11. Hukuk Dairesi 2023/4064 E. , 2023/4636 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge
**11. Hukuk Dairesi 2023/4064 E. , 2023/4636 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından...İnşaat Tekstil Deri Mamülleri ve Matbaa San. ve Tic. Ltd. Şti.'de çalışan sigortalıya iş kazası sebebiyle sürekli iş göremezlik geliri bağlandığını, bu alacağının hüküm altına alınması talebi ile adı geçen şirket aleyhinde rücuen tazminat davası açıldığını, yargılama aşamasında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesine istinaden şirketin sicil kaydının resen silindiğinin öğrenildiğini, mahkeme tarafından dava konusu şirketin ihyası amacı ile dava açılması için süre verildiğini, davalı tarafından tasfiye işlemlerinin hukuka uygun olup olmadığı dikkate alınmadan söz konusu şirket kaydının hukuka aykırı şekilde terkin edildiğini ileri sürerek...İnşaat Tekstil Deri Mamülleri ve Matbaa San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 6102 sayılı Kanun'un 32 nci maddesi ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 34 üncü maddesi çerçevesinde işlem yaptığını, resen terkin işleminin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi ve ilgili yasal mevzuat kapsamında yapıldığını, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenilen şirkete ilişkin terkin işlemi yapıldıktan sonra şirket hakkında rücuen tazminat davası açıldığından dolayı ihyası istenilen şirket hakkında görülen bu davaya ilişkin şirket hakkında verilecek karar doğrultusunda yapılacak işlemlerin ek tasfiye niteliğinde olduğu, ihyası talep edilen şirket aleyhine açılan davanın varlığına rağmen şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine göre re'sen terkin edildiği, aynı maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca sicil kayıtlarına göre şirkete ve şirketi temsile yetkili kişilere ayrıca tebligat yapılmadığı, buna ilişkin tebliğ mazbatalarının dosyaya sunulmadığı, usulüne uygun yapılmayan terkin işlemi nedeni ile davalı kurumun yargılama giderlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün 397228-0 sicil numarasında kayıtlı iken 18.02.2015 tarihinde 6102 sayılı Kanun' un geçici 7 nci maddesi uyarınca resen sicilden terkin edilmiş olan Sıla İnşaat Tekstil Deri Mamulleri ve Matbaa Sanayii ve Ticaret Ltd. Şti. unvanlı şirketin sicildeki terkin kaydının Sakarya 3. İş Mahkemesi'nin 2021/274 E. sayılı dava dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleriyle sınırlı olarak iptali ile aynı unvanla ticaret siciline tescili sureti ile ihyasına, ihya kararının sicilde tescil ve ilanına, ihyasına karar verilen şirketin son yetkili temsilcisi olan Mahmut Erdal Özgül'ün 6102 sayılı Kanun' un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından resen terkin işlemi yapıldığını, mevzuat gereğince gönderilen şirket yetkilisine ve şirketin sicil kayıtlarındaki adreslerine gönderilen ihtar yazılarının adreste tanınmamaları gerekçesi ile iade edildiğini, bu tebligatlara ek olarak, ayrıca dava konusu şirketin terkin edileceği hususunun Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddi ile yargılama ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına, karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmakla birlikte, ihya kararıyla birlikte tasfiye memuru atanmasının usul ve Yasa'ya aykırı olduğu, şirketin tasfiyesiz terkin edildiği, varsa terkin öncesi organlarıyla temsil edileceği, yöneticilerin süresi dolmuşsa şirketin kendi organlarını seçebileceği gibi, bunun gerçekleşmemesi hâlinde, şirket aleyhine açılan dava içinde bir temsil kayyımı atanması suretiyle yargılamaya devam olunabileceği, şirketin veya bir mal varlığının tasfiyesi söz konusu olmadığından, tasfiye memuru atanmasının söz konusu olmadığı, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının resen düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, kararın re'sen düzeltilmesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 397228-0 sicil numarasında kayıtlı iken18.02.2015 tarihinde 6102 sayılı Kanun' un geçici 7 nci maddesi uyarınca resen sicilden terkin edilmiş olan Sıla İnşaat Tekstil Deri Mamulleri ve Matbaa Sanayii ve Ticaret Ltd. Şti. unvanlı şirketin, Sakarya 3. İş Mahkemesi'nin 2021/274 E. sayılı dava dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleriyle sınırlı olarak ticaret sicil kaydının ihyasına, şirketin sicil kaydı 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca terkin edilmiş olduğundan tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur. istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca sicilden resen terkin edilmiş olan şirketin ihyası istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6102 sayılı Kanun' un geçici 7 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.09.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrası gereğince limited şirketin ihyası istemine ilişkindir. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilecekleri düzenlenmiştir. 6102 sayılı Kanun ile fiilen sona ermiş ancak şeklen devam eden ortaklıkların ortadan kaldırılması düşünülmüş olup bu amaçla geçici 7 nci madde ile özel bir düzenleme getirilmiştir. Ayrıca bu hükme dayanılarak "Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Sicil Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ" de çıkarılmıştır. Kanun koyucu, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında "ihya" terimini kullanmakla birlikte, hüküm aynı Kanun'un 547 nci maddesine paralel "ek tasfiye" niteliğindedir. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi, ihyaya (ek tasfiyeye) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması yönünde bir hüküm içermemekle birlikte aynı Kanun'un 547 nci maddesinde olduğu gibi mahkemece sınırlı olarak ihyaya karar verilmeli ve aynı zamanda tasfiye memuru da atanmalıdır. Zira geçici 7 nci maddenin amacı, kapsamına giren ortaklıkların bir an önce ticaret sicilinden silinmesi ve ihtilafların azaltılmasına yönelik bulunduğundan aksi yöndeki uygulama yasanın amacına aykırıdır. Bölge Adliye Mahkemesince, terkin edilen şirketin derdest davanın takibi ile sınırlı olmak üzere verilen ihya kararı ek tasfiye niteliğinde bulunduğundan şirkete TTK 547/2 maddesi gereğince tasfiye memuru da atanması gerekirken yazılı gerekçe ile tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına karar verilmesi, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması doğru değildir. Açıklanan nedenle sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.