8. Hukuk Dairesi 2014/7945 E. , 2014/18771 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Erciş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 26/11/2013 NUMARASI : 2009/518-2013/995 N.. N.. ile F.. T.. (N..) ve müşterekleri aralarındaki muhdesatın aidiyetinin tespiti davasının kabulüne dair Erciş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 26.11.2013 gün ve 518/995 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan F..T.. vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu
**8. Hukuk Dairesi 2014/7945 E. , 2014/18771 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Erciş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 26/11/2013 NUMARASI : 2009/518-2013/995 N.. N.. ile F.. T.. (N..) ve müşterekleri aralarındaki muhdesatın aidiyetinin tespiti davasının kabulüne dair Erciş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 26.11.2013 gün ve 518/995 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan F..T.. vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21.10.2014 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalılardan F.. T.. (N..) vekili Avukat N.. Y.. geldi. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, dava konusu 72 ada 7 parselin ortak muris C.. N..’dan intikal ettiğini,taşınmaz üzerinde bulunan dükkan ve 2 kat ev ile yine aynı taşınmaz üzerindeki tek katlı ev, tandır evi ve halen oto yıkama-yağlama dükkanı olarak kullanılan eklentinin müvekkili tarafından yapıldığını, taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesi davasının sürdüğünü açıklayarak, söz konusu muhdesatın vekil edenine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı F.. T.. (N..) vekili, davanın yersiz açıldığını, taşınmazın ortak muristen kaldığını, üzerindeki bina ve eklentilerin uzun yıllar önce ortak miras bırakan Cemal tarafından yapıldığını ve kullanılmaya devam edildiğini, davacının muhdesatları sahiplenmeye çalıştığını, taşınmazın tamamından davacının faydalandığını, depremden sonra yapılan iyileştirme ve güçlendirme işlemlerinin muhdesat olarak kabul edilemeyeceğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalılar N.. N.. ve N.. N..'ya usulüne uygun tebligata rağmen yargılama oturumlarında temsil olunmamıştır. Mahkemece davanın kabulüne, 72 ada 7 parsel üzerinde bulunan ve bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 2 katlı ev ve dükkanlar, B harfi ile gösterilen oto yıkama dükkanı, C harfi ile gösterilen ev, D harfi ile gösterilen odunluğun davacı tarafından inşa edildiği anlaşıldığından, mülkiyetlerinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesi üzerine;hüküm, davalılardan F.. T.. (N..) vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu 72 ada 7 parsel,02.08.1983 tarihinde kadastro yoluyla ortak muris Cemal Nazlı adına tespit ve tescil edilmiş, 15.05.2009 tarihinde pay temliki ve birleştirmesi yoluyla davacı Necip ile davalılar Fatma, Naci ve N.. N.. adına tescil edilmiştir. Dava; muhdesatın aidiyetinin tespiti isteğine ilişkindir. Bu tür davalar, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş ise de ulaşılan sonuç, toplanan deliller ve dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davacı vekili, taşınmaz üzerindeki binaların müvekkili tarafından yapıldığını, vekil edenin varlıklı bir kişi olduğunu, kuyumcu dükkanı ve eczane işlettiğini bildirmiş ise de, davacının işlettiği iddia edilen işyerlerine ait resmi kayıtlar ibraz edilmemiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, taşınmaz üzerindeki harabe halde bulunan ve kullanılma imkanı olmayan evin yıkılarak, 1979 yılında davaya konu 2 katlı ev ve dükkanın inşaa edildiği, daha sonra da 1 katlı ev ile oto yıkama dükkanının yapıldığı açıklanmış, davalı tanıkları ise, ortak muris Cemal’in varlıklı bir kişi olduğunu, çalıştırdığı dükkan geliriyle uzun yıllar önce davaya konu muhdesatın yapıldığını bildirmişlerdir. Davacı Necmi’ye ait nüfus kayıtlarından bu kişinin 1960 doğumlu olduğu anlaşılmakta olup, keşif sırasında taşınmaz üzerindeki binaların 1979 yılında yapıldığı bildirilmiştir. Davacının yaşı ve binaların yapıldığı tarih dikkate alındığında taşınmaz üzerindeki bina ve eklentilerinin davacı tarafından yapıldığının kabulü hayatın olağan akışına uygun bulunmamaktadır. Diğer yandan; dosya içerisinde bulunan taşınmaz ait fotoğraflardan bölgede yaşanan deprem nedeniyle bina üzerinde iyileştirme ve güçlendirmeler yapıldığı, düzenleme tarihi itibarı ile sunulan fatura ve belgelerin güçlendirme faaliyetleriyle ilgili olduğu anlaşılmaktadır. O halde; Mahkemece yukarıda açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, soyut beyanlara dayalı olarak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davalı F.. T.. (N..) vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.100,00 TL Avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalıya verilmesine, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 3.830,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 21.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.