başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir başvurucu ankara ili altındağ ilçesi yıldıztepe mahallesi ada parsel sayılı taşınmazın malikidir başvurucunun beyanına göre taşınmaz murisi tarafından tarihinde edinilmiş ve üzerindeki bina da bu tarihten kısa bir süre sonra başvuru numarası karar tarihi inşa edilmiştir yine başvurucu murisi tarafından tarihli ve sayılı ve gecekondu mevzuatına aykırı yapılara uygulanacak bazı ve sayılı kanununun bir maddesinin deği
başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir başvurucu ankara ili altındağ ilçesi yıldıztepe mahallesi ada parsel sayılı taşınmazın malikidir başvurucunun beyanına göre taşınmaz murisi tarafından tarihinde edinilmiş ve üzerindeki bina da bu tarihten kısa bir süre sonra başvuru numarası karar tarihi inşa edilmiştir yine başvurucu murisi tarafından tarihli ve sayılı ve gecekondu mevzuatına aykırı yapılara uygulanacak bazı ve sayılı kanununun bir maddesinin değiştirilmesi hakkında kanun hükümlerinden yararlanmak amacıyla tarihli başvurunun yapıldığını ifade etmiştir başvurucu murisi tarafından belediye müdürlüğüne yapılan tarihli başvuru neticesinde başvuru masrafı olarak tlnin belediye müdürlüğünün ziraat bankası hesabına yatırıldığını belirtmiştir altındağ belediyesi belediye tarafından imar uygulaması sonucunda başvurucuya ait taşınmaz üzerindeki gecekondunun bir kısmının imar yolunda kaldığı gerekçesiyle bu kısmın yıkımına ve yine bu kısımda kalan ağaçların da kaldırılmasına karar verilmiştir başvurucu yıkım kararı üzerine tarihinde ankara sulh hukuk mahkemesine başvurarak taşınmaz üzerindeki yapı ve ağaçların değerinin tespitini talep etmiştir tespit talebi üzerine alınan bilirkişi raporunda binanın imar yolunda kalan kısmının yapı değeri ile yıkımdan arta kalan kısmının kullanılabilir hale getirilmesi için gerekli masrafın toplamının tl taşınmaz üzerindeki ağaç bedellerinin ise tl olduğu tespit edilmiştir başvuru formu ve eklerinde binanın hangi tarihte yapıldığına ilişkin bir bilgi yer almamaktadır diğer taraftan başvurucunun binanın yılı öncesinde yapıldığına ilişkin beyanına karşı idare tarafından derece mahkemelerine bir itirazda bulunulmamıştır binanın yıkım tarihi de yine başvuru formu ve eklerinden anlaşılmamakla birlikte yıkım işlemi üzerine başvurucu tarafından yılında dava açıldığı dikkate alındığında söz konusu yapının belirtilen tarihler arasında en az yirmi dört yıl süre boyunca kullanıldığı değerlendirilmiştir başvurucu imar uygulaması kapsamında yıkım nedeniyle oluşan zararının tazmin edilmemesi nedeniyle tarihinde belediye aleyhine alacak davası açmıştır ankara asliye hukuk mahkemesi davanın idari yargının görev alanına girip girmediği noktasında karar verilmek üzere dosyanın danıştay başsavcılığına gönderilmesine karar vermiştir danıştay başsavcılığının tarihli kararıyla olumlu görev uyuşmazlığı çıkartılarak dosyanın uyuşmazlık mahkemesine gönderilmesi yönünde hüküm tesis edilmiştir mahkemece bu karar doğrultusunda tarihli kararıyla görevsizlik kararı verilerek dosyayı uyuşmazlık mahkemesine gönderilmiştir uyuşmazlık mahkemesinin tarihli kararıyla davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu karara bağlanmıştır bu karar üzerine davaya ankara mahkemesinde mahkeme devam edilmiştir başvurucu anılan davada sayılı kanun kapsamındaki imar affı hükümlerinden yararlanmak istemiyle murisi tarafından süresi içinde başvuru yapıldığını başvuru masrafının ödendiğini sayılı kanunun maddesinde düzenlenen hak sahibi olamayacak kişiler kapsamında olmadığını öne sürmüştür başvurucu taşınmaz üzerindeki binanın tarihinden önce yapıldığının murisi tarafından yapılan başvuru üzerine belediye tarafından tespit edildiğini belirtmiştir davalı belediye başvurucunun bu yöndeki beyanlarının aksine bir şey söylememektedir belediye davaya karşı savunmasında başvuruya konu taşınmaz için geçerli bir imar affı müracaatının bulunmadığını ileri sürmüştür başvuru numarası karar tarihi mahkeme tarihinde davanın reddine karar vermiştir kararda imar planı kapsamında yol olarak belirlenen alan üzerinde yer alan yapının ruhsatsız olmasına rağmen imar affı yasasından yararlanan bir yapı olması durumunda enkaz bedelinin ödenmesi gerektiği vurgulanmıştır fakat mahkeme kararında başvurucu tarafından imar affından yararlanmak amacıyla yapılan bir başvurunun olup olmadığı ve bu konunun akıbeti hakkında herhangi bir değerlendirmeye yer verilmemiştir sonuç olarak görev ve sorumluluğu bulunan idare açısından gecekondunun yıkılmasının hizmet kusuru olarak değerlendirilemeyeceği yapının yıkımı nedeniyle oluşan zararın idare tarafından tazmin edilmesinin hukuken mümkün olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir başvurucunun temyiz talebi danıştay dairesinin tarihli kararıyla reddedilmiş karar onanmıştır karar düzeltme isteminin de aynı dairenin tarihli kararıyla reddedilmesi üzerine karar kesinleşmiştir nihai karar başvurucu vekiline tarihinde tebliğ edilmiştir başvurucu tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur iv hukuk a ulusal hukuk tarihli ve sayılı kanununun ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak başlanan yapılar kenar başlıklı maddesi şöyledir bu kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur durdurma yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır bu tebligatın bir muhtara bırakılır bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister ruhsata aykırılık olan yapıda bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu inceleme sonunda anlaşılırsa mühür belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir aksi takdirde ruhsat iptal edilir ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir sayılı kanunun bu kanun hükümlerinden yararlanamayacak olanlar kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir aşağıdaki durumlara uyan yapılar bu kanun hükümlerinden yararlanamazlar başvuru numarası karar tarihi kasım tarihinden sonra yapılan gecekondular ile inşaasına başlanan imar mevzuatına ruhsat ve eklerine aykırı yapılar ve çanakkale boğazında haziran tarihinden sonra yapılan gecekondular ile ekim tarihinden sonra inşasına baş anan imar mevzuatına ruhsat ve eklerine aykırı yapılar b uluslararası hukuk avrupa haklan mahkemesi içtihadında mülkiyet hakkının kapsamı konusunda mevzuat hükümlerinden ve derece mahkemelerinin bunlara ilişkin yorumundan bağımsız olarak özerk bir yorum esas alınmaktadır b no b no b no b no mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasının ancak müdahalenin avrupa haklan sözleşmesine sözleşme ek nolu protokolün maddesinin anlamı kapsamında bir mülk ile ilişkili olması durumunda ileri sürülebileceğini belirtmektedir buna göre alacak haklarını da içeren mevcut mülk veya mal varlığı yanında mülkiyet hakkının elde edilebileceği yönündeki en azından bir meşru beklenti de mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilebilir b no lihtenştayn prensi b no meşru beklenti kavramının ilk defa geliştirildiği kararlar için bkz pine valley ltd ve b no krallık b no ve b no kararına konu olayda ümraniye çöplüğünde meydana gelen metan gazı patlaması sonucu gerçekleşen toprak kayması dolayısıyla başvurucuya ait gecekondu zarar görmüştür başvurucunun konutunun bulunduğu taşınmazın hazineye ait olduğunu ve bir gün bu taşınmazı devralma beklentisinin mülk teşkil etmediğini kabul etmiştir ancak yılında ruhsatsız olarak inşa edilmesinden yılında meydana gelen kazaya kadar belediye makamlarınca anılan taşınmazda bulunan gecekondunun dikkat çekmiştir kararda yetkili makamların başvurucu ve yakın akrabalarının bu evde oluşturdukları toplum ve aile çevresinde hiç rahatsız edilmeden yaşamasına izin verildiği üstelik başvurucudan emlak vergisi alındığı ve ücret karşılığında başvurucunun kamu hizmetlerinden yararlanmasının sağlandığı belirtilmiştir bu sebeple yetkili makamların başvurucu ve akrabalarının meskenleri ile taşınır mallarında mülkiyet hakkına ilişkin bir menfaate sahip olduğunun fiili de olarak kabul edildiği tespitinde bulunmuştur imar uygulamaları bakımından belirli bir takdir yetkisi olduğunu ancak bu takdir hakkının zamanında uygun ve hepsinden önemlisi tutarlı bir şekilde harekete geçme yükümlülüğünü sona erdirmeyeceğini belirtmiştir göre somut olayda bu yükümlülüğe uyulmadığı gibi kaçak yapılan engellemeye yönelik kanunların uygulanmasında oluşturulan belirsizliğin başvurucunun meskenine ilişkin durumun bir gece içinde değişebileceğini sanmasına neden olması mümkün değildir başvurucunun meskenine yönelik mülkiyet hakkına ilişkin menfaatinin sözleşmeye ek nolu protokolün maddesinin ilk cümlesi çerçevesinde önemli bir menfaat ve dolayısıyla bir mülk oluşturduğu sonucuna varmıştır keriman tekin ve b no kararına konu olay yılında yaptırılan başvuruculara ait konutun bir okul inşaatı sırasında zarar başvuru numarası karar tarihi görmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir bu olayda derece mahkemeleri konutun ruhsatsız olduğu gerekçesiyle başvurucuların tazminat taleplerini reddetmişlerdir kararına atıfla ruhsatsız olarak yapılmış olsa da kamu makamlarınca bu yapının yıktırılmadığı veya yıkımı yönünde bir işleme de girişilmediğine dikkat çekilerek tapuya tescil edilen konut yönünden başvurucuların sözleşmeye ek nolu protokolün maddesinin birinci paragrafında ifade edilen anlamda mülk teşkil edebilecek menfaatlerinin olduğu belirtilmiştir keriman tekin ve başvuruyu genel ilke niteliğindeki mülkiyetten barışçıl yararlanma hakkına ilişkin birinci kural çerçevesinde incelemiş keriman tekin ve müdahalenin kanuni dayanağının çevreyi korumak yönünde bir meşru amacı içerdiğini kabul etmiştir keriman tekin ve ancak göre somut olayın koşullarında oluşan maddi zarara rağmen başvurucuların tazminat taleplerinin reddedilmesi başvurucuların mülkiyet hakkı kapsamındaki menfaatleri ile kamunun yararı arasındaki adil dengeyi bozmuş başvuruculara aşırı ve olağan dışı bir külfet yükletilmesine yol açmıştır bu gerekçelerle başvurucuların mülkiyet haklarının ihlaline karar vermiştir keriman tekin ve v