12. Ceza Dairesi 2014/12440 E. , 2014/25373 K. Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma Hüküm : CMK'nın 231/11. maddesine göre açıklanan; TCK'nın 179/3-2, 62/1, 50/1-a, 52. maddeleri gereğince mahkumiyet Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan yapılan yargılama sonucunda, sanığın TCK’nın 179/…
**12. Ceza Dairesi 2014/12440 E. , 2014/25373 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma Hüküm : CMK'nın 231/11. maddesine göre açıklanan; TCK'nın 179/3-2, 62/1, 50/1-a, 52. maddeleri gereğince mahkumiyet Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan yapılan yargılama sonucunda, sanığın TCK’nın 179/3-2, 62/1, 53/1. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, CMK’nın 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca suça sürüklenen çocuğun 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına dair Tekirdağ 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 28.04.2008 tarih, 2008/266 esas, 2008/443 karar sayılı kararının 28.05.2008 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içinde, sanık hakkında 14.10.2010 tarihinde işlediği trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan Tekirdağ 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2010/795-2011/248 sayılı 30.03.2011 tarihli kararı ile mahkumiyetine karar verildiği ve bu kararın 09.04.2013 tarihinde kesinleşmesiyle, 5 yıllık denetim süresi içerisinde suç işlediği gerekçesiyle yapılan ihbar üzerine CMK'nın 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasına ilişkin Tekirdağ 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 04.12.2013 tarih ve 2013/469 - 2013/835 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. CMK'nın 231. maddesinin 11. fıkrasında, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suçun işlenmesi halinde veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde mahkemece hükmün açıklanacağı belirtilmiş olup, bu iki halin gerçekleştiğinin saptanması durumunda, mahkemece yapılacak işlem, önceden verilen ancak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu olması nedeniyle hukuki varlık kazanmayan hükmün açıklanmasından ibarettir. Bu iki şarttan birine aykırılık nedeniyle hükmün açıklanması halinde mahkemece, uygulanmasında yasal zorunluluk bulunduğu halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi nedeniyle uygulanamayan yasal hükümler hariç olmak üzere önceki hükümde bir değişiklik yapılmayacağından, yeniden kurulan hüküm de önceden verilen hükmün infazını sağlamaya yöneliktir. Yeniden hüküm verilmesi ise yalnızca sanığın “kendisine yüklenen yükümlülüklerin yerine getirilememesi" halinde mümkündür. Bu şart gerçekleştiğinde, sanığa yeni bir imkan sağlamayı düşünen yasa koyucu, yükümlülüğün yerine getirilememesi haline münhasır olarak mahkemeye, sanığın durumunun değerlendirilmesi suretiyle, cezanın kısmen infazına yada önceki hükümde yasal zorunluluk nedeniyle tartışılamayan erteleme veya seçenek yaptırımlara çevirme kurumlarının değerlendirilmesi suretiyle yeniden hüküm kurması imkanını sağlamıştır. Bu son halde dahi mahkeme, sübut ve nitelendirmenin değiştirilmesi veya önceki uygulamadan dönme yönünden bir imkâna sahip olmamakta, yalnızca önceki hükmün varlığı kabul edilerek, belirli bir kısmının infaz edilmemesi ya da önceki hükümde değerlendirilemeyen TCK’nın 50. veya 51. maddelerinin uygulanması yetkisine sahip olabilmektedir. İnceleme konusu somut olayda denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işleyen sanık hakkında önceki hükmün açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, tayin edilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi; aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle, eleştirilen husus dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 11/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.