(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/9283 E. , 2010/10787 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı 3.kişi vekili, İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün 2008/23630 Esas sayılı takip dosyasında haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, h
**(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/9283 E. , 2010/10787 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı 3.kişi vekili, İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün 2008/23630 Esas sayılı takip dosyasında haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, haciz yapılan adreste kiracı olarak bulunduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı alacaklı vekili davanın reddi ile icra inkar tazminatı istemiştir. Davalı borçlu, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, haczin borçlunun sicil adresinde farklı yerde yapıldığı davacının bu adreste daha önce lokanta işletirken giyim mağazası işletmeye başladığı, davacı ile borçlu arasında organik bağ bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK.nun 96 vd. maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir. Dava konusu mallar, 22.1.2009 tarihinde, borçluya ödeme emri tebliğ edilen "... Cad. No:64/B adresinde haczedilmiştir. Ödeme emri aynı adreste hacizden çok kısa bir süre önce 30.0.2008 tarihinde borçlu şirket yetkilisi olan ... bizzat tebliğ edilmiştir. Haciz yapılan yerin borçlunun işyeri olduğu bu durumda İİK.nun 97/a maddesi hükmü uyarınca yasal karinenin borçlu/alacaklı yararına olduğu açıktır. Bu yasal karinenin aksinin davacı tarafından kesin 2010/9283 2010/10787 ve güçlü delillerle ispatı gerekir. Her kişi adına düzenlenmesi olanaklı, borcun doğumundan ve hatta takip tarihinden sonra düzenlenmiş bulunan faturalar karinenin aksini ispata yeterli olmadığı gibi davacı 3.kişinin borçlu şirket temsilcisi ...'ün oğlu olduğu da ortadadır. Bu durumda, davalı borçlu şirket alacaklıdan mal kaçırma amacıyla haciz mahallindeki işyerini örtülü ve muvazaalı olarak davalı şirkete devir ettiği anlaşıldığından bu devir alacaklının haklarını etkilemez. Öte yandan bu devrin muvazaalı olmadığı düşünülse dahi İİK.nun 44. maddesine uygun yapılmış bir devir yoktur. BK.nun 179. maddesi gereğince de işletmenin borçlarından devir alan davacının sorumlu olduğunu gözardı edilmesi de bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 9.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.