12. Ceza Dairesi 2014/8626 E. , 2014/24806 K. Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Hakaret, Özel belgede sahtecilik Hüküm : 1-Hakaret suçundan; TCK’nın 125/1-2-4, 52/2. maddeleri gereğince mahkumiyet 2- Özel belgede sahtecilik suçundan; CMK’nın 223/2-b maddesi gereğince beraat Hakaret suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından, özel belgede sahtecilik suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafında…
**12. Ceza Dairesi 2014/8626 E. , 2014/24806 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Hakaret, Özel belgede sahtecilik Hüküm : 1-Hakaret suçundan; TCK’nın 125/1-2-4, 52/2. maddeleri gereğince mahkumiyet 2- Özel belgede sahtecilik suçundan; CMK’nın 223/2-b maddesi gereğince beraat Hakaret suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından, özel belgede sahtecilik suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın, olay tarihinde 23. dönem milletvekili seçimlerinde aday adayı olarak bir partiden adaylığını koyan katılanın, isim, soyisim ve mail adresini kullanarak, bir internet sitesinde başlatılan “seçimlerde ortak aday istiyoruz” isimli kampanyasına, katılanın bağımsız adayları desteklediği şeklinde, mail göndermesi şeklinde gelişen olayda, eylemin, katılanın aday olduğu parti nazarında saygınlığını rencide etmeye yönelik olduğu ileri sürülerek, sanığın hakaret suçunu işlediği iddiasıyla açılan dava sonrasında; 1-Özel belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükmünün temyiz incelemesinde; Sanık ve katılanın birbirini tanıdığı, katılanın beyanıyla aralarında husumet bulunduğu, bilirkişi raporuna göre, sanığın mail gönderdiği internet sitesine mail gönderilmesinde, güvenlikle ilgili herhangi bir şifreleme önleminin alınmadığı ve mailin, sanık adına kayıtlı IP adresinden atıldığının belirtildiği dikkate alındığında, sanığın eylemi bir belge imzalamak suretiyle gerçekleştirmediği, dosyada da böyle bir belge bulunmadığı anlaşıldığından, mahkemece, sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiş, Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olduğu, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, sübuta, mahkumiyet hükmü verilmesi gerektiğine dair temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 2- Hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde; TCK'nın 136/1. maddesindeki “Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” suçunun oluşabilmesi için, belirli veya belirlenebilir bir kişiye ait her türlü bilginin başkasına verilmesi, yayılması ya da ele geçirilmesi gerekmekte olup, suçun maddi konusunu oluşturan “kişisel veri” kavramından, kişinin, yetkisiz üçüncü kişilerin bilgisine sunmadığı, istediğinde başka kişilere açıklayarak ancak sınırlı bir çevre ile paylaştığı nüfus bilgileri (TC kimlik numarası, adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, anne ve baba adı gibi), adli sicil kaydı, yerleşim yeri, eğitim durumu, mesleği, banka hesap bilgileri, telefon numarası, elektronik posta adresi, kan grubu, medeni hali, parmak izi, DNA'sı, saç, tükürük, tırnak gibi biyolojik örnekleri, cinsel ve ahlaki eğilimi, sağlık bilgileri, etnik kökeni, siyasi, felsefi ve dini görüşü, sendikal bağlantıları gibi kişinin kimliğini belirleyen veya belirlenebilir kılan, kişiyi toplumda yer alan diğer bireylerden ayıran ve onun niteliklerini ortaya koymaya elverişli, gerçek kişiye ait her türlü bilginin anlaşılması gerektiği; Bu bilgiler ışığında, sanığın, katılanın kişisel bilgilerini kullanarak katılan adına mail göndermesi eyleminin, bütün halinde TCK’nın 136. maddesinde düzenlenen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, sanığın bu suçtan sorumlu tutularak cezalandırılması gerektiği gözetilmeden; gönderilen mail içeriğinde yer alan sözlerin, katılanın küçük düşmesine yol açan değer yargısı içerecek, onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte olmadığı halde, sanık hakkında TCK’nın 125/2. maddesi gereğince mahkumiyet kararı verilmesi, Bozma nedenine göre de; TCK'nın 6/1-g maddesinde, ceza kanunlarının uygulanmasında, basın ve yayın yolu ile deyiminden; her türlü yazılı, görsel, işitsel ve elektronik kitle iletişim aracıyla yapılan yayınların anlaşılacağının belirtilmesi karşısında, katılanın kişisel verilerini, belirli olmayan ve birden fazla kişi tarafından algılanabilme imkanı bulunan bir internet sitesinde, hukuka aykırı olarak yayan sanık hakkında, hükümden sonra 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun Geçici 1. maddesinin, “31/12/2011 tarihine kadar, basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenmiş olup; temel şekli itibarıyla adlî para cezasını ya da üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı; a) Soruşturma evresinde, 04/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın kamu davasının açılmasının ertelenmesine, b) Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine, c) Kesinleşmiş olan mahkûmiyet hükmünün infazının ertelenmesine, karar verilir.” hükmü gereğince, TCK'nın 7/2 maddesi de gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, Kabule göre de; Sanığın, katılana karşı aynı eylemi farklı zamanlarda iki kez gerçekleştirdiği kabul edildiği halde, TCK’nın 43/1. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması, Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin, katılan vekilinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca, hükmün isteme kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 05/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.