4. Hukuk Dairesi 2010/5420 E. , 2010/7358 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 04/08/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 23/12/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan
**4. Hukuk Dairesi 2010/5420 E. , 2010/7358 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 04/08/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 23/12/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre davacının, davalılardan ... ile ...'na yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Diğer davalı ...'ye yönelik temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir Yerel mahkemece, kamu kurumunun kamu görevini yerine getirirken verdiği zararın idarenin hizmet kusuruna ilişkin olup olmadığını değerlendirmenin idari yargının görevi olduğu gerekçesiyle, yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesi reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, davalılardan ...'nin derenin önünü kapatması nedeniyle evinin su altında kalmasından dolayı uğradığı zararın davalılardan alınmasını istemiştir. İdari yargı yerlerinde açılacak davalarda husumetin kimlere yöneltileceğine ilişkin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası'nın 2. maddesi gereğince ancak ilgili idare kurumu dava edilebilir. Bu yasal düzenlemeye göre özel hukuk tüzel kişileri aleyhine idare mahkemelerinde dava açılamaz. Davacı, özel hukuk tüzel kişiliği niteliğindeki ...’nin haksız eylemi nedeniyle zarara uğradığını ileri sürüp istekte bulunduğuna göre, özel hukuk tüzel kişileri hakkındaki davanın görüm ve çözüm yeri idari yargı olmayıp adli yargı yeridir. Görev sorunu, açıkça veya hiç ileri sürülmese de yargılamanın her aşamasında, mahkemelerce kendiliğinden gözetilir. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davalılardan ... yönünden işin esası incelenip varılacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, adı geçen davalı yönünden de yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davalılardan ... yönünden BOZULMASINA; diğer davalılar ... ile ...’na yönelik temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 17/06/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.