv evli olmasına rağmen yabancı uyruklu bir bayanla para karşılığı cinsel ilişkiye girdiğinin her ne kadar sonradan ücretini ödediğini ifade etse de arası uçak bileti bir otelin yıllık üyelik kartı ve yabancı uyruklu bir bayanla girmiş olduğu cinsel ilişki masraflarını karşılatarak menfaat sağladığının anlaşıldığı tespit ve değerlendirmelerine yer verilmiştir dz k bünyesinde kurulan komisyon tarihinde başvurucunun disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle türk silahlı kuvvetlerinden tsk ilişiğinin kesilmesinin komutanlık onayına sunulmasına karar vermiştir dz k ve genelkurmay başkanlığı nezdindeki onay işlemlerinin tamamlanmasının akabinde milli savunma bakanlığı tarafından imzalanan tarihli kararname ile hakkındaki ayırma işlemi tekemmül eden başvurucunun tarihinde tskdan ilişiği kesilmiştir başvurucu hakkında tesis edilen tskdan ayırma işleminin iptali istemiyle tarihinde askeri yüksek mahkemesinde dava açmıştır birinci dairesi mahkeme tarihinde oybirliğiyle verdiği kararla davayı reddetmiştir kararın gerekçesinin ihlal iddialarına konu edilen ilgili kısmı şöyledir yasal dinleme kararları neticesinde elde edilen iletişim tespit tutanaklarından davacının servis hizmeti ile ilgili faaliyetlerini kontrol etmekle görevli olduğu bir şahısla aşırı samimiyet kurarak sürekli menfaat temin etmeye çalıştığı ve firmanın küçük hatalarını tolere ettiği evli olmasına rağmen yabancı uyruklu bir bayanla para karşılığı cinsel başvuru numarası karar tarihi ilişkiye girdiği her ne kadar sonradan ücretini ödediğini ifade etse de arası uçak bileti bir otelin yıllık üyelik kartı ve yabancı uyruklu bir bayanla girmiş olduğu ilişki masraflarını bu şahsa menfaat sağladığı hususları dikkate alındığında dava konusu işlemin sebep unsurunun maddi gerçeklik ile uyumlu olduğu davacının ahlak durumunun tsknın itibarını sarsacak derecede kötü nitelik arz ettiği ve hizmeti gerektirdiği şekilde tavır ve hareketler sergilemediği idarenin dava konusu işlemi tesi ederken takdir yetkisini kişi yararı ile kamu yararı arasındaki dengeyi gözeterek ölçülü ve nesnel olarak kullandığı davalı idarece davacının sabit görülen eylemleri nedeniyle işlem tesis etmesinde herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı karar tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir başvurucu söz konusu karara karşı karar düzeltme yoluna müracaat etmemiştir başvurucu tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur iv hukuk a avrupa hakları sözleşmesi avrupa haklan sözleşmesinin sözleşme maddesinin numaralı fıkrası şöyledir bir suç ile itham edilen herkes suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar masum sayılır b avrupa hakları mahkemesi avrupa haklan mahkemesi sözleşmenin maddesinin numaralı fıkrasının disiplin yetkisini haiz makamların ceza yargılaması kapsamında kendisine suç isnat edilen ve eylemi usule uygun bir şekilde tespit edilen bir kamu görevlisine yaptırım uygulamasını engellemek gibi bir amacı veya etkisi bulunmadığını belirtmektedir sözleşmenin herhangi bir eylem nedeniyle hem ceza hem de disiplin yargılamalarının başlatılmasına veya söz konusu iki yargılama türünün eş zamanlı olarak yürütülmesine halel getirmediğine vurgu yapan aynca cezai sorumluluğun kaldırılması halinde bile daha hafif bir ispat külfeti temelinde aynı olaylardan doğan hukuki veya diğer sorumlulukların tesis edilmesine bir engel bulunmadığına işaret etmektedir seven türkiye b no sözleşmenin maddesinin numaralı fıkrasında güvence altına alınan masumiyet karinesinin iki unsuru bulunduğunu kabul etmekte ilk unsurun kişiye ceza gerektiren bir suç isnadında bulunulmasından ceza yargılamasının sonuçlanmasına kadar geçen süreci kapsadığını ikinci unsurun ise ceza yargılaması mahkumiyetten başka bir şekilde sonuçlandığı zaman devreye girdiğini ve daha sonraki yargılamalarda ceza gerektiren suç ile ilgili olarak kişinin masumiyetinden şüphe duyulmamasını gerektirdiğini ifade etmektedir öte yandan ceza yargılamasının devam ettiği sürece ilişkin ilk unsurun kapsamının sadece ceza yargılamalarının adilliğini temin etmek adına usule ilişkin bir güvence olmakla sınırlı olmadığını bu ilkenin kapsamının daha geniş olduğunu belirtmekte ve hiçbir devlet temsilcisinin kişinin suçluluğu bir mahkeme tarafından tespit edilmeden o kişinin suçlu olduğuna ilişkin bir ifadede bulunmamasını gerektirdiğini hatırlatmaktadır bu başvuru numarası karar tarihi yönüyle masumiyet karinesinin yalnızca ceza yargılamaları bağlamında değil ceza yargılamaları ile eş zamanlı olarak yürütülen diğer davalarda ya da disiplin incelemelerinde de ihlal edilebileceğine dikkat çekmektedir kemal b no bu bağlamda masumiyet karinesinin idari yargılamalar için de uygulanabilir olduğunu kabul eden hakkında nihai bir ceza hükmü olmamasına rağmen idare mahkemesi tarafından verilen bir kararda davacıya cezai sorumluluk yükleyen bir ifadenin yer almasının sözleşmenin maddesinin numaralı fıkrası kapsamında bir soruna yol açabileceğini belirtmektedir çelik b no çelik başvurusunda ceza yargılamasına konu dava ertelendiği halde aynı olay dolayısıyla ve erteleme kararına dayalı olarak başvurucunun öğretmenlik mesleğinden çıkartılmasına ilişkin idari işlem ve idare mahkemesi kararını incelemiş ve masumiyet karinesinin ihlal edildiğine karar vermiştir başvuruya konu olayda başvurucu tarihinde yasa dışı hizbullah örgütü mensubu olmakla suçlanmıştır hakkındaki yargılama diyarbakır devlet güvenlik mahkemesinde dgm devam ederken tarihinden önce işlenen belli suçlara ilişkin kovuşturmaların ertelenmesine ilişkin yasa yürürlüğe girmiş dgm başvurucunun yasadışı örgüte yardım ve yataklık suçunun söz konusu yasa kapsamında olduğunu belirterek tarihinde hakkındaki yargılamanın ertelenmesine karar vermiştir yargılamanın ertelenmesinden önce tarihinde milli eğitim bakanlığı meb savcılığın elindeki delillerin başvurucunun yasa dışı örgüt mensubu olduğunu gösterdiği kanaatiyle başvurucuyu ilkokul öğretmenliği görevinden çıkarmıştır başvurucu meslekten çıkarılma kararının iptali istemiyle diyarbakır mahkemesinde mahkemesi dava açmıştır mahkemesi tarihinde davayı reddetmiş kararın gerekçesinde tarihli dgm kararına atıfta bulunarak ceza yargılamasında faaliyetlerinin yardım ve yataklık teşkil ettiği tespit edilen başvurucunun meslekten çıkarılmasının yasaya uygun olduğu ifadelerine yer vermiştir karar danıştay incelemesinden geçerek kesinleşmiştir çelik mahkemesinin başvurucunun davasını reddederken kullandığı dilin ceza davası ile idari yargılama arasında bir bağ kurduğuna dikkat çekmiş bunun da sözleşmenin maddesinin numaralı fıkrasının idari yargılamayı kapsayacak şekilde genişletilmesini haklı çıkardığını belirterek sözleşmenin maddesinin numaralı fıkrasının somut davaya uygulanabilir olduğu tespitinde bulunmuştur çelik mahkemesinin kararında aynı ifadelere yer vermesi ve olaylarla ilgili yeni bir değerlendirme yapmamış olması ışığında söz konusu mahkemenin başvurucunun öğretmenlik mesleğinden çıkarılma kararının yasaya uygunluğunu inceleme görevini aşarak hiçbir ceza mahkemesi tarafından bu yönde bir sonuca ulaşılmadığı halde başvurucuyu yasa dışı bir örgüte yardım ve yataklık etmekten suçlu bulduğunu tespit etmiştir çelik son olarak yetkili mercilerin başvurucunun müteaddit iş başvurularını reddederken diyarbakır dgmnin ceza kovuşturmasının ertelenmesi kararını esas almaya devam ettiğini gözlemlediğini belirterek bu durumun devletin hiçbir temsilcisini ya da başvuru numarası karar tarihi kurumunun bir şahsı suçu bir mahkeme tarafından tespit edilmeden suçlu ilan etmemesini gerektiren sözleşmenin maddesinin numaralı fıkrasıyla bağdaşmadığını ifade etmiştir bu değerlendirmelere istinaden somut olayda başvurucunun masumiyet karinesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır çelik b no başvurusunda ise uygunsuz davranışı nedeniyle hakkında yürütülen ceza yargılaması sonuçlanmadan okul görevlisinin kamu görevinden ihraç edilmiş olmasının masumiyet karinesini ihlal etmediğine karar vermiştir kararına konu olayda halk eğitim merkezinde çalışmakta olan başvuran bir ilkokul öğrencisi ile uygunsuz vaziyette yakalandığı iddiası üzerine çocuğa yönelik cinsel taciz şüphesiyle polis tarafından gözaltına alınmıştır başvuran daha sonra çocuğa yönelik cinsel istismar cinsel taciz ve çocuğu yasaya aykırı şekilde alıkoymakla suçlanmıştır hakkında yürütülen ceza yargılaması devam ederken meb müfettişleri tarafından başvuran hakkında disiplin soruşturması başlatılmıştır bu bağlamda memurluk ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunduğu tespit edilen başvuran görevinden ihraç edilmiştir başvuranın idare mahkemesinde açtığı dava reddedilmiştir mezkur başvuruda disiplin makamlarının ve idari makamların kararlarında belirttikleri gerekçeler veya kullandıkları dil nedeniyle ceza mahkemesi tarafından suçlu bulunmamış olan başvuranın masumiyetine gölge düşürülmesine sebebiyet verip vermediklerini tespit etmesi talep edilmiştir bu bağlamdaki tespitlerine göre somut olayda disiplin soruşturması ilgili kişilerin ifadelerine başvurmak ve rehber öğretmenin söz konusu öğrencinin psikolojik ve sosyal gelişim düzeyi hakkında hazırladığı raporu incelemek suretiyle bağımsız şekilde olayları tespit eden iki müfettiş tarafından yürütülmüştür disiplin raporunda müfettişlerin başvuran aleyhinde yürütülmekte olan ceza yargılaması devam ederken erken çıkarımlarda bulunduklarına işaret eden herhangi bir husus mevcut değildir müfettişler yürüttükleri soruşturma sonucunda ve daha hafif bir ispat külfeti temelinde başvuranın öğrenciye tacizde bulunduğu hususunda güçlü izlenimler edinmişlerdir göre taciz terimi kullanımı tek başına bir sorun teşkil etmemektedir zira söz konusu terim sadece ceza hukuku kapsamına giren eylemler bağlamında kullanılmamakta olup aynı zamanda kişinin vücut bütünlüğü dahil kişinin mahreminin rızası dışında fiziksel temas veya şifahen ihlal edildiği durumlarda da kullanılmaktadır disiplin makamları taciz eyleminin ceza hukuku kapsamında cinsel taciz olarak sınıflandırılıp sınıflandırılamayacağı hususunda da bir yorumda bulunmamıştır ayrıca göre yetkililerin söz konusu olay nedeniyle başvuran hakkında şüphelerin hasıl olduğunu belirtmeleri eğitim sisteminde kamu güveninin sürdürülmesi ve çocuklara yönelik şüpheli eylemlere hoşgörü gösterilmesini engelleme gereksinimlerinin yetkililer tarafından dikkate alındığı anlamına gelmektedir bu husus karşısında disiplin soruşturması hukuk yargılaması kapsamında kalan yetki sınırlarını başvuranın eş zamanlı olarak yürütülen ceza yargılamasında masum sayılma hakkını ihlal teşkil edecek şekilde aşmamıştır idare mahkemesinin ceza yargılamasında alınan bir ifadeye atıfta bulunmasına ilişkin olarak ise hukuk mahkemesinin ceza davasında alınan bir ifadeye veya elde edilen bir delile istinat etmesinin tek başına sözleşmenin maddesinin numaralı fıkrasına aykırı olmadığını ancak bu istinat sonucunda hukuk mahkemesinin davalının cezai başvuru numarası karar tarihi sorumluluğu hakkında yorum yapmaması veya bu bağlamda uygun olmayan çıkarımlarda bulunmaması gerektiğini dile getirmektedir olaylara ilişkin olarak söz konusu ifadenin başvuranın daha önce çalışmış olduğu diğer okullarda da bu tür uygunsuz davranışlarda bulunduğu söylentilerine atıfta bulunan tek başına başvurana cezai suç isnadında bulunmadığı kanaatinde olduğunu belirtmiştir ayrıca başvuranın ceza yargılamasında kendisine isnat edilen eylemlerden suçlu bulunması gerektiği yönünde idare mahkemesince bir yorumda bulunulmadığını ifade etmiştir sonuç olarak disiplin işlemleri ile idari yargılama sürecinde kullanılan dilin sözleşmenin maddesinin numaralı fıkrasında yer alan koşullara uygun olduğunu tespit etmiştir v