Başvuru, konutu terk etmemeye ilişkin adli kontrol tedbirinin makul olmayan bir süre boyunca devam ettirilmesi, sözü edilen tedbirin kaldırılması veya değiştirilmesi yönündeki taleplerin geç değerlendirilmesi ve bu talepler hakkında verilen kararların geç bildirilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, tedbirin bazı olağan sonuçları nedeniyle özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; konutu terk etmemeye ilişkin adli kontrol tedbirinin makul olmayan bir süre boyunca devam ettirilmesi, sözü edilen tedbirin kaldırılması veya değiştirilmesi yönündeki taleplerin geç değerlendirilmesi ve bu talepler hakkında verilen kararların geç bildirilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, tedbirin bazı olağan sonuçları nedeniyle özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 18/2/2021 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne ve başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formuyla eklerine ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla temin edilen belgelere göre ilgili olaylar özetle şöyledir: Güvenlik güçleri 2019 yılında, PKK’nın yöneticilerinden biri tarafından verilen bir talimatın bahsi geçen örgüte üye olup ceza infaz kurumunda hükümlü ya da tutuklu olarak bulunan kişilere açık görüşler yoluyla ulaştırılacağına dair istihbarat bilgisi elde etmiştir. Alınan bilgiye göre söz konusu talimat, tahliye olan örgüt mensuplarının örgütün dağ kadrolarına katılımlarının arttırılmasını sağlamak amacıyla ceza infaz kurumlarındaki örgütsel faaliyetlerin çoğaltılmasına ve bu konuda yeni bir yol haritası belirlenmesine yöneliktir. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) konuyla ilgili bir soruşturma başlatmıştır. Bu soruşturmada silahlı terör örgütüne üye olma suçu nedeniyle bir süre ceza infaz kurumunda tutuklu olarak bulunduğu için başvurucu da yer almıştır. İlgili sulh ceza hâkimliklerinden alınan kararlar çerçevesinde aralarında başvurucunun da bulunduğu bazı şüphelilerin telekomünikasyon yoluyla kurduğu iletişimler tespit edilmiş, dinlenmiş ve kayda alınmıştır. Anılan işlemler nedeniyle düzenlenen tutanaklara göre;i. Bir ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan A.A. 1/3/2020 tarihinde saat 21’de kardeşi Ab.A.nın telefonunu aramış ve Ab.A.nın telefonunun başvurucunun telefonuna yönlendirilmesiyle başvurucuyla konuşmuştur. Bu görüşmede A.A. özetle başvurucudan iki mahpusa bazı bilgisayar çıktılarını, bir başka mahpusa da Taş Köprü üzerinde çekilen bir fotoğrafı göndermesini istemiştir. Başvurucu A.A.ya Z. isimli kişiyle (Z.T.) R. isimli bir kişiye gitar yolladığından bahsetmiş ve A.A. ile bu konu hakkında bir süre konuşmuştur.ii. Ar. isimli bir kişi 17/3/2020 tarihinde saat 39’da başvurucuyu telefonla aramıştır. Görüşmede başvurucunun ceza infaz kurumundan tanıdığı G.'ye ait dört beş defterin başvurucuda olduğundan, bazı mahpusların dosyalarının Ar.a yollandığından, dosyaların editörlük işlerinin yapılması lüzumundan, G.dekilerin bilgisayara aktarılmasına ilişkin gereklilikten, ayrıca fotokopi ve fotoğraf çekimi gibi hususlardan söz etmişlerdir. Güvenlik güçleri; ceza infaz kurumunda mahpus olarak tutulan ve PKK üyesi olan kişilere, ceza infaz kurumunda örgütlenebilmeleri ve ideolojik eğitim alarak örgütten kopmamalarını sağlamak amacıyla örgütün dönemsel stratejilerini anlatan talimatlar gönderildiğini, bu talimatların çıplak gözle okunamayacak şekilde ve çok küçük puntolarla pelür (ince ve yarı saydam bir kâğıt türü) ya da pelüşler (bir yüzü uzun tüylü, yumuşak ve parlak, kadifeye benzer bir kumaş türü) üzerine bilgisayar aracılığıyla yazdırıldığını, elde edilen çıktıların Diyarbakır’da hazırlanarak 18 farklı spor ayakkabısı tabanına özel olarak yerleştirildiğini, sözü edilen spor ayakkabılarının farklı ceza infaz kurumlarındaki PKK/KCK silahlı terör örgütü adına eylem ve faaliyette bulunma suçlarından mahpus olanlara ulaştırılmak üzere 17/3/2020 tarihinde Diyarbakır’dan kargo ile Adana’ya gönderildiğini/gönderilmek istendiğini öğrenmiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda spor ayakkabıları ele geçirilmiştir. Başsavcılığın talebi üzerine Adana Sulh Ceza Hâkimliği 27/3/2020 tarihinde, yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak ile bilirkişi raporları ve adı geçenlerin hazır bulunmaya yetkili oldukları diğer adli işlemlere ilişkin tutanaklar hariç olmak üzere müdafinin dosya içeriğini inceleme veya belgelerden örnek alma yetkisinin kısıtlanmasına karar vermiştir. Başsavcılığın talebi üzerine Adana Sulh Ceza Hâkimliği 9/7/2020 tarihinde, aralarında başvurucunun da bulunduğu bazı şüphelilerin ikamet ettiği konutlarda arama yapılmasına, bulunacak suç eşyalarına el konulmasına, şüphelilerin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına ve bu kayıtların çözülerek metin hâline getirilmesine karar vermiştir. Bu karara dayanılarak başvurucunun konutunda arama yapılmış ve başvurucunun cep telefonuna, hakkında bir sulh ceza hâkimliği kararı (Bu kararın içeriği tespit edilememiştir.) bulunan bir kitaba, dağıtılması veya satışa sunulması yasaklanan bir kitaba ve bir sabit disk sürücüsüne el konulmuştur. Güvenlik güçlerince el konulan eşyalar üzerinde yapılan incelemelere göre; i. Başvurucunun cep telefonunda;- Abdullah Öcalan, Şeyh Sait ve PKK/YPG yöneticilerinden S. ile F.A.Ş.nin fotoğrafları, - Başvurucu ile Z.T.nin birlikte çekilmiş bir fotoğrafı, - Haklarında soruşturma yürütülen Ab.K. ve K. ile ilgili olup kalemle yazılan bazı notların fotoğrafları yer almaktadır. ii. Sabit disk sürücüsünün içinde terör örgütüne ait bazı bayrak, poster ve örgüt mensuplarına ilişkin görüntüler ile terör örgütünü ve/veya örgüt mensuplarını övücü nitelikte şarkı, marş ve şiirler bulunmaktadır. Başsavcılığın talebi üzerine Adana Sulh Ceza Hâkimliği 10/7/2020 tarihinde, şüphelilerin ifadesini içeren tutanak ile bilirkişi raporları ve adı geçenlerin hazır bulunmaya yetkili oldukları diğer adli işlemlere ilişkin tutanaklar hariç olmak üzere müdafinin dosya içeriğini inceleme veya belgelerden örnek alma yetkisinin kısıtlanmasına karar vermiştir. Başsavcılığın talimatı uyarınca gözaltına alınan başvurucu, sulh ceza hâkimliğinden alınan gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin karar çerçevesinde 17/7/2020 tarihine kadar gözaltında tutulmuştur. Hakkında soruşturma yürütülenlerden Ş.A. kollukça alınan 15/7/2020 tarihli ifadesinde; altı yedi ay kadar önce işyerine gelen Z.T. ile biri erkek, diğeri kadın iki kişinin ceza infaz kurumunda mahpus olarak tutulan G.A.nın arkadaşı olduğunu söylediğini, bu görüşmeden 20-25 gün kadar sonra Z.T.nin daha önce de yanında getirdiği erkek şahısla işyerine yeniden geldiğini, bu kişilerin mahpus G.A.ya teslim edilmek üzere bir çift spor ayakkabısı ayarladığını söyleyerek kendisine spor ayakkabısını teslim edip edemeyeceğini sorduğunu söylemiştir. Başvurucunun fotoğrafını gören Ş.A., işyerine iki kez Z.T. ile gelen kişinin başvurucu olduğunu ifade etmiştir. Başvurucu, müdafii huzurunda alınan kolluk ifadesinde kendisine isnat edilen suçlamayı kabul etmemiş ve arkadaşı A.A. ile telefonda görüşebilmek için A.A.nın annesinden A.A.nın aradığı telefonu kendi telefonuna yönlendirmesini istediğini, yönlendirme sayesinde A.A. ile iki kez konuştuğunu, telefon görüşmelerinin anı çalışmaları ile öykü veya romanların bilgisayara aktarılması ve basılmasıyla ilgili olduğunu söylemiştir. Kolluk görevlileri sulh ceza hâkimliğinden alınan karara istinaden teknik araçlarla izlenen P.A. ile bir erkek şahsa ait bazı fotoğrafları gösterip P.A. ile olan örgütsel ilişkisinin ne olduğunu sorunca başvurucu; fotoğraftaki kişinin kendisi olmadığını, fotoğraftaki kadını da tanımadığını beyan etmiştir. Başvurucu, ifadesinin devamında aramada ele geçirilen kitapların kendisine ait olmadığını ve Ş.A.yı tanımadığını savunmuştur. Başvurucunun beyanına göre cep telefonunda ve sabit disk sürücüsünde tespit edilen ve kolluk görevlilerince suç unsuru olduğu değerlendirilen şeylerle kendisinin bir ilgisi yoktur. Başsavcılık 17/7/2020 tarihinde, aralarında başvurucunun da bulunduğu altı şüphelinin tutuklanması için sulh ceza hâkimliğinden talepte bulunmuştur. Talepte özellikle başvurucudan ele geçirilen telefon ile sabit disk sürücüsünün içeriğine, Ş.A.nın beyanlarına, arama sırasında ele geçen kitaplara ve başvurucunun telefon yönlendirmesi yoluyla yaptığı telefon görüşmelerine dikkat çekmiştir. Söz konusu talebe göre; i. Başvurucuya da gösterilen fotoğrafları görünce P.A., fotoğraftaki erkek şahsın başvurucu olduğunu söylemiştir. ii. Başvurucu, örgüt içindeki Zindan Komitesi isimli yapıda bölgeler sorumlusu olarak görev yapan Z.T.ye bağlı şekilde faaliyette bulunmaktadır. Adana Sulh Ceza Hâkimliği, aynı gün yaptığı sorgunun sonunda başvurucunun tutuklanması yönündeki talebi reddetmiş ancak başvurucunun adli kontrol tedbiri kapsamında konutunu terk etmemeye ve yurt dışına çıkamamaya ilişkin yükümlülüklere tabi tutulmasına karar vermiştir. Karara göre suç vasfının değişme ihtimali bulunmaktadır, başvurucu sabit ikametgâh sahibidir, kaçma şüphesini uyandıran olgular yoktur, deliller büyük ölçüde toplamıştır ve delillerin karartılacağına dair şüphe bulunmamaktadır. Bu sebeple tutuklama tedbirine başvurmak ölçüsüz olacaktır. Başsavcılığın anılan karara yönelik itirazı, Adana Sulh Ceza Hâkimliğince reddedilmiştir. Başvurucu, müdafii aracılığıyla 21/8/2020 tarihinde konutunu terk etmemeye ilişkin yükümlülüğünün kaldırılmasını ya da bir başka yükümlülükle değiştirilmesini talep etmiştir. Bu talep, Adana Sulh Ceza Hâkimliğince soruşturmanın devam ettiği gerekçesiyle 9/9/2020 tarihinde itiraz kanun yolu açık olmak üzere reddedilmiştir. Başvurucu, müdafii aracılığıyla 26/10/2020 tarihinde konutunu terk etmemeye ilişkin yükümlülüğünün kaldırılması veya bir başka yükümlülükle değiştirilmesi için yeni bir talepte bulunmuştur. Adana Sulh Ceza Hâkimliği, soruşturmanın devam ettiği gerekçesiyle 27/11/2020 tarihinde itiraz kanun yolu açık olmak üzere başvurucunun itirazının reddine ve adli kontrol tedbirinin uygulanmasının devamına karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: “...[Ş]üpheli Abdulaziz KANDEMİR hakkında Adana Sulh Ceza Hakimliğinin 17/07/2020 tarih ve 2020/421 Sorgu sayılı kararı ile adli kontrol kararı altına alınmasına yönelik karara karşı şüpheli [müdafii] tarafından 26/10/2020 havale tarihli dilekçe ile itiraz edildiği, itiraz dilekçesi ve ekindeki dosya, Ceza Muhakemesi Kanununun maddesi gereğince itirazın değerlendirilmesi bakımından Hakimliğimize gönderilmiş olmakla;İtiraz dilekçesi ve ekindeki dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:1- Şüpheliye yüklenen suçun vasıf ve mahiyeti, tutuklamadan beklenen amaca adli kontrol tedbirleri ile ulaşılabilecek olması kanaatinin oluşması, kanunda öngörülen cezanın nevi ve miktarı, mevcut delil durumuna göre Ceza Muhakemesi Kanununun maddesi gereğince adli kontrol altına alınmasına karar verildiği, soruşturmanın henüz tamamlanmamış olması da dikkate alınarak vaki İTİRAZIN REDDİNE, şüpheli hakkında uygulanan ADLİ KONTROL KARARININ DEVAMINA ... [karar verildi.]” Başvurucu, konutunu terk etmemesine ilişkin yükümlülüğün kaldırılmasına veya bir başka yükümlülükle değiştirilmesine ilişkin talebini 30/11/2020 tarihinde müdafii aracılığıyla yinelemiştir. Adana Sulh Ceza Hâkimliği, adli kontrol kararının gerekçelerinde herhangi bir değişiklik olmadığı gerekçesiyle 28/12/2020 tarihinde itiraz kanun yolu açık olmak üzere başvurucunun talebinin reddine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: “...[Ş]üpheli Abdulaziz KANDEMİR hakkında Adana Sulh Ceza Hakimliğinin 17/07/2020 tarih ve 2020/421 sorgu sayılı dosyasından verilen adli kontrol kararına şüpheli müdafii Av. İlhan ÖNGÖR tarafından 30/11/2020 havale tarihli dilekçe ile adli kontrol tedbirinin kaldırılması talep edilmekle, talep dilekçesi ve ekindeki dosya 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun maddesi gereğince itirazen incelenmek üzere 28/12/2020 tarihinde hakimliğimize gönderilmiş olmakla itiraz dilekçesi ve ekindeki soruşturma dosyası incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:1) Soruşturma dosyasının incelenmesinde; Adana Sulh Ceza Hakimliğinin 17/07/2020 tarih ve 2020/421 sorgu sayılı adli kontrol kararının usul ve yasaya uygun olduğu, kararda düzeltilecek herhangi bir husus bulunmadığı, şüpheli hakkında verilen adli kontrol kararının gerekçelerinde herhangi bir değişiklik olmadığı değerlendirilmekle itiraz eden tarafından yapılan adli kontrol tedbiri kararının kaldırılması talebinin REDDİNE ... [karar verildi.]” 27/11/2020 ve 28/12/2020 tarihli kararları başvurucu müdafii 18/1/2021 tarihinde Elektronik Tebligat Sistemi aracılığıyla öğrenmiştir. Başvurucu 19/1/2021 tarihinde müdafii aracılığıyla anılan karara Adana Sulh Ceza Hâkimliği nezdinde itiraz etmiştir. Yaptığı itirazda başvurucu 26/10/2020 ve 30/11/2020 tarihli talepleri hakkında verilen kararların müdafiine 18/1/2021 tarihinde tebliğ edilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini zira geç haberdar olduğu için sözü edilen kararlara karşı daha evvel itiraz edemediğini, aradan geçen süre dikkate alındığında adli kontrol tedbirinden beklenen faydanın elde edildiğini, soruşturmanın ne zaman biteceğinin belli olmadığını ve taleplerinin reddine dair kararlarda yeterli ve ilgili gerekçe bulunmadığını iddia etmiştir. Başvurucu ayrıca tabi tutulduğu yükümlülük nedeniyle konutunu terk edemediği için çalışma hakkının ihlal edildiğini ve adli kontrol kararıyla özel hayatı ile aile hayatına müdahale edildiğini öne sürmüştür. Başvurucunun itirazını inceleyen Adana Sulh Ceza Hâkimliği, adli kontrol kararının gerekçelerinde herhangi bir değişiklik olmadığı gerekçesiyle 21/1/2021 tarihinde itiraz kanun yolu açık olmak üzere başvurucunun talebinin reddine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: “...[Ş]üpheli ABDULAZİZ KANDEMİR hakkında verilen Adana Sulh Ceza Hakimliğinin 17/07/2020 tarih ve 2020/421 sorgu sayılı adli kontrol kararına şüpheli müdafii Av.İlhan Öngör tarafından 19/01/2021 havale tarihli dilekçe ile itiraz edilmiş olmakla dosya hakimliğimize gönderilmiş olmakla, itiraz dilekçesi ve ekindeki soruşturma dosyası incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tüm soruşturma dosyasının incelenmesinde; Adana Sulh Ceza Hakimliğinin 17/07/2020 tarih ve 2020/421 sorgu sayılı adli kontrol kararının usul ve yasaya uygun olduğu, düzeltilecek herhangi bir husus bulunmadığı, şüpheli hakkında verilen adli kontrol kararının gerekçelerinde herhangi bir değişiklik olmaması da dikkate alınarak itiraz eden tarafından yapılan adli kontrol kaldırma talebinin reddine karar vermek gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.