4. Hukuk Dairesi 2009/4355 E. , 2010/1381 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ...ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 01/06/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl davanın davacısı ...nin davasının reddine, ... yönünden maddi tazminatın reddine, manevi tazminatın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen 18/11/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı-ka…
**4. Hukuk Dairesi 2009/4355 E. , 2010/1381 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ...ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 01/06/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl davanın davacısı ...nin davasının reddine, ... yönünden maddi tazminatın reddine, manevi tazminatın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen 18/11/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı-karşı davacı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı-karşılık davacı ...'ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan maddi zarar ile manevi zararların ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, asıl davadaki istemlerin bir bölümü kabul edilmiş; karşılık dava ise reddedilmiş; karar, davalı-karşılık davacı tarafından temyiz olunmuştur. Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hak ve nısfetle karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Dava konusu olayın gelişim biçimi, davalı-karşılık davacı tarafından söylenen sözlerin niteliği, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile yukarıdaki davacı-karşılık davalı ... yararına takdir edilen 5.000,00 YTL manevi tazminat tutarı fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, adı geçen yararına 2.500,00 YTL manevi tazminat takdir olunmak suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasının davacı-karşılık davalı ... yararına manevi tazminat takdirine ilişkin 3 nolu bendinde yer alan "…5.000,00…" biçimindeki sayıların silinerek yerine "…2.500,00…" sayılarının yazılmasına; harç alınmasına ilişkin alt paragrafta yer alan "…270,00…" biçimindeki sayıların silinerek yerine "…135,00…" sayılarının yazılmasına; davalı-karşılık davacının öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 16/02/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.