6. Hukuk Dairesi 2023/3120 E. , 2024/1219 K. MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2395 E., 2023/905 K. HÜKÜM : Usulden Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/117 E., 2021/387 K. Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayet isteminden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararın şikayetçi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinc…
**6. Hukuk Dairesi 2023/3120 E. , 2024/1219 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2395 E., 2023/905 K. HÜKÜM : Usulden Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/117 E., 2021/387 K. Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayet isteminden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararın şikayetçi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle şikayetin usulden reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. ŞİKAYET Şikayetçi vekili şikayet dilekçesinde özetle; borçluya ait taşınır malların satıldığını, düzenlenen sıra cetvelinde şikayet olunan alacağına birinci sırada pay ayrıldığını, şikayet dışı borçlu şirketin tasfiye halinde olması nedeniyle ödeme emri tebliğinin tasfiye memuruna yapılması gerektiğini, şikayet olunan dosyasında ödeme emri tebliğinin şirkete Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapıldığını, tebliğin usulsüz olduğunu, şikayet olunanın takibinin kesinleşmediğini, sıra cetvelinde öncelikle müvekkiline pay ayrılması gerektiğini belirterek, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Şikayet olunan vekili cevap dilekçesinde özetle; borçlu şirketin ticaret sicilindeki adresinde Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre ödeme emrinin tebliğ edildiğini, tasfiye memurunun adresinin ticaret sicil gazetesinde bulunmaması nedeniyle şirkete yapılan tebligatın usulüne uygun kabul edilmesi gerektiğini, ayrıca, satış ilânının 31.12.2020 tarihinde tasfiye memuruna tebliğ edildiğini, takibin en geç 11.01.2021 tarihinde kesinleştiğini, dolayısıyla ilk haczin müvekkilinin dosyasından konulduğunu, şikayetin reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı borçlu şirket adına çıkarılan ödeme emri tebligatı usulsüz olarak tebliğ edilmiş ise de, menkul hacizlerine ilişkin olarak davacı borçlu şirket adına çıkarılan kıymet takdiri raporu, İcra İflas Kanunu'nun 85/2 nci maddesi gereği düzenlenen davet kağıdının yine hacizli menkullerin satışına ilişkin satış ilanının tasfiye memuru adına çıkarılarak usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, dava dışı borçlu şirketin bu şekilde usulsüz ödeme emri tebligatından ve takipten haberdar olduğu şikayetçinin artık bu hususu şikayet konusu yapamayacağı, icra müdürlüğünce düzenlenen sıra cetvelinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Şikayetçi vekili istinaf dilekçesinde özetle; şikayet dışı borçlunun tasfiye halinde olduğunu, şikayet olunan dosyasında ödeme emrinin tasfiye memuruna yapılmadığını, şikayet olunanın takibinin kesinleşmediğini, sıra cetvelinde şikayet olunanın takibinin kesinleşme tarihinin hatalı gösterildiğini, müvekkili dosyasının birinci sırada olması gerektiğini istinaf nedeni olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetçinin alacaklı olduğu takip dosyasının borçlularının ... Yapı Sistemleri Ltd. Şti ve ... olduğu, şikayet dışı borçlu ... Yapı Sistemleri Ltd. Şti.'nin tasfiye memurunun ... olduğu, şikayetçi dosyasından, borçlu şirkete gönderilen ödeme emrinin tasfiye memuru sıfatıyla ...'a tebliğ edildiği, bu tebligatın Tebligat Kanunu'nun 39. maddesine göre usulsüz olduğu ve şikayetçinin takibinin kesinleşmediği, takip kesinleşmeden haciz işlemi yapılamayacağından bedeli paylaşıma konu edilen taşınır mallar üzerinde şikayetçinin geçerli bir haczinin bulunmadığı, sıra cetveline itiraz hakkının bedeli paylaşıma konu mal üzerinde haczi ya da rehni bulunan alacaklıda olduğu, aksi halde sıra cetveline itirazda hukuki yararı bulunmadığı, mahkemece şikayetin usulden reddine karar verilmesi gerekirken, esasa ilişkin sebeplerle şikayetin reddine karar verilmesi isabetsiz olmuş ise de, ilk derece mahkemesince yapılan yargılamada eksiklik bulunmadığı, ancak kanunun olaya uygulanmasında hata edildiği ve yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç bulunmadığı gerekçesiyle, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, şikayetin usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri şikayetçi vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sıra cetveline şikayet istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 nci maddeleri, 2004 sayılı İİK’nın 140 ve devamı maddeleri 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre şikayetçi vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir 2. İlk derece mahkemesi kararına karşı şikayetçi vekili istinaf isteminde bulunmuş olup incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin yapılması gerektiği bu husus aşılarak şikayetçi dosyasından yapılan tebliğin esas alınarak ve yanlış değerlendirilerek, hukuki yarar yokluğundan şikayetin reddine karar verilmesi doğru olmamış ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Şikayetçi vekilinin diğer temyiz sebeplerinin reddine, 2. Şikayetçi vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) ve (2) numaralı bendinin hükümden çıkarılmasına ve yerine “şikayetçi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.