Başvuru, özel yetkili mahkemede yargılama yapılması ve mahkeme kararlarının gerekçesiz olması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; özel yetkili mahkemede yargılama yapılması ve mahkeme kararlarının gerekçesiz olması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 9/9/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, uyuşturucu madde ticareti yapma, bu amaçla kurulan örgüte üye olma suçlarını işlediği iddiasıyla 27/5/2008 tarihinde tutuklanmış; hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 3/2/2009 tarihli iddianamesiyle (kapatılan) İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinde (CMK mülga madde ile görevli) kamu davası açılmıştır. Mahkemenin 23/3/2009 tarihli kararıyla aralarında hukuki ve fiilî bağlantı bulunduğu belirtilerek dava dosyasının Mahkemenin 2008/166 sayılı dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmiştir. (Kapatılan) İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK mülga madde ile görevli) 26/5/2010 tarihli kararıyla başvurucunun suç örgütü üyesi olmak suçundan beraatine, uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan hapis ve adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. Temyiz üzerine Yargıtay Ceza Dairesinin 12/5/2011 tarihli kararıyla suç örgütü üyesi olmak suçundan verilen hükmün onanmasına; uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan verilen hükmün ise sanık T.nin şizofreni veya başka bir akıl hastalığı geçirip geçirmediğinin, 25/4/2008 ve 23/3/2009 tarihlerinde alınan ifadelerine itibar edilip edilemeyeceğinin araştırılması gerektiği belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyularak yürütülen yargılamada Mahkemece, sanık T. hakkında Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp İhtisas Kurulundan 16/5/2012 tarihli rapor alınmış; bu raporda sanık T.nin 25/4/2008 ve 23/3/2009 tarihlerinde verdiği ifadelerine itibar edilmemesi için tıbbi bir neden olmadığı oybirliği ile mütalaa edilmiştir. Mahkemenin 21/3/2011 tarihli kararıyla başvurucunun 17 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir:"... buna göre dosya içerisinde bulunan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanık Mehmet Selahittin MERİH'in ele geçen uyuşturucuların sahibi olduğu, sanık T.B.nin uyuşturucunun naklinde görev aldığı, yine bu dosyanın evveliyatını oluşturan Mahkememizin 2008/166 esasında yargılanan sanıklardan N.N.Ö. ve T.G.nin uyuşturucunun naklinde görev aldığı, sanık İ.nin uyuşturucuların konulduğu koli bantlarının üzerinde ekspertiz raporunda belirtildiği gibi parmak izinin tespit edildiği, bu sanığın da uyuşturucunun paketlenmesinde görev aldığının anlaşıldığı, sanık Mehmet Selahittin Merih inkara yönelik savunmalarının suç ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu ve sanığın bu nedenle savunmalarına itibar edilemeyeceğinin anlaşıldığı, yine bu dosyanın evveliyatını oluşturan Mahkememizin 2008/166 esasında yargılanan sanıklardan N.N.Ö.nün ise aşamalarda alınan ifade ve savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmesi, sanıklardan T.B.nin yakalandıktan sonra alınan savunmalarında olaydaki kendi konumunu da anlattığı gibi diğer sanıklardan Mehmet Selahittin MERİH ve A.B.nin adlarını vererek yakalanmalarını sağladığı ve olaydaki konumlarını oluşa uygun ve mahkememizin kabulünde olduğu şekliyle ortaya çıkardığı, sanık A.B.nin ise yakalandıktan sonra hakkında T.B.nin atfı cürüm niteliğindeki beyanından başka delil olmadığı halde Mahkememizin 10/09/2012 tarihli celsesinde ve daha sonraki celselerdeki savunmalarında ise suçunu kabul ettiği ve olayı oluşa uygun biçimde anlatarak olayda kendisinin durumunu ve diğer sanıklardan Mehmet Selahittin MERİH'in olayla ilişkisini tamamen anlatması, bu dosyanın evveliyatını oluşturan Mahkememizin 2008/166 esas sayılı dosyasına ait gerekçeli kararda da açıkça ifade edilen ve uyuşturucuyu kendisine yurtdışına göndermesi için T.G.nin teslim ettiğini ve bunun karşılığında kendisine 000 Euro vereceğini söylemesi nedeniyle uyuşturucu maddeyi nakletme işini kabul ettiğini beyan ettiği, sanıkların atılı suçu yüksek Yargıtay Ceza Dairesinin dosyamız içerisinde bulunan ve mahkememizce de kabul edilen 13/03/2008 tarih 2008/544 esas, 2008/4308 karar sayılı bozma ilamında da belirtilen yine Yüksek Yargıtay Ceza Dairesinin 12/05/2011 tarih ve 2011/1843 Esas ve 2011/4523 karar sayılı ilamında usule ilişkin bozma oluşu birlikte nazara alındığında sanıkların atılı suçu örgüt faaliyeti olmaksızın iştirak halinde birlikte işledikleri kanaatine varılmakla, sanıklar A.B., Mehmet Selahittin MERİH ve T.B.nin gerek alınan savunmaları, Yargıtay bozma ilamı içeriği, sanıklardan T.B.nin Adli Tıp Kurumundan alınan 16/05/2012 tarih, 1778 sayılı kararı, uyuşturucu ile ilgili daha önce alınan Adli Tıp Raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanıklar A.B., Mehmet Selahittin MERİH ve T.B.nin, suç tarihi itibariyle 765 sayılı TCK. hükümlerine göre teşekkül halinde yurtdışına gönderilmek amacıyla Türkiye'den eroin nakletmek ve bulundurmak suçunu işledikleri sabit görülmüş, ele geçirilen uyuşturucunun miktarı, suçun işleniş şekli suç konusunun önem ve değeri nazara alınarak cezanın alt sınırından uzaklaşılması suretiyle tespiti ile sanıkların aşağıdaki şekilde cezalandırılmalarına karar verilmiştir..." Temyiz üzerine hüküm, Yargıtay Ceza Dairesinin 12/6/2014 tarihli kararıyla onanmıştır.