T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2024/30 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/395 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/09/2023 ESAS-KARAR NO : 2021/384 E - 2023/545 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2024/30 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/395 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/09/2023 ESAS-KARAR NO : 2021/384 E - 2023/545 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 02/04/2026 YAZILDIĞI TARİH : 10/04/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili; müvekkili tarafından davalıya satılarak teslim edilen faturalara konu mal bedelinin ödenmediğini cari hesaba dayalı alacağın tahsili için girişilen takibe davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili; davacınınmobilya yapıp sattığını, müvekkilinin bir kısım ürünleri alındığını, karşılığında da anlaşmaya uygun olarak vadeli bonolar verildiğini, 16.11.2020 tarihli, 10.114,47 TL bedelli fatura ile bir kısım malın ise iade edildiğini, davacı çalışanı, ...'a teslim edildiğini, bu kişinin taraflar arasında iletişimi, ticareti sağladığını, davacının fabrikasının sorumlusu olduğunu, ayrıca 16.11.2020 tarihinde tediye makbuzu ile (8 adet müşteri senedi ) toplam 45.000,00 TL bono verildiğini, 16.11.2020 tarihinde tediye makbuzu ile 3 adet müvekkili tarafından imzalı ve eşi tarafından da cirolu bono verildiğini, bonoların yapılan iş ve borçlara karşılık alacaklı şirket yetkilisi ...'a teslim edildiğini, davacı tarafından bonoların sürelerinin uzun olduğu bahane edilerek, kısa vadeli çek talep ettiğini, müvekkilinin, yapılan bu ticarette vadeli olduğu için ürün aldığını, alacaklının, tarafına verilen bonoların vadesinin uzun olması nedeni ile bu sefer icra takibi başlattığını, icra takibine itiraz edilmesi üzerine davanın açıldığını, davacının bonoları taraflarına iade etmeye yanaşmadığını, taraflar arasında yapılan ticaretin nakit alış verişine dayalı olmadığını bildirerek haksız davanın reddine davacı-alacaklı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda; tediye makbuzları ile ispatlanan tutarın 106.772,00TL olup, bu tutara davalının düzenlediği iade faturası miktarı 10.114,47TL eklendiğinde, davacının takipte istediği 116.886,31TL asıl alacağa ulaşıldığı, davacı taraf satışa konu faturaya konu malların tamamının teslim edildiğini ispatlamakla birlikte davalının düzenlediği iade faturası davacı defterlerinde kayıtlı olmamakla birlikte davacı çalışanı ...'ın tanık beyanı da gözetildiğinde, iade faturası içeriği malın teslim alındığı anlaşılmakta olup, iade faturası tutarı 10.114,47TL toplam fatura tutarından çıkarıldığında davacı alacağı 106.771,84 TL kaldığı, bu tutarın 2 adet tediye makbuzu kapsamında alınan senetlerin toplam tutarı kadar olduğu, davacı çalışanı ... tarafından imzalanan 16/11/2020 tarihli tediye makbuzunda toplam tutarın 61.772,00 TL olan bonolar her iki tarafın defterlerinde kayıtlı bulunmadığı, davacının alacağını dayandırdığı 7 adet faturanın tamamının 2020 tarihli olup, SGK kayıtlarına göre ... 15/03/2021 tarihine kadar davacı yanında çalıştığı, ...'ın tanık beyanı ve davacı yetkilisine yazılmış mektup ifadeleri gözetildiğinde, ...'ın davacının ticari vekili sıfatıyla hareket ettiği, ticari vekil; tacir tarafından işletmenin tüm veya belli bazı olağan işlerini yürütmek için temsil yetkisi verilen kişi olup, ticari sicile tescil edilmesi gerekmediği, ticari vekil ataması herhangi bir şekle tabi olmadığı gibi tarafların davranışları da gözetilerek zımnen ataması da mümkün olup ticari vekil işletmenin olağan işlerini yürütebilme yetkisine sahip olup, ancak olağan üstü nitelikteki işler için özel bir yetki verilmesi gerektiği, bu kapsamda 3.kişilerle satış sözleşmesi yapılması, fatura ödemesi olağan iş kapsamında olup, davalı taraftan bono alınması, iade faturası konusu malzemelerin teslim alınması işletmenin olağan işi olduğu, dava dışı ... ile davalı arasında gerçekleşen bu tür işlemlerin geçerli bulunduğu, tediye makbuzunda toplam tutarın 61.772,00 TL olan 3 bono mahkeme kasasına alındığı, bonoların düzenlenme tarihi 16/11/2021 olup, tediye makbuz tarihi 16/11/2020 tarihli ve 000156 nolu tediye makbuzu da 16/11/2020 tarihli olup, bu makbuzda sekiz adet senet bulunduğu, toplam bedelinin ise 45,000.00 TL olduğu senetlerden sadece 06/11/2020 tanzim tarihli 31/01/2022 ödeme günlü 6.000,00 TL tutarlı müşteri senedin kasaya alındığı, bu tediye makbuzundaki senetlerin ödeme tarihinin takip sonrasına ait bulunduğu, senetlerin bir kısmının aslı temin edilemese bile kasaya alınanlar gözetildiğinde tediye makbuzlarının içeriğinin tamamen doğruladığı, mahkemece kabul edildiği, senetlerin tanzim tarihinin tediye makbuzu tanzim tarihinden sonrasına ait olması ise; ileri tarihli yazılması mümkün olduğu, çelişki olarak değerlendirilmediği, senetlerin davacının ticari vekiline teslimi ile taraflar arasında senetlerde yazılı ödeme tarihinde borcun ödeneceğinin kararlaştırıldığı ve mevcut borç için senet düzenlenmesinin her ne kadar borcun yenilendiği anlamına gelmeyecekse de senetlerdeki vadenin borcun ödeme tarihi olarak taraflar arasında kararlaştırıldığı ve senet vadeleri gözetildiğinde takip tarihi itibariyle borcun muaccel hale gelmediği, davacının muaccel olmayan alacak için takip başlattığı gözetilerek davanın reddine, muaccel olmayan alacak için takip yapılması tek başına davacının kötü niyetli olduğunun kabulü için yeterli olmadığı, davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin de reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili; mahkemenin davalının soyut iddia ve beyanları ile tanık beyanından yola çıkarak vermiş olduğu karar hukuka aykırı olup, davalı yanın davacıya borcu bulunduğunun bilirkişi raporları ile de tespit edildiğini belirterek ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık; mal alım- satım nedeniyle davacının davalıya satıp teslim ettiği malların bir kısmının iade dilip edilmediği, davalının borcuna karşılık ileri tarihli senetler verip vermediği, bu kapsamda davacının fatura muhteviyatı alacağının muaccel olup olmadığı hususuna ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; davalıya satılarak teslim edilen malların bedelinin tahsili için cari hesaba dayalı alacağının tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle ayrıntılı ve denetime elverişli bilirkişi raporunda yer alan açıklamalara göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 02/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Katip... e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."