İSTİNAF KARAR TARİHİ:11/03/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:25/03/2026 Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/09/2025 tarih ve 2023/658 Esas 2025/783 Karar sayılı ilamına karşı ,taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Mahkememizin Asıl 2023/658 Esas Ve Birleşen 2024/287 Esas Sayılı Dava Dosyalarında: Davacı vekili dava dilekçesinde öze…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2026/427 KARAR NO : 2026/549 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/09/2025 ESAS NO: 2023/658 KARAR NO : 2025/783 B)BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN 2024/287 ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA: DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:11/03/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:25/03/2026 Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/09/2025 tarih ve 2023/658 Esas 2025/783 Karar sayılı ilamına karşı ,taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Mahkememizin Asıl 2023/658 Esas Ve Birleşen 2024/287 Esas Sayılı Dava Dosyalarında: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, müvekkili davacı ...'a ait olan taş ocağına ortak olmak amacıyla takriben 2017 yılında müvekkili ile irtibata geçtiğini ve müvekkili ile yaptıkları bila tarihli sözleşme ile taş ocağına %40 oranında ortak olmak için sözleşme imzaladıklarını, davalının iş bu sözleşme gereğince müvekkiline 450.000,00 TL ödemeyi taahhüt ettiğini, sözleşme yapılırken davalının davacı ...'a 20.000,00 TL ödeme yaptığını, davalının, müvekkili ... 'dan taş ocağına ait hissesinin bedelinin ne kadar olacağı kesin kesin olmadığı gerekçesi ile açık bono imzalamasını istediğini, müvekkilinin davalının bu teklifini işletmesini büyütmek istediğinden kabul ettiğini, davalının, davacı ...'ın eşi...ve oğlu ...'ın da senedi kefil olarak imzalamalarını istediğini, ayrıca söz konusu bonoyu davalı ile birlikte %10 oranında taş ocağına ortak olacağını beyan eden, davalı aracılığı ile müvekkillerinin tanıdığı ... isimli şahsın da imzaladığını, müvekkillerinin davaya konu boş bono nedeni ile davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, boş bononun davalı tarafından 5.000.000,00 TL olarak doldurulduğunu ve 1.000.000,00 TL bedel üzerinden Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, müvekkillerinin taşınmaz malları, iş makineleri ve araç kayıtlarına haciz şerhleri konulduğunu, müvekkillerinin takibe konu senetten dolayı davalı hakkında Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'na 2021/20060 soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunduklarını, soruşturma neticesinde Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına kararı verildiğini belirterek Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasından şimdilik 10.000,00 TL borçlu olmadıklarının tespitine, haksız ve kötü niyetli davalının bono miktarının %20'si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "...Somut olay değerlendirildiğinde: davacı, kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespitini istediğine göre, konunun hem kambiyo hem de ispat hukuku açısından ele alınıp, değerlendirilmesi gerekir. Somut olayda, davacı borçlu, emre yazılı bonodalarda yer alan imzasını inkâr etmiş değildir. Senet sebepten mücerret olmakla, davacının ileri sürdüğü iddiaların varlığını yazılı delille ispat yükü altında olduğunun kabulü gereklidir. Davalı tarafından davacı aleyhine bonoya dayanılarak takip yapılmış, davacı takibe konu edilen senedin teminat senedi olduğuna dayanmış ve borcu bulunmadığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davacı bedelsizlik iddiasını HMK'nun 200 ve 201. maddesi hükümleri uyarınca kesin delille (yazılı delille) ispatlaması gerektiğinden davacı tarafça ispat edilemediği, dava dilekçesinde yemine dayanmadığı anlaşılmakla ispat edilemeyen asıl ve birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiştir. A-Mahkememizin 2023/658 Esas sayılı asıl davasında; 1-Davanın REDDİNE, B-Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/287 Esas sayılı birleşen davasında; 1-Davanın REDDİNE..." dair karar verilmiştir . İş bu kararı taraf vekilleri süresinde istinaf etmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle: vekalet ücretinin tamamlanan harç tutarı üzerinden hesaplanması gerektiğini, menfi tespit davasında vekalet ücretinin nispi olarak belirlenmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının yalnızca vekalet ücreti yönünden istinaf incelemesine tabi tutulmasını, yerel mahkeme kararının vekalet ücreti ve harç iadesi kısmının bozularak müvekkili lehine 1.382.000,16 TL üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesini, istinaf harç ve giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar vermesini talep etmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; mahkemece somut olayda bonoda yer alan imzanın inkar edilmediğini, senedin illetten mücerret olduğunu, iddia olunan vakıaların varlığının yazılı delille ispat edilmediğini, dava dilekçelerinde belirttikleri üzere müvekkilleri ile davalı arasında 31/10/2017 tarihinde taş ocağı işletmesinde müvekkili ... ile dava dışı ... arasında ortaklık kurulmasına ilişkin sözleşme kurulduğunu, bu sözleşmeye istinaden tarafların sözleşmede belirtilen edimlerini yüklendiğini, buna istinaden de davaya konu bononun boş ve bedelsiz olarak davalıya teslim edildiğini, ekteki ifade evraklarında görüleceği üzere davalı ifadesinde söz konusu bononun sözleşmeye istinaden alındığını açıkça ifade ettiğini, hatta ifadesinde sözleşmeyi de sunduğunu, davalının babası olan sözlemeye e bizzat tanık olduğunu ifade eden ... ifadesinde senedin hisse satış bedeli ve yıllık kar payı karşılığında verildiğini açıkça ifade ettiğini, tüm bu beyanların ikrar niteliğinde olduğunu, en başta nakden kayıtlı senedin aslında sözleşme ortaklığına ilişkin düzenlendiği yönündeki beyanların senedin talili niteliğinde olduğunu, ispat yükünün davalıya geçtiğini, HMK md 202 hükmünde senetle ispat zorunluluğu bulunan hallerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebileceğinin düzenlendiğini, sözleşmede taahhüt edilen ortaklık payının 450.000 TL iken senedin 5.000.000 TL olarak doldurulmasının hayatın olağan akışına ters olduğunu, dava dilekçelerinde açıkça senedin boş olarak teslim edildiğinin belirtilmesine rağmen mahkemece senet üzerinde yazı incelemesi yapılmadığını, tahkikat aşamasında mahkemece tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiğini, tüm bu nedenlerle resen gözetilecek hususlar neticesinde fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydı ile istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davalarının kabulü ile müvekkilinin Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından borçlu olmadıklarının tespitini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Asıl ve birleşen dava; icra takibine konu bono nedeniyle davalılara borçlu olunmadığının tespiti ile kötü niyet tazminatı istemine dairdir. HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda; Mahkemece, yanlar arasındaki hisse devir sözleşmesi gereğince verildiği iddia olunan dava/takip konusu bono üzerindeki imzalara davacı taraflarca itiraz edilmediği ve işbu senedin teminat senedi olduğunun kesin delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, karar her iki taraf vekilince istinaf edilmiştir. Her şeyden önce, ilk derece mahkemesince yargılama sürecinde (dava dilekçesinde 10.000-TL olarak gösterilen) dava değerinin 1.382.000-TL olarak tespit edilmesi suretiyle (harç noksanlığının tespit edilerek) eksik harcın davacı tarafça ikmalinin sağlanması nedeniyle davalı taraf lehine tek nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrı ayrı (10.000-TL) maktu vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Kabule göre de; dava konusu senet/bono hakkında ilgili Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturmaların akıbeti araştırılarak işbu dosyalarda ceza davası açılıp açılmadığı, açılmış ise görülmekte olan dava sonucunun bu davaya etkisi gözönünde tutularak söz konusu davanın HMK’nun 165/1. maddesi uyarınca bekletici mesele yapılması gerekip gerekmediğinin değerlendirilmelidir. Mahkemece yukarıda açıklanan sebeplerle, eksik inceleme ve değerlendirme sonucunda hüküm tesis edildiği sonuç ve kanaatine varılarak HMK'nun 353/1-a.6.maddesi gereğine Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine ,kararın niteliğine göre davalı tarafın istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a,6 maddesi uyarınca KABULÜ ile; Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/09/2025 tarih ve 2023/658 Esas ve 2025/783 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre esastan bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf eden davacı ve davalı tarafça peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde kendilerine ayrı ayrı iadesine, 4-İstinaf eden davacı ve davalı tarafça yapılmış istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının ilk derece mahkemesince yeniden yapılacak yargılama sonunda verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 5-Duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-HMK'nın 302/5. maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4. maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, 7-Tarafların sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Dair,dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 11/03/2026