13. Hukuk Dairesi 2016/5480 E. , 2016/9504 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, Yeni Dikmen 4-5. etap Kentsel Dönüşüm projesi kapsamında arsasını davalı belediyeye devrettiğini, arsasına karşılık kendisine bir daire verilmesin
**13. Hukuk Dairesi 2016/5480 E. , 2016/9504 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, Yeni Dikmen 4-5. etap Kentsel Dönüşüm projesi kapsamında arsasını davalı belediyeye devrettiğini, arsasına karşılık kendisine bir daire verilmesininin kararlaştırıldığını, ancak davalı belediyenin sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini ileri sürerek mahrum kaldığı kira bedeli ile bir dairenin emsal bedelinden şimdilik 500 TL'nin tahsilini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, İdari Yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, tapu tahsis belgeli taşınmazının davalı belediyeye devri hususunda aralarında sözleşme yapıldığını, davalının sözleşmeyi feshetmesi nedeniyle mahrum kaldığı kira bedeli ile emsal daire bedelini talep etmiştir. Mahkemece davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiğinden bahisle davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Eldeki davada çözülmesi gereken husus davaya bakma görevinin adli yargıya mı, idari yargıya mı ait olduğu hususudur. Benzer bir olayda davanın reddine dair direnme kararının Yargıtay Hukuk Genel Kurulunda görüşülmesi sırasında, Dairemizce de benimsenen (Hukuk Genel Kurulunun 10.06.2015 gün 2014/13-1500 esas, 2015/1519 karar numaralı kararı) kararda da belirtildiği üzere taraflar arasında yapılan sözleşmenin tarafların özgür iradesiyle düzenlendiği, davacının özel hukuk hükümlerine tabi bu sözleşme uyarınca alacağını talep ettiği, davacının bu talebinin kişisel hakka dayandığı, bu nedenle uyuşmazlıkta idari yargı değil adli yargı mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere görev hususu kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir. Bu bağlamda mahkemenin, görevli olup olmadığını talep olmasa dahi kendiliğinden gözetmesi zorunludur. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da oluşmaz. Yukarıda belirtilen Hukuk Genel Kurulu kararı uyarınca da davacının talebinin özel hukuk hükümlerine tabi kişisel hakka dayalı olduğu, uyuşmazlığın bu niteliği itibariyle görevli mahkemenin adli yargı mahkemesi olduğu gözetilerek işin esasına girilmek suretiyle hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken, mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 05.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.