Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/2082 E. , 2024/5839 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2082 Karar No : 2024/5839 TEMYİZ EDENLER (DAVALILAR): 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı 2-... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istemi :...
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/2082 E. , 2024/5839 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2082 Karar No : 2024/5839 TEMYİZ EDENLER (DAVALILAR): 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı 2-... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istemi :... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Abone İşleri Dairesi Başkanlığı ... Bölgesi Şube Müdürlüğüne bağlı ... Şube Şefliğinde veznedar olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının hak kazanılan her aydan itibaren en yüksek mevduat faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta, davacı tarafından bankaya yatırılması gereken tahsilatlardan bazılarının zamanında teslim edilmediğinin anlaşılması ile ilgili 22/11/2019 tarihinde tutanak düzenlendiği, tutanakta davacı tarafından, ekonomik durumunun bozulması nedeniyle kredi borçları sebebi ile haciz işlemi başlatılacağından, bu haczi kaldırmak için kasa tahsilatını ... kuryelerine teslim etmeyerek kasada bırakmak sureti ile kullanmak zorunda kaldığını, 19/11/2019 tarihinde aracını sattıktan sonra, 21/11/2019 tarihinde 12,13,14 Kasım 2019 tarihli eksik meblağı yatırdığının beyan edildiği; diğer taraftan, davacı hakkında dava konusu olay hakkında zimmet suçu kapsamında yürütülen kovuşturmada, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, "bilirkişi raporu, kurum içi soruşturma evrakları ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; kamu davası açılarak, her ne kadar sanık ... ... hakkında zimmet suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılarak Türk Ceza Kanunu'nun 247/1. ve 247/3. maddeleri gereğince cezalandırılması istenilmiş ise de; 23/11/2020 havale tarihli Emekli Sayıştay Denetçilerinden oluşan bilirkişi heyetince düzenlenen bilirkişi raporu ile, sanığın gecikmeli olarak teslim ettiği tutarı kasada bıraktığı yönünde tutanak düzenleyerek bu tutarları kasada muhafaza ettiğinin anılan tutanaklar ile ispat edildiği, bu haliyle davacının tahsil ettiği parayı uhdesine ve zimmetine geçirmesinin söz konusu olmadığının tespit edilmesi, sanığın rahatsızlıklarına bağlı olarak daha önce görev değişikliği talebinde bulunması ve bu talebinde açık verdiği hususunu bildirdiğinin görülmesi nedeniyle kovuşturma aşamasında verdiği savunmanın samimi bulunması ve savunmanın bilirkişi raporuyla örtüşmesi nedeniyle itibar edilebilir mahiyette olduğuna tam kanaat getirilmesi, kurum içi kontrol mekanizmasına göre rutin günlük bir kontrolle durumun kolayca anlaşılabilecek olması hususları birlikte değerlendirildiğinde; sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediği yönünde hakimler heyetinde tam vicdani kanaat hasıl olmuştur." gerekçeleriyle davacı hakkında beraat kararı verildiği, karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddine karar verildiği, olayda, davacının aynı eyleminden yargılandığı ve kesinleşen Ceza Mahkemesi kararıyla beraat ettiğine göre 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarılması cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde, dayandığı norm yönünden (tipiklik unsuru) hukuka uygunluk bulunmadığı; öte yandan, davacının fiiline uygun başka bir maddeden disiplin cezası verilmesine engel bir durum bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle davacının statü dışında kaldığı tarihler arasında yoksun kaldığı maaş ve özlük haklarının her ay tahakkuk edecek miktar için ayrı ayrı olmak üzere (tahakkuk) tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idareler tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; zimmet suçunun kanun koyucu tarafından yüz kızartıcı suçlar kapsamında değerlendirildiği, davacının disiplin soruşturması kapsamında verdiği ifadede zimmet suçu işlediğini ikrar ettiği, kendisine emanet edilen paraları, şahsi borçlarını ödemek için kullandığını kabul ettiği, davacının aynı ifadeyi diğer memur arkadaşlarına da beyan ettiği, aynı birimde çalışan diğer personelin de davacının tahsil ettiği paraları davacının borçlarını ödemek için aldığını kendilerine söylediğini soruşturma dosyasında tekrar ettikleri, suçun zimmet olması nedeniyle davacının memuriyete devam etmesinin kurum için her zaman risk barındıracağı gibi dava dilekçesinde öne sürülen hususların da davacının disiplin hukuku kapsamında cezalandırılmasına engel teşkil etmediği, bu nedenle davanın reddi gerektiği belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. Davalı ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından; davacı tarafından kasa tahsilatlarının günlük olarak teslim edilmediğinin bizzat açık ve net beyanı ile ikrar edildiği, söz konusu kararın usul ve yasaya uygun olduğu, işlemin iptali gerektiren hiçbir haklı ve yasal neden bulunmadığı, belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ:... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının, kısmen gerekçesinin değiştirilerek onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Abone İşleri Dairesi Başkanlığı ... Bölgesi Şube Müdürlüğüne bağlı ... Şube Şefliğinde veznedar olarak görev yapan davacının, hakkında yürütülen tahkikat sonucunda; 12, 13, 14, 15 Kasım 2019 tarihlerine ilişkin gün sonu tahsilat raporları ile banka dekontları arasında tutarsızlık olduğu, söz konusu tarihlerde 75.666,00-TL kasa tahsilatının sadece 5.300,00-TL'sinin zamanında bankaya yatırıldığı, 70.366,00-TL kasa açığının olduğu, açık tutarın 21, 22 ve 25 Kasım 2019 tarihlerinde gecikmeli olarak teslim ettiği, görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş ve koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan 70.366,00-TL'yi geçici bir süre kullandıktan sonra iade etmek üzere zimmetine geçirdiği tespit edildiğinden bahisle, eyleminin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması gerektiği teklif edilmiştir. ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğüİnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığı Memur Personel Şube Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı yazısıyla 657 sayılı Kanun'un 130. maddesi uyarınca davacının savunması istenilmiş, üzerine atılı eylemlerin sübut bulduğu kanaatine varıldığından bahisle, ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılması üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde, "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır. 657 sayılı Kanun'un 129. maddesinde, ''Yüksek disiplin kurulları kendilerine intikal eden dosyaların incelenmesinde, gerekli gördükleri takdirde, ilgilinin özlük dosyasını ve her nevi evrakı incelemeye, ilgili kurumlardan bilgi almaya, yeminli tanık ve bilirkişi dinlemeye veya niyabeten dinletmeye, mahallen keşif yapmaya veya yaptırmaya yetkilidirler. Hakkında memurluktan çıkarma cezası istenen memur, soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir." ve 130. maddesinde ise; "Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır." hükümlerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Temyize konu karar, davacının Devlet memurluğundan çıkarılmasına ilişkin işlemin iptaline dair kısmı yönünden incelendiğinde; Anayasa'nın 129. maddesinin ikinci fıkrasında, memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hükme bağlanmıştır. Anılan Anayasa hükmünün gerekçesinde, "yapılacak disiplin kovuşturmalarında ve disiplin cezası uygulamasında ilgiliye isnat olunan hususun bildirilmesi, dinlenilmesi, savunmasını yapma imkanı tanınması bu madde ile güvence altına alınmaktadır" ifadelerine yer verilerek, disiplin cezaları ile ilgili olarak anayasal güvenceye bağlanan savunma hakkının içeriği belirtilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 130. maddesinde diğer cezalar bakımından memura sadece 7 günden az olmamak üzere savunma hakkı tanınmışken memuriyetten çıkarma cezası açısından 129. maddeyle, soruşturma ile ilgili evrakın incelenmesinden veya vekili vasıtasıyla sözlü savunma yapılmasına kadar, 130. maddeden farklı olarak geniş bir savunma hakkı tanınmış bulunmaktadır. Yasa koyucu, ilgili açısından en ağır sonuçları doğuran Devlet memurluğundan çıkarma cezasının verilmesinde, bu şekilde bir savunma hakkının tanınmasını memur statüsü açısından önemli bir güvence olarak öngörmüştür. Anayasa hükmü ve 657 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden; Devlet memurunun veya diğer kamu görevlilerinin görevine son verilmesi sonucunu doğuran disiplin cezalarının verilebilmesi için, söz konusu disiplin cezalarını vermeye yetkili merciiler tarafından, ilgili kamu görevlisinin hakkındaki iddiaları, bu iddiaların dayandığı delilleri, üzerine atılı fillerin hukuki nitelendirmesini ve önerilen disiplin cezasını öğrenmesi sağlanarak, savunma yapmasına imkan tanınmasının hukuken zorunlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda; Yüksek Disiplin Kurulunca, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması teklif edilen davacıdan 657 sayılı Kanun'un 129. maddesi uyarınca usulüne uygun savunması alınmadan işlem tesis edildiği anlaşıldığından, Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi yerinde görülmemiş ise de, sözü edilen husus, sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte bulunmamıştır. Temyize konu karar, dava konusu işlem nedeniyle davacının statü dışında kaldığı tarihler arasında yoksun kaldığı maaş ve özlük haklarının her ay tahakkuk edecek miktar için ayrı ayrı olmak üzere tahakkuk tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde; İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptaline dair kısmı ile ilgili olarak yukarıda yer verilen gerekçenin, davacının doğrudan görevine başlatılması sonucunu doğurmayıp, devlet memurluğundan çıkarma cezası hakkında, idare tarafından, davacıya son savunma hakkı tanınarak yeniden bir değerlendirme yapılmasını gerektirmesi nedeniyle, bu aşamada davacının parasal hak kaybının varlığından söz edilemeyeceğinden, İdare Mahkemesi kararının "işlem nedeniyle davacının statü dışında kaldığı tarihler arasında yoksun kaldığı maaş ve özlük haklarının her ay tahakkuk edecek miktar için ayrı ayrı olmak üzere (tahakkuk) tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" hükmedilmesine ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarelerin temyiz isteminin kısmen reddine, dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali, işlem nedeniyle davacının statü dışında kaldığı tarihler arasında yoksun kaldığı maaş ve özlük haklarının her ay tahakkuk edecek miktar için ayrı ayrı olmak üzere (tahakkuk) tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, işlemin iptaline ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA oybirliğiyle, 2. Davalı idarelerin temyiz isteminin kısmen kabulüne, temyize konu kararın; işlem nedeniyle davacının statü dışında kaldığı tarihler arasında yoksun kaldığı maaş ve özlük haklarının her ay tahakkuk edecek miktar için ayrı ayrı olmak üzere (tahakkuk) tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA oyçokluğuyla, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 24/12/2023 tarihinde karar verildi. (X) KARŞI OY : İdare Mahkemesi kararının; " dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle davacının statü dışında kaldığı tarihler arasında yoksun kaldığı maaş ve özlük haklarının her ay tahakkuk edecek miktar için ayrı ayrı olmak üzere tahakkuk tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" ilişkin kısmı yönünden, davalı idarelerce yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu kararın, " işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların, davanın açıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği görüşüyle, Daire kararının parasal haklarla ilgili bozmaya ilişkin kısmına katılmıyorum.