11. Ceza Dairesi 2023/2604 E. , 2024/11482 K. B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1.Sanık hakkında 2009 ve 2010 takvim yıllarına ait defter ve belgele…
**11. Ceza Dairesi 2023/2604 E. , 2024/11482 K.** **"İçtihat Metni"** B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1.Sanık hakkında 2009 ve 2010 takvim yıllarına ait defter ve belgeleri, eşine yapılan 30.09.2014 tarihli tebligata rağmen ibraz etmemesi nedeniyle defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan açılan kamu davasında; sanığın, arkadaşının isteği üzerine adına şirket kurulduğunu, kağıt üzerinde şirketin ortağı ve müdürü olarak göründüğünü, defter ve belgelerin kendisinde olmadığını, bu nedenle hakkında birden çok dava açıldığını savunması, UYAP ortamında yapılan sorgulamada sanık hakkında, aynı mükellefiyet yönünden 2012 ve 2013 takvim yıllarına ait defter ve belgeleri eşine yapılan 07.11.2016 tarihli tebligata rağmen ibraz etmemesi nedeniyle defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan İstanbul Anadolu 36. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 05.12.2017 tarih ve 2017/393 Esas, 2017/616 Karar sayılı kararıyla mahkûmiyetine hükmedildiğinin ve anılan kararın istinaf edilmesi üzerine kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve sanığın hukuki sorumluluğunun açıkça tespit edilmesi bakımından, aynı yazı ile birden fazla takvim yılına ait defter ve belgelerin incelenmek üzere ibrazının istenmesi halinde, tek bir defter ve belgeleri ibraz etmeme suçunun oluşacağına ilişkin yerleşik uygulama gözetilerek, mükellefiyet kaydı 30.09.2013 tarihi itibarıyla re'sen terkin edilen mükellefin 2009, 2010, 2012 ve 2013 takvim yıllarına ait hesapların incelenmesi aynı yazı ile talep edilebilecek iken, iki ayrı tarihli yazıyla istenmesinin nedenleri Vergi Denetim Kurulu Anadolu Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığından sorulup sanığın savunmaları da dikkate alınarak sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi, 2.Kabule göre de; a)Sanığa yüklenen defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçunda vergi ziyaı oluşmadığı gibi tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir cezanın da bulunmadığı, söz konusu eylemden dolayı 213 sayılı Kanun'un 353/4. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının aynı Kanun'un 359. ve 371. maddelerinde belirtilen tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir ceza olmadığı dikkate alındığında; 213 sayılı Kanun'un 359. maddesine 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile eklenen "Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranından indirilir." şeklindeki düzenleme uyarınca sanık hakkında, tayin edilen temel ceza üzerinden yarı oranında indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle fazla ceza tayini, b)Suç tarihinin defter ve belge istem yazısının tebliğ edildiği tarihten 15 gün sonrası olan "16.10.2014" tarihi olduğu gözetilmeden karar başlığında “15.10.2014” şeklinde yanlış gösterilmesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2024 tarihinde karar verildi.