İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirkete kasko poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı aracın, 17/10/20…
T.C. İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/2377 KARAR NO : 2025/1999 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/09/2022 NUMARASI : 2021/842 Esas - 2022/716 Karar DAVANIN KONUSU: Kasko Poliçesinden Kaynaklanan Rücuen Tazmine Yönelik İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirkete kasko poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı aracın, 17/10/2020 tarihinde dava dışı ... sevk ve idaresinde iken, ikamet adresinde aracı park edeceği esnada aracın arka koltuk orta konsol elektrik tesisatı ile koltuk konfor elektrik tesisatlarında ark/şase meydana gelmesiyle çıkan yangın sonucu hasara uğradığını, müvekkili şirket tarafından yaptırılan ekspertiz raporunda, hasarın çıkış nedeninin tam olarak tespit edilemediği, atanacak bilirkişi aracılığı ile yaptırılacak inceleme neticesinde hasarın değerlendirilmesi gerektiğinin belirtildiği, ekspertiz raporundaki görüş nedeni ile makine mühendisinden alınan raporda, yangın çıkmasına neden olacak herhangi bir dış etkenin tespit edilmediği, yangına sebep olan ana etkenin, yangın bölgesindeki arka koltuk orta konsol elektrik tesisatı ile koltuk konfor elektrik tesisatlarında, elektrik akımının ark/şase yapması sonucu direnç oluşturacak akım yükselmesi ve kıvılcımlanmanın meydana geldiği, aracın ilk tescil tarihi (06/12/2019) göz önünde bulundurulduğunda, aktif olarak kullanıldığı anlaşılan ve konu yangın hasarına neden olan etkenin üretici eksik montaj usulü/hatası sonucu ortaya çıktığı, araç üzerindeki ilgili aksamlara kullanıcının herhangi bir harici elektriksel müdahalesinin olmadığı ve hasarın üretici firma sorumluluğunda olduğu görüşünün bildirildiğini, müvekkili şirket tarafından dava dışı sigortalısına 05/03/2021 tarihinde 121.907,00-TL tazminat ödendiğini ve müvekkili şirketin rücu hakkı doğduğunu, davalı şirketin, sigortalı aracın Türkiye'de dağıtımını ve pazarlamasını yapan şirket olduğunu, sigortalı aracın gizli ayıplı olduğunu, sigortalı aracın garanti süresinde olduğunu, dava dışı sigortalıya ödenen tazminatın, davalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; dava konusu aracın ticari nitelikte olması nedeniyle TTK m.23 gereğince süresi içerisinde ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, ayrıca TTK m.18 gereğince ihbar ve ihtarların noter aracılığıyla veya taahhütlü mektupla veya telgrafla veyahut güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılması gerektiğini, davacının da yasal sürede ayıp ihbarı yapılmaması nedeniyle rücu hakkını kaybettiğini, davaya konu araçta üretim hatası veya üretim hatasından kaynaklı herhangi bir ayıp bulunmadığını, dava konusu aracın iki yıl sorunsuz kullanılmasından sonra yangının meydana geldiğini, bu durumun da üretim hatası bulunmadığını gösterdiğini, üretim hatası bulunması halinde aracın iki yıl kullanılmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkemenin aksi kanaate olması halinde ise hakkaniyet ilkeleri gereği indirim yapılması gerektiğini, davacının, araçtan elde ettiği faydayı TBK m.229 gereği müvekkili şirkete iade etmesi gerektiği, dava dilekçesinde belirtilen tespitlerin usul ve yasaya aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı şirkete kasko poliçesi ile sigortalı aracın arka koltuk kısmının, imalattan kaynaklı bir ayıp nedeniyle yanıp yanmadığı, ayıp bulunmakta ise bu ayıbın aracın satın alındığı sırada mevcut olup olmadığı ya da kullanım şartlarından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, ayıbın niteliği, muayene ve ihbar yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediğine ilişkin olduğu, mahkemece alınan bilirkişi heyet raporunda, davalı şirketin olayın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği, bilirkişi heyet raporu ve ekspertiz raporu göz önüne alındığında, sigortalı araçta meydana gelen hasarın araçtaki üretim hatasından kaynaklandığı, yangının çıkmasına dış etkenlerin etki etmediği, üretim hatasından meydana gelen yangın nedeniyle davacı sigorta şirketinin tam kusurlu olan davalı satıcıya sigorta genel şartları ve Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen halefiyet kuralları gereğince rücu hakkının bulunduğu, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya ödenen bedelin meydana gelen zararla uyumlu olduğu, sigorta şirketi tarafından zararın teminat şartları kapsamında ödendiği, davacı sigorta şirketinin, üçüncü kişiye ödeme yaptığı tarih itibariyle rücu borçlusu olan davalının temerrüde düşmüş olduğu, faiz başlangıç tarihinin ödeme tarihi kabul edilerek icra takibinde davacı tarafından talep edilen işlemiş faiz yönünden de itirazın iptaline karar vermek gerektiği, davalı borçlu tarafından icra takip tarihi itibariyle sigorta şirketi tarafından ödenen bedelin açık ve net şekilde belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaati ile;"1-Davanın KABULÜ İLE;-Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına,-Alacağın likit ve belirlenebilir olduğu anlaşıldığından kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen %20 oranında 25.533,83 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı vekilinin istinaf nedenleri; davacı tarafça, ayıp ve ihbar yükümlülüğüne aykırı davranılarak makul sürede dava hakkının kullanılmadığı, TTK m. 23 gereği, yasal süre içerisinde ihbar yükümlülüğüne uymayan sigortalısının haklarına halef olduğunu ileri süren davacının, rücu hakkını kaybettiği, dava konusu araçta üretim hatası veya üretim hatasından kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmadığı, aracın iki yıl boyunca sorunsuz kullanılmasının imalattan kaynaklı hata bulunmadığını gösterdiği, davacı tarafça delil olarak bildirilen ekspertiz raporunun taraflarına tebliğ edilmediği, müvekkili şirketin sorumluluğunu doğuracak üretim hatası bulunduğunu gösterir herhangi bir teknik yeterliliğe sahip delil bulunmadığı, otomotiv sektöründe uzman bilirkişiler aracılığı ile inceleme yapılması gerektiği, bilirkişi raporunun hükme elverişli olmadığı, bilirkişi raporunda bildirilen görüşün bilimsel bir dayanağı bulunmadığı ve teknik açıklama içermediği, yangının hangi nedenlerden oluşabileceği açıklandıktan sonra varsayımsal olarak bir nedenin seçildiği, aracın geçmişine ilişkin bilgi ve belgelerin incelenmediği, yangına, aracın daha önce uğradığı kaza ve hasarların da neden olmuş olabileceği, kaza tarihinden itibaren faiz isteminin yersiz olduğu, müvekkili şirketin temerrüde düşürülmemesi nedeniyle faiz isteminin reddi gerektiği, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiği hususlarına ilişkindir.Dava, kasko poliçesi ile sigortalı araçta oluşan hasar nedeniyle hak sahibine ödenen tazminatın, zarar sorumlusundan rücuen tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Zarar sorumlularından halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan kasko sigortacısı, sigorta ettirene ödediği meblağın tamamını değil, ancak sigorta ettirenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusu bulunan üçüncü kişilerden isteyebilir.İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda; davacıya sigortalı araçta meydana gelen yangının çıkış nedenine ilişkin olarak tespitlere yer verilmiş ve davalının olayın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğuna kanaat getirildiği bildirilmiş ise de, davacıya sigortalı araçtaki hasar miktarına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Eksik inceleme ve araştırma ile karar verilemez.Bu durumda mahkemece, davacı sigorta şirketinin, zarar sorumlularından ödediği bedeli değil, gerçek zararı isteyebileceği göz önünde bulundurularak, bilirkişi heyetinden sigortalı araçtaki hasar miktarına ilişkin olarak ek rapor alınması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir.Kabule göre de; davacı tarafça, davalıdan, rücuen tahsili istenilen ve dava dışı hak sahibine ödenen tazminat miktarı belirli ise de, davacı sigorta şirketinin, hak sahibi sigortalısının gerçek zararından sorumlu olduğu, dava dışı hak sahibinin gerçek zararının miktarı, davacının rücu şartlarının bulunup bulunmadığı ve kapsamının yargılama kapsamında alınacak bilirkişi raporu ile belirleneceği, bu hali ile, talep edilen tazminat miktarının likit (muayyen, belirli) olmadığı gözetilmek suretiyle, yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu gibi davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesi doğru değildir.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü gereğince kaldırılmasına, Dairece verilen kaldırma kararı gereğince işlem yapılmak üzere dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/09/2022 tarih ve 2021/842 Esas 2022/716 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde davalıya İADESİNE,4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/12/2025