10. Hukuk Dairesi 2023/2317 E. , 2024/8016 K. MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1259 E., 2022/2427 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2021/149 E., 2022/160 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi …
**10. Hukuk Dairesi 2023/2317 E. , 2024/8016 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1259 E., 2022/2427 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2021/149 E., 2022/160 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ...'ın (TCKN:...) 10 yıla yakın bir süredir ... Belediyesinde temizlik işlerinde belediye personeli olarak çalıştığını, davacılardan ...'ın murisin kardeşi, ...'ın ise eşi olduğunu, 27.03.2019 tarihinde saat 07:30 sıralarında iş saatinde Belediyeye ait temizlik aracını kullanarak çevre temizliği yaptığı esnada ve davalı işverenin ... Belediyesine ait aracın içinde iken Belediyenin temizlik işlerinde çalışan bir diğer personel ... tarafından silahla vurulması sonucu vefat ettiğini, olay anında temizlik aracının içerisinde bulunan müteveffanın olay yerinde vefat ettiğini, 4510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi gereğince; müteveffanın Belediyeye ait temizlik aracında görevi başında olduğu sırada iş arkadaşı tarafından vurularak öldürüldüğü göz önüne alındığında iş kazası geçirmiş olduğundan şüphe bulunmadığını, işbu davayı açmadan önce taraflarınca iş kazasının tespiti ile müvekkile gelir bağlanması ve gerekli ödemelerin yapılması istemli ve 04.10.2019 tarihli dilekçe ile SGK Başkanlığı ... Sosyal Güvenlik İlçe Müdürlüğüne başvurulduğunu, sonrasında müteveffanın ölümüyle sonuçlanan mevzubahis olayın SGK tarafından iş kazası olduğuna karar verildiğini, işverenin meydana gelen olayda asli ve tam kusurlu olduğunu, olayla ilgili Kdz.Ereğli Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/76 Esas ve 2020/61 Karar Nolu ve 12/03/2020 tarihli karar ile sanık ... hakkında üzerine atılı kasten öldürme suçundan cezalandırılmasına hüküm verildiğini, sanık müdafinin istinaf yoluna başvurduğunu ve başvurusunun esastan reddedildiğini, sonrasında yine sanık müdafisince hükmün temyiz edildiğini dosya hala Yargıtay incelemesinde olup Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı da temyiz başvurusunun reddi ve hükmün onanmasını talep ettiğini, dosya içerisindeki beyanlar ve deliller ile de sabit olduğu üzere ... ile İsmail arasında geçmişe dayalı husumet bulunduğunu, taraflar arasında sürekli olarak karşılıklı münakaşalar yaşandığını, bu hususların büyük bir kısmının da Emniyete sirayet ettiğini, çok küçük olan ilçede bu durumun hemen hemen herkesçe bilindiğini, ... sanık ile olan husumetini belediye yetkililerine bildirdiğini, hatta Belediye Başkanı ve Başkan yardımcısı da dahil olmak üzere Belediye yetkililerine işyerinin değiştirilmesi konusunda taleplerini ilettiğini, ne var ki işveren Belediyenin taraflar arasındaki husumeti adeta görmezden geldiğini ve neredeyse tüm ilçede bilinen böyle bir husumetin doğurabileceği talihsiz sonuçlar için gerekli hiçbir önlem almadığını, hatta böyle bir girişimi dahi olmadığını, işverenin işyerinde gerekli disiplini sağlamayıp kendisine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyerek mütevaffanın ölümüne ağır kusuruyla sebep olduğunu, 27.03.2019 tarihinde geçirdiği iş kazasında ölen sigortalı işçi 27.04.1975 doğumlu ...'ın evli olduğunu ve ölümüyle birlikte kardeşi ... ve eşi ...'ın maddi desteğinden yoksun kaldığını, müteveffanın vakitsiz ölümüyle eşinin rahat ve sorunsuz yaşam olanağından yoksun kaldığını, açıklanan nedenlerle 6100 sayılı Kanun'un 107 nci maddesi uyarınca, yargılama sırasında toplanacak ve incelenecek delillere, davacıların yukarda açıklanan durumlarına ve desteğin yüksek kazanç düzeyine göre hesaplanacak destek tazminatı tutarından, SGK’nın bağladığı gelirlerin 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi 1 inci fıkrasına göre rücua tabi “ilk peşin değeri”nin indirilmesinden sonra, kalan zarar tutarı üzerinden tazminata hükmedilmesi talebinde bulunduklarını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile ve 6100 sayılı Kanun'un 107 nci maddesi uyarınca toplanacak delillere göre ileride artırmak şartı ile müvekkili ... için 100,00 TL maddi tazminatın iş kazası tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, müvekkili ... için 100,00 TL maddi tazminatın iş kazası tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacılar tarafından açılan davanın haksız ve hukuki mesnetten yoksun olup reddi gerektiğini, iş bu olayda müvekkil işverenin atfı kabil hiçbir kusuru bulunmadığını, zira dava konusu olayın işçinin yaptığı işten işverende mevcut bir işin faaliyeti sırasında gerçekleşmediğini, 3. şahıs olan ...'ın muris ...'ı kasıtla öldürmesi şeklinde vuku bulduğunu, tarafların aralarındaki işyeri ile ilgisi olmayan husumeti neticesinde olayın meydana geldiğini, bu hususun davacıların delillerinde yer alan Kdz.Ereğli Ağır Ceza Mah. 2019/76 E. sayılı dosyasında sabit olduğunu, kişinin kastının zaten işçi ile işveren arasındaki illiyeti de kestiğini, bu hususa ilişkin sayısız yargı kararı mevcut olduğunu, atfı kabil kusur bulunmayan müvekkil yönünden davanın reddi gerektiğini, esasen SGK idari tahkikat raporu da bu beyanlarını açıkça orta koyduğunu, bu nedenlerle haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle;"... ... ... ile dava dışı ...'ın davalı ... Belediyesi'nde farklı iş kollarında çalıştığı, çalışma saatlerinin birbirinden farklı olduğu, ... ...'ın 06:00-13:30 saatleri arasında, ...'ın ise 08:00-16:00 arasında çalıştığı, olayın ise 27/03/2019 tarihinde saat 07:20 civarında meydana geldiği, ... ... ile diğer belediye personeli arasında husumet bulunduğu, aralarındaki illiyet bağının çalışan işçiler tarafından kesildiği, işverenin kusurunun bulunmadığı, hem SGK müfettişi tarafından tanzim edilen rapor hem rücuen alacak dosyasında alınan bilirkişi heyet raporu hem de Mahkemece işbu dosyada alınan bilirkişi heyet raporu olmak üzere üç raporda da işverene atfı kabil kusur yüklenmediği, ceza dava dosyasından da anlaşılacağı üzere sanık ...'ın kasten insan öldürme suçundan müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, sanık hakkında haksız tahrik hükümleri uygulanarak sanığın 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık ... hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulandığı, sanık ... ile muris arasında önceden süregelen bir husumetin bulunduğu, sanık ile muris arasındaki şahsi olarak yaşanan olayın işyerinde vuku bulması mevzuat gereği iş kazası olsa da söz konusu olayda illiyet bağının dava dışı sanık tarafından kesildiği, bu sebeple davalı işverenin kusurunun bulunmadığı hususları hem ceza dosyası, hem rücuan alacak dosyası hem de işbu dava dosyasındaki bilirkişi raporu ve müfettiş raporundaki beyanlar ve müfettiş raporu ile sabit olduğu anlaşılmakla... " gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf sebepleri özetle; -Mahkemenin kararının usul ve yasaya dosya kapsamına uygun düşmediğini, -Mahkemece hükme esas alınan rapor hüküm kurmaya elverişli olmadığını, -Rapora karşı itirazlarının Mahkemeye sunulduğunu, ancak tekrar bilirkişi raporu esas alınması yönündeki taleplerinin değerlendirilmeksizin mahkemece karar verildiğini, -Huzurdaki tazminat davasının ise yalnızca bu beyanlar ile aydınlatılmayacağının açık olduğunu, -Alınan kusur raporunun olayının niteliğine iş ve sosyal güvenlik hukuki uygulamalarına ilişkin olmadığı ortada iken bu rapor doğrultusunda karar verilmesinin doğru olmadığını, -Davalı işverence müzekkereye verilen cevap yerinde olmadığını, yalnızca soyut beyanlardan ibaret olduğunu, -Kararın bu yönleri ile hatalı olduğunu, -İşveren belediye iş yerinde alınması gereken önlemleri almadığını, -Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine dair İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 66 ncı, 116 ncı ve 417 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi 3. Değerlendirme Dosya kapsamından, olayın bir kasten öldürme fiilinden kaynaklandığı, failin aynı davalı işverenin diğer bir işçisi olan dava dışı ... olduğu, davaya konu iş kazasına ilişkin yapılan incelemede davacının murisi ... ... ile ...'ın ... Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü Park ve Bahçeler birimine bağlı olarak farklı iş kollarında çalıştığı, ... ...'ın ... Belediyesinde daimi işçi kadrosunda şoför olarak çalıştığı, Belediyenin küçük süpürme aracını kullandığı, ölümüne sebep olan ...'ın ise belediyeye bağlı umumi tuvaletlerde temizlik görevlisi olarak görev yaptığı, ... ... ile ...'ın çalışma saatlerinin farklı olduğu, ... ...'ın 06:00-13:30 saatleri arasında, ...'ın ise 08:00-16:00 arasında çalıştığı, ... ...'ın 27/03/2019 tarihinde saat 07:20 civarında ... Mollabey dolmuş durağında süpürme işlemi yaparken belediyeye ait temizlik aracının içinde belediye çalışanlarından ... tarafından öldürüldüğü, Kurum tarafından yapılan tahkikat neticesinde olayın bir iş kazası olarak kabul edildiği, düzenlenen inceleme raporunda aynı işverenin işçisi fail İsmail 'in %100 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, Mahkemece bir adet bilirkişi kusur raporu alındığı raporda ceza dosyasında fail lehine haksız tahrik indirimi uygulanması ile işbu dosyada alınan beyanlara göre tarafların daha önceden husumetli bulunmasına göre fail İsmail 'in 75 % oranında, ölen sigortalının ise % 25 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, İlk Derece Mahkemesince alınan kusura ilişkin heyet raporu dosya kapsamı ile uyumlu olduğundan hükme elverişli bulunduğu, davalı işveren ... Belediye Başkanlığının alınan heyet raporlarında kusursuz olduğunun görülmesi, dava dışı fail İsmail'in eylemi ile nedensellik bağının kesildiği gerekçeleriyle davalı işverenin sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine karar verildiği, davacı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda davacı murisi sigortalının ve dava dışı fail 3.kişinin davalı işveren Belediye personeli olması nedeniyle aşağıdaki yasal düzenlemelerin açıklanmasında fayda vardır . Şöyle ki; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür. Kanunda yapılmış bir tanımı bulunmamakla birlikte "adam çalıştıran; bir kimseyi kendisine ait bir işte, emir ve talimatları doğrultusunda çalıştırmak suretiyle, onun hizmetinden kendi menfaati için yararlanan kişidir." (Eren, Fikret; Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara, 2017, s. 647). Adam çalıştıranın sorumluluğu bir kusur sorumluluğu olmadığı için sorumluluk, kendisinin veya emrinde çalışan yardımcı kişinin kusurlu olup olmamasına bakılmaksızın, kusurdan bağımsız olarak doğmaktadır. Sorumluluğun doğması için objektif özen yükümlülüğünün ihlâliyle meydana gelen zarar arasında, uygun illiyet bağının bulunması yeterlidir (Eren, Fikret; Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara, 2017, s. 643). Bütün bunlar yanında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yardımcı kişilerin fiillerinden sorumluluk başlıklı 116 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre borçlu, borcun ifasını veya bir borç ilişkisinden doğan hakkın kullanılmasını, birlikte yaşadığı kişiler ya da yanında çalışanlar gibi yardımcılarına kanuna uygun surette bırakmış olsa bile, onların işi yürüttükleri sırada diğer tarafa verdikleri zararı gidermekle yükümlüdür. Adam çalıştıranın sorumluluğunun düzenlendiği 66 ncı madde ile yardımcı kişilerin fiillerinden sorumluluğu düzenleyen 116 ncı madde arasında bir kimsenin, kendi kusuru aranmaksızın, üçüncü bir kişinin fiili sonucunda sorumlu olması bakımından benzerlik bulunsa da bu iki sorumluluk hali birbirlerinden oldukça farklı kurumlardır. Adam çalıştıranın kusursuz sorumluluğuna ilişkin 66 ncı maddenin uygulama alanı bulabilmesi için çalışanın üçüncü kişiye sözleşme dışı sorumluluk çerçevesinde zarar vermesi gerekmektedir. Başka bir deyişle zarar gören üçüncü kişi ile adam çalıştıran arasında hiçbir hukuki, özellikle de sözleşmeye dayalı ilişki bulunmamalıdır. Somut olayda, zararlandırıcı olay nedeniyle vefat eden ... sigortalının davalı işveren yönünden 66 ncı maddede belirtilen "başkaları" terimi kapsamında olmadığı, bilakis müteveffanın davalı işverenle sözleşmesel bir ilişki içerisinde olduğu açık olduğuna göre davalının 66 ncı madde kapsamında kusursuz sorumluluğuna gidilemeyeceği anlaşılmakla, TBK madde 116 hükümlerinin somut olayda irdelenmesi gerektiği açıktır . Mahkemece yapılacak iş, davalının diğer işçisi olan ...'ın yargılamaya konu iş kazasının meydana gelişinde %75 oranında kusurlu olduğunu dikkate alarak davalı işverenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yardımcı kişilerin fiillerinden sorumluluk başlıklı 116 ncı maddesi kapsamında bir sorumluluğu bulunup bulunmadığını irdeleyip değerlendirmek ve çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davacı temyiz edenin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.