9. Hukuk Dairesi 2024/11788 E. , 2025/111 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 41. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1151 E., 2024/1337 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 32. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/394 E., 2024/61 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapo
**9. Hukuk Dairesi 2024/11788 E. , 2025/111 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 41. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1151 E., 2024/1337 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 32. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/394 E., 2024/61 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 08.03.2008 tarihinden itibaren davalıya ait .... Elektrik Arıza Onarım Bakım Montörlüğüne bağlı olarak değişik alt işverenlerin isçisi sıfatıyla elektrik teknisyeni olarak hâlen çalışmaya devam ettiğini, dava dışı alt işverenler ile kurulan ilişkinin muvazaalı olduğunu, bu hususun Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu raporu ve kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit olduğunu, dava dışı .... Elektrik ve Dağıtım AŞ'nin (...) asıl işveren olduğunu, özelleştirme sonrasında dava dışı ...'ın kamuya ait tüm hisselerinin davalıya devrolduğunu, ...'ın tüzel kişiliğinin devam ettiğini, tüm işçilerin iş sözleşmelerinin davalı .... Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri AŞ'ye (.... Enerji AŞ) devredildiğini, müvekkilinin iş sözleşmesinin de 01.08.2013 tarihinde davalı Şirkete devredildiğini, müvekkilinin özelleştirme öncesine ilişkin hak ve alacakları ile ilgili dava dışı ... aleyhine 08.10.2014 tarihinde İstanbul 1. İş Mahkemesinin 2011/681 Esas sayılı dosyası ile dava açtığını, huzurdaki davanın 31.08.2013 tarihinden sonraki dönem alacakları için açıldığını, davacının Tes-İş Sendikasına üye olup 17.10.2011 tarihli 14. Dönem ve 11.10.2013 tarihli 15. Dönem Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinden yararlandırılmadığını, ayrıca özelleştirme nedeniyle devirden sonra da iş sözleşmesi hükmü hâline gelen sendikal hak ve alacaklardan yararlandırılmadığını, müvekkilinin haftanın 7 günü üç vardiya ile çalıştığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, müvekkilinin hafta tatili ücretinden ayrı olarak toplu iş sözleşmesi hükümleri gereği cumartesi-pazar günü çalışma ücretlerine de hak kazandığını, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günü çalışma ücretlerinin ödenmediğini, son net ücretinin 2.200,00 TL olduğunu, buna ek olarak toplu iş sözleşmesi ile belirlenen birtakım sosyal haklar ile çalıştığını ileri sürerek sosyal yardım, ikramiye, elektrik yardımı alacakları ile iş güçlüğü tazminatı ve vardiya tazminatı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının alacak taleplerinin belirlenebilir olduğunu ve davanın kısmi dava şeklinde açılamayacağını, hukuki yarar yokluğu nedeni ile davanın reddi gerektiğini, ... Enerji AŞ’nin kurulmasından önce ...’ın tarafı olduğu toplu iş sözleşmelerinden müvekkili ... Enerji AŞ'nin sorumlu tutulamayacağını, davalı Şirketin 2013 yılının Mayıs ayında kurulduğunu, davacının dava dışı ... yönünden alınmış olan kararların davalı Şirket için de sonuç doğurması gerektiğine dair taleplerinin kabul edilemeyeceğini, davacının hiçbir dönem ... işçisi olarak çalışmadığını dolayısıyla davalının bu alacaklardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, devir öncesi ve sonrasında davalı Şirkette başvurusu olan ve dayanışma aidatı ödeyen işçisinin olmadığını, bu nedenle davacının talep ettiği sendikal haklara hak kazanamadığını, muvazaa kabul edilse dahi davacının sendikal haklardan yararlanabilmesi için sendikaya üye olması ve bu üyeliğin işverene bildirilmesi gerektiğini, talep edilen sendikal alacaklardan davacının yararlanamayacağını, davacının faiz taleplerine itirazlarının olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl işin bölünerek alt işverenlere gördürüldüğü ve işin asıl işverenin ekipmanları ile yapıldığı anlaşılmakla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığının söz konusu raporunda belirlenen hususların yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkili Şirkete husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu, 2. Zamanaşımı def'inin gözetilmediğini, davacının çalıştığı şirketler ile müvekkili ... Enerji AŞ arasında bir hukuki bağ bulunmadığını, 3. Muvazaa kabulü ile müvekkili Şirketin sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, 4. Müvekkili .... Enerji AŞ'nin taraf olduğu toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanan davacının, dava dışı ...'ın taraf olduğu toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanmasının mümkün olmadığını, 5. Davacıya müvekkili Şirket nezdinde çalışmaya başladığı 01.09.2013 tarihinden itibaren toplu iş sözleşmesi kapsamında alacaklarının ödendiği, dava dışı ...'ın taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan bir hak ve alacak talep edemeyeceğini, 6. Davacının son brüt ücreti dosya kapsamına sunulan bordrolarda belirtilen ücret olup aleyhe belirlenen ücrete ilişkin hesaplamaları kabul etmediklerini, 7. Toplu iş sözleşmesinin yürürlük tarihinden sonraki dönem için alacağa hükmedilecek ise yasal faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olup olmadığı ve buna göre davacının uyuşmazlık konusu dönemde yararlanması gereken toplu iş sözleşmesinin tespiti, davacının fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile dava dışı ...'ın taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, talep edilen alacaklardan davalının sorumlu olup olmadığı, zamanaşımı, husumet, alacakların hesap yöntemi, hesap dönemi hususlarına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Elektrik dağıtım hizmetini üstlenen Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ'nin (...) özelleştirme programına alınması sonucunda ..., 28.05.2013 tarihinde ... Elektrik Perakende Satış AŞ (...) ve ... olarak özelleştirme mevzuatı gereğince ihaleyi alan yükleniciler tarafından kurulan ... Enerji AŞ’ye ayrı ayrı işletme hakkı devir sözleşmesi ile devredilmiş olup bu kapsamda işletme hakkının %100 hissesi ... Enerji AŞ'ye ait hâle gelmiştir. Sözü edilen devir öncesi dönemde ... ile dava dışı alt işverenler arasında 4857 sayılı Kanun'un 2/7 hükmüne aykırı olacak şekilde muvazaalı bir ilişki bulunduğu kesinleşen yargı kararı ile tespit edildiğinden, bu dönem için davacının dava dışı ... işçisi olarak kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacının 01.08.2013 tarihinden itibaren ... Enerji AŞ'de çalıştığı sürenin ise ayrıca değerlendirilmesi gereklidir. 4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un (4628 sayılı Kanun) 15. maddesine 09.07.2008 tarihli ve 5784 Elektrik Piyasası Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5. maddesiyle eklenen ve 26.07.2008 tarihinde yürürlüğe giren fıkra; "Elektrik enerjisi üretim, iletim ve dağıtım faaliyeti gösteren kamu tüzel kişileri, gerekli hallerde üretim, iletim ve dağıtım tesislerinin işletilmesi ve bakım onarım işlerini tabi oldukları ihale mevzuatı çerçevesinde hizmet alınması yoluyla yaptırabilirler” şeklindedir. Bu hüküm 30.03.2013 tarihinde yürürlüğe giren 14.03.2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun (6446 sayılı Kanun) 30. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olup 6446 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile; lisans sahibi tüzel kişilerin, lisansları kapsamındaki faaliyetlerle ilgili olarak hizmet alımı yapabileceği düzenlenmiştir. Yönetmelik'in 48. maddesine göre de, lisans sahibi tüzel kişiler, lisansları kapsamındaki faaliyetlerle ilgili olarak hizmet alımı yapabilirler. Hizmet ise dağıtım faaliyeti kapsamında; arıza giderme, endeks okuma, kesme-bağlama, sayaç sökme-takma, ihbarname dağıtma, kaçak tarama, proje, hukuk, bakım ve onarım, taşıma, haberleşme, sigorta, araştırma ve geliştirme, muhasebe, piyasa araştırması ve anket, danışmanlık, mimarlık ve mühendislik, tanıtım, basım ve yayın, temizlik, yemek hazırlama ve dağıtım, toplantı, organizasyon, sergileme, koruma ve güvenlik, mesleki eğitim, fotoğraf, film, fikri ve güzel sanat, bilgisayar sistemlerine yönelik hizmetler ile yazılım hizmetlerini, taşınır ve taşınmaz mal ve hakların kiralanmasını ve benzeri diğer hizmetleri ifade eder. ..., 6446 sayılı Kanun’un 22. maddesine göre lisans sahibi tüzel kişi olarak lisans kapsamındaki faaliyetlerle ilgili hizmet alımı yapmaktadır. ...’ın dağıtım faaliyeti kapsamında ihale yoluyla gördürdüğü işler arasında yukarıda ifade edildiği üzere arıza giderme, endeks okuma, kesme bağlama, sayaç sökme takma, bakım onarım işleri bulunmaktadır. ... Enerji AŞ'de sözü edilen ihaleler kapsamında yasal düzenlemelere uygun şekilde iş üstlenmektedir. Dosya kapsamından 6446 sayılı Kanun'un hukuki çerçevesinde işlem tesis edildiği, davacı işçinin ihale ile verilen işler kapsamında elektrik arıza, bakım, onarım işlerinde çalıştırıldığı belirlenmiştir. Her ne kadar özelleştirme öncesi, dava dışı ... ile dava dışı şirketler arasındaki ilişki kesinleşen yargı kararlarına göre muvazaalı ise de, özelleştirme sonrası dava dışı ... ile davalı .... Enerji AŞ arasında yasal düzenlemelere uygun şekilde kurulan bir asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu ve bu ilişkinin muvazaalı olmadığı sonucuna varılmıştır. Yapılan açıklamalara göre, özelleştirme sonrası davalılar arasında kurulan asıl işveren alt işveren ilişkisi geçerli olup muvazaalı değildir. Bu itibarla davacının ... Enerji AŞ'de çalışmaya başladığı 01.08.2013 tarihi itibarıyla dava dışı ...'ın taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanma imkânı bulunmamaktadır. Ancak davacının özelleştirme öncesine ilişkin hak ve alacakları ile ilgili dava dışı ... aleyhine İstanbul 1. İş Mahkemesinin 2011/681 Esas sayılı dosyası ile dava açtığı, bu davada dava dışı ... ile .... Enerji AŞ arasında muvazaalı bir ilişki bulunduğu kabul edilerek davacının 31.08.2013 tarihine kadar hak kazandığı alacaklar hüküm altına alınmış olup söz konusu karar kesinleşmiştir. Kesinleşen bu karar karşısında somut davada 31.08.2013 tarihinden sonraki dönem bakımından değerlendirme yapılması zorunlu hâle gelmiştir. Somut davanın, davacının 31.08.2013 tarihinden sonraki döneme ilişkin alacaklarına ilişkin olduğu dikkate alındığında, davacının 31.08.2013 tarihinden sonraki dönem bakımından dava dışı ...'ın taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanması mümkün değildir. Sözü edilen dönem için davacı işçinin davalı .... Enerji AŞ'de çalıştığı sürede, bu davalının taraf olduğu toplu iş sözleşmelerinden yararlanabilmesi 6536 sayılı Kanun'un 39. maddesine göre; toplu iş sözleşmelerinin imzalandığı tarihte taraf sendikaya üye olması durumunda yürürlük tarihinden, imza tarihinden sonra üyelik hâlinde üyeliğinin taraf işçi sendikasınca davalı ... Enerji AŞ'ye bildirildiği tarihten ya da dayanışma aidatı ödeyerek yararlanma talebi bulunmakta ise talep tarihinden itibaren mümkündür. İlk Derece Mahkemesince belirtilen hususlara göre yeniden değerlendirme yapılmalı ve sonucuna göre davacının dava konusu ettiği alacaklara hak kazanıp kazanmadığı belirlenmelidir. Açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde verilen kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.