3. Hukuk Dairesi 2015/12657 E. , 2016/4963 K. "" MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı dava dilekçesinde; davalı ... şirketinin, kayıp/kaçak, sayaç okuma, pa…
**3. Hukuk Dairesi 2015/12657 E. , 2016/4963 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı dava dilekçesinde; davalı ... şirketinin, kayıp/kaçak, sayaç okuma, parekende satış, iletim ve dağıtım bedelleri adı altında kendisinden haksız paralar aldığını belirterek; geriye dönük 10 yıl içinde kendisinden tahsil edilen bu bedellerin iadesini talep etmiş, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.200,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini dilemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunmuş, talebin esasına yönelik olarak da davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş, hüküm; davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, 04.03.2015 tarihli ek karar ile "hükmün kesin olarak verildiği" gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz talebinin reddi cihetine gidilmiş, bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; kayıp/kaçak, sayaç okuma, parekende satış, iletim ve dağıtım bedellerinin, davalı ... şirketinden istirdatı istemine ilişkindir. Temyize konu öncelikli uyuşmazlık; yerel mahkeme kararının kesin olup olmadığı, varılacak sonuca göre; kayıp-kaçak, sayaç okuma, parekende satış, iletim ve dağıtım bedellerinin aboneden tahsilinin mevzuata uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427/2. maddesinde, miktar veya değeri belirli bir tutarın altında kalan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararların kesin olduğu, dolayısıyla temyizinin olanaklı bulunmadığı hükme bağlanmıştır. Yasa koyucu bu hükümle açık bir biçimde, bir kararın temyiz kabiliyetine haiz bulunup bulunmadığını belirlerken, davanın miktar veya değeri yanında, temel ölçü olarak türünün de esas alınacağını hükme bağlamıştır. Her ne kadar davacı abonenin davalıdan istirdatını talep ettiği kayıp-kaçak, perakende satış hizmet, psh sayaç okuma, iletim sistemi kullanım ve dağıtım bedeli, miktar itibariyle 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 22/5.maddesinde ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırının altında bulunmakta ise de; yaratılan çekişmenin art etkisi bulunduğu, eldeki dosyada tek bir abonenin uyuşmazlığı yargıya taşımış olmasına karşın, ortada tüm aboneleri ilgilendiren toplu bir uyuşmazlığın bulunduğu açıktır. Dolayısıyla yaratılan çekişme ve hukukî uyuşmazlık kesinlik sınırının dışında kalmaktadır.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.05.2009 tarih, 2009/13-122, 189, 13/10/2010 tarih 2010/13-406 E., 503 Karar sayılı kararı)