12. Hukuk Dairesi 2013/21929 E. , 2013/30665 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara 10. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 13/03/2013 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklının bonoya day
**12. Hukuk Dairesi 2013/21929 E. , 2013/30665 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 10. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 13/03/2013 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklının bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlattığı icra takibine karşı İİK'nun 168/5. maddesinde öngörülen yasal sürede, borçlu şirket vekili icra mahkemesine başvurarak; takibin dayanağını oluşturan bonoyu borçlu şirket adına imzalayan H.S. 'in 06/08/2009 tarihli ortaklar kurulu kararı ile şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındığını, ancak söz konusu ortaklar kurulu kararının sahte olduğunu ve H.S.'in bu nedenle borçlu şirketi temsile yetkili bulunmadığını ileri sürmüş, bu hususta Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2009/540 Esas ve Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesi'nde de 2009/1679 Esas sayılı davaların açıldığını bildirmiş, şirketi temsil ve borçlandırma yetkisi bulunmayan H.S.'in imzaladığı senet nedeniyle borçlu şirketin sorumlu tutulamayacağını öne sürerek takibin iptalini talep ettiği anlaşılmıştır. Somut olayda; bononun tanzim tarihi olan 12/08/2009 tarihinde şirket adına, 13/08/2009 tarihli 7375 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ve 06/08/2009 tarihli ortaklar kurulu kararı uyarınca H.S. imzaya ve temsile yetkilidir. Bonodaki imzanın bu şahsa ait olduğu borçlu şirketin de kabulündedir. Temsil durumuna ilişkin ortaklar kurulu kararının sahteliği iddiası icra hukuk mahkemesinde ileri sürülemeyeceği gibi tartışma konusu da yapılamaz. Öte yandan, HMK'nun 209. maddesinin icra takibine dayanak yapılan senet hakkında imzanın inkarı ceza ya da hukuk mahkemesinde sahtelik iddiasında bulunulması halinde uygulanması mümkün olup şirketin temsil durumunun belirlenmesine dair ortaklar kurulu kararının sahteliğinin ileri sürülmesi halide anılan maddenin uygulama yeri yoktur. Borçlunun iddiaları genel mahkemelerde açılacak bir menfi tespit davasında ileri sürülebilecek olup yargılamayı gerektirdiğinden dar yetkili icra hukuk mahkemesinde değerlendirme konusu yapılamaz. O halde mahkemece, borca itirazın reddi yerine somut olaya uygun bulunmayan yazılı gerekçeyle HMK'nun 209/1 maddesi uygulanarak takibin durdurulması yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.