11. Hukuk Dairesi 2011/15570 E. , 2012/18387 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/05/2011 tarih ve 2008/698-2011/264 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve t
**11. Hukuk Dairesi 2011/15570 E. , 2012/18387 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/05/2011 tarih ve 2008/698-2011/264 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili nezdinde Sınai Ticari Yangın Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan dava dışı sigortalısına ait kumaş deposunda, üst katında bulunan davalıya ait işyerindeki boyama sisteminin vanalarının açık unutulması sonucu akan ve zemine biriken suyun, tavandan sigortalının işyerine akması sonucu oluşan 9.157.00 TL hasar bedelinin 18.03.2008 tarihinde dava dışı sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 9.157.00 TL hasar bedelinin ödeme tarihinden itibaren hesap edilecek % 27 faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, oluşan hasarın binanın ortak gider borusunda meydana gelen arızadan kaynaklandığının tespit edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hasarın davalıya ait işyerinde açık unutulan musluktan kaynaklanmadığı, zira davalı işyerinde musluklar açık kalmış olsa dahi taşan suların kolayca akabileceği, alt kata su sızması ihtimalinin çok zor olduğu, bina ortak giderinin tıkanması veyahut taşması nedeniyle zararın meydana geldiği, ekspertiz raporunda beyanı bulunan ...'nın davalı şirket yetkilisi veyahut çalışanı olmadığı gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, 6762 sayılı TTK'nun 1301. maddesi hükmüne dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Dava konusu olay sonrası 28.02.2008 tarihinde düzenlenen hasar ekspertiz raporunda hasarın, dava dışı sigortalının üst katında bulunan davalı şirkete ait işyerindeki boyama makinalarına ait su tesisat vanalarından birinin açık unutulması nedeniyle zemine akan suyun, alt katta bulunan sigortalının deposuna sirayet etmesi ile meydana geldiği tespit edilmiş; mahkemece alınan 16.06.2009 tarihli bilirkişi kurulu raporunda da, dava konusu hasarın yukarıda açıklanan eksper raporunda belirtilen nedenlerle oluştuğu ve davalının kusurlu bulunduğu rapor edilmiş, ancak rapora itiraz üzerine alınan 25.12.2010 tarihli ek bilirkişi kurulu raporunda ise, davaya konu hasarın, binanın ortak gider tıkanmasından veya taşmasından kaynaklandığı ve oluşan zararın tapu kaydındaki hisseleri oranında kat maliklerince tazmininin gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece, alınan raporlar arasındaki çelişki giderilmeden, dosyada bulunan tüm raporlarda ortaya konulan tespit ve görüşler irdelenerek incelenmeden ve neden kabul edildiği de açıklanmadan, son rapor esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir. Bu durumda, mahkemece davaya konu uyuşmazlığın çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği kabul edilerek, hasarın ne şekilde oluştuğu ile oluşan hasardan davalının sorumlu olup olmadığı konularında, üç kişilik yeni bir uzman bilirkişi kurulundan, dosyada mevcut raporları irdeleyen ve tarafların bu raporlara yapmış oldukları itirazları da karşılayan ve ayrıca sigortalı işyerinde bulunan kumaş toplarının palet üzerinde bulunup bulunmamasının, konuya etkisinin olup olmadığı konusunu açıklığa kavuşturan gerekçeli ve denetime elverişli yeni bir rapor alınarak, ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden yazılı şekilde karar verilmek suretiyle, eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 16/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.