12. Ceza Dairesi 2021/5049 E. , 2024/4123 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/284 E., 2021/338 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İncelenen dosyada; 05.08.2017 tarihli ve 30145 Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 21. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 291. ma
**12. Ceza Dairesi 2021/5049 E. , 2024/4123 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/284 E., 2021/338 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İncelenen dosyada; 05.08.2017 tarihli ve 30145 Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 21. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 291. maddesinin 1. fıkrasındaki 15 günlük sürenin istinaf mahkemelerine ilişkin temyiz süresini düzenlediği, daha önce Yargıtay incelemesinden geçen dosyalara ilişkin temyiz süresinin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 310. maddesine göre 1 hafta olduğu gözetilmeksizin, hüküm fıkrasında temyiz süresinin 15 gün olarak belirlenmesi suretiyle tarafların yanıltıldığı, bu nedenle sanık müdafinin temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşılarak yapılan incelemede: Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 62/1, 51/1-8, 53/6. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tayin edilen cezanın ertelenmesine, 1 yıl süre ile denetim süresi belirlenmesine, kuaförlük mesleğini yapmaktan 5 ay yasaklanmasına ilişkin kararın, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 24.02.2021 tarihli ilâmıyla sanık hakkında verilen kararın bozulmasına karar verildiği, mahkemece sanık hakkında verilen bozma ilamına uyulmasına, basit yargılama usulü hükümlerinin takdiren uygulanmaması yönünde karar verilerek sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 62/1, 51/1-8, 53/6. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tayin edilen cezanın ertelenmesine, 1 yıl süre ile denetim süresi belirlenmesine, kuaförlük mesleğini yapmaktan 5 ay yasaklanmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz istemleri hakkında hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık müdafinin temyiz isteği; bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğuna, bahse konu yaralanma ile sanığın yapmış olduğu işlem arasında illiyet bağı olmadığına, her ne kadar sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmişse de, hapis cezası ertelenmiş olduğuna, ancak sanık hakkında 5 ay süre ile mesleğini yapmaktan yasaklanmasına kararının, haksız ve ölçüsüz bir karar olduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. B. Katılan vekilinin temyiz isteği; eksik ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğine, sanığın kasten katılana zarar verdiğine, kasıt unsuruna göre cezanın üst sınırdan verilmesi gerektiğine, bilinçli taksirden cezanın üst sınırdan verilmesi gerektiğine, cezanın ertelenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; katılanın sanığın işlettiği kuaför dükkanına giderek saçına açma işlemi yaptırdığı, bu işlemden sonra saçlı derisinde yanma ve kaşıntı hissettiği ve saçının bir kısmının büyük ölçüde döküldüğü, katılanın saçlı derisinde uygulanan kimyasal işleme bağlı tahriş ve irritasyon oluştuğuna dair İnegöl Devlet Hastanesinin raporunun bulunduğu, her ne kadar katılanın saçlı derisinden örnek alınarak incelenmemiş ise de; sanığın ve yanında çalışan kalfa ve çırağının da katılanın açma yaptırdığını inkar etmedikleri, katılan beyanına göre kimyasal işlemin 3 saat kadar saçında bekletildiği, dinlenen tanıklardan Hande'nin beyanına göre kimyasal maddenin katılanın saçında 1,5 saat kadar, tanık ...'nın beyanına göre ise 35-40 dk bekletildiği, tanık beyanlarının çelişkili olduğu, ayrıca tanık ...'nın açma işleminin hemen ardından katılanın 'beynim uyuşuyor' dediğini beyan ettiği, bunun da işlemin hemen akabinde katılanın şikayetlerinin başladığını gösterdiği, hükme esas alınan 26.04.2016 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre; sanığın tamamen kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen taksirle yaralama suçundan mahkûmiyetine ilişkin kararın sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 24.02.2021 tarihli ilâmıyla; basit yargılama hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece, sanık hakkında takdîren basit yargılama usulü hükümlerinin uygulanmaması yönünde karar verilerek sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 62/1, 51/1-8, 53/6. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tayin edilen cezanın ertelenmesine, 1 yıl süre ile denetim süresi belirlenmesine, kuaförlük mesleğini yapmaktan 5 ay yasaklanmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İnegöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2024 tarihinde karar verildi.