10. Hukuk Dairesi 2011/12722 E. , 2012/25161 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi No :33-113 Davacı, 1998 Nisan ayından 1998 Ağustos ayına kadar 4 ay süre ile ...Parkında, 2002 Aralık ayından itibaren 7 ay süre ile ... İlköğretim Okulu'nda, ardından ...'nın bahçe işlerinde bir süre çalıştıktan sonra, 15.12.2008 tarihine kadar Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'nde çim sulama ve bakım işlerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şek
**10. Hukuk Dairesi 2011/12722 E. , 2012/25161 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi No :33-113 Davacı, 1998 Nisan ayından 1998 Ağustos ayına kadar 4 ay süre ile ...Parkında, 2002 Aralık ayından itibaren 7 ay süre ile ... İlköğretim Okulu'nda, ardından ...'nın bahçe işlerinde bir süre çalıştıktan sonra, 15.12.2008 tarihine kadar Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'nde çim sulama ve bakım işlerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davalılar ... ile ... yönünden davanın husumetten reddine, diğer davalılar yönünden ise kabulüne karar verilmiştir. Hükmün davacı ... davalılardan SGK Başkanlığı, ... ile Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, davacı ... davalılardan SGK Başkanlığı ile Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü vekillerinin temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-) Davalı ... vekilinin temyiz itirazları yönünden; Hüküm İş Mahkemesi tarafından verilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 8. maddesi hükmüne göre, iş mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların 8 gün içinde temyiz olunması gerekir. Olayda hüküm 21.06.2011 tarihinde temyiz eden davalı ...'na yöntemince tebliğ edilmiş, temyiz ise katılma yoluyla 08.08.2011 tarihinde vuku bulmuştur. İş mahkemelerinden verilen kararlara karşı katılma yoluyla temyiz olanağı bulunmadığı da gözetildiğinde, şu duruma göre davada 8 günlük temyiz süresi geçtiğinden, 01.06.1990 gün ve 1989/3 E. 1990/4 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı da göz önünde tutularak davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden REDDİNE, 2-) Davacı ... davalılardan SGK Başkanlığı ile Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü vekillerinin temyiz itirazlarına gelince; 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun geçici 7/1. maddesi hükmünde “Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanun ile mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı, 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunlar ile 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 20'nci maddesine göre sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirilir” düzenlemesinin yer alması ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı karşısında, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10 maddesidir. 506 sayılı Yasanın 2. maddesinde bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar sigortalı sayılmışlardır. Hizmet akdi, öğretide de kabul edildiği gibi iş görme, bağımlılık ve ücret unsurlarından oluşmaktadır. Burada söz konusu olan iş, ekonomik bakımdan iş olarak değerlendirilebilen her türlü çalışmayı ifade etmektedir. Çalışmaların geçtiği iddia edilen işyerleri Kamu kuruluşları olup, Kamu kuruluşlarında çalıştırılanların hizmetlerinin kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıldır. Davalı ... Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından, vakıf bünyesinde, davacının işçi statüsünde çalışmaya başlamasına dair bir onay veya başlayış yazısı olmayıp, bordro üzerinden bir ücret verilmediği ve ödeme yapılmadığı, vakıftan yardım talebi üzerine yardım yapıldığı belirtilmiş ise de; tüm dosya kapsamından davacının vakıftan yardım aldığı hükme konu sürelerde okulda, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'ne ait çim sulama ve bakım işlerinde çalıştığı, yaptığı çalışmaların iş görme ve bağımlılık unsurlarını içerdiği, zira davacının bu kuruluşlarda iş gördüğü ve bunu söz konusu kuruluşlar bünyesinde aldığı talimatlar doğrultusunda yani bağımlılık ilişkisi içinde gerçekleştirdiği, bu sırada vakfın, yapmış olduğu yardım karşılığında davacıyı adı geçen kuruluşlarda çalışmaya sevk ettiği görülmektedir. Gerçekte vakfın anılan yardımı bir sosyal yardım olup karşılıksız olması gerekirken dava konusu olayda, bu ödeme için bir karşılık mevcuttur. Bu halde anılan ödemenin sosyal yardım niteliği ortadan kalkmakta ve davacının söz konusu çalışmalarının karşılığını oluşturmaktadır ki, bu durumda, bahse konu ödemeyi ücret olarak nitelendirmek mümkün olur. Bu durumda yapılacak değerlendirmede, 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu'nun 7. maddesinde de belirtildiği üzere, vakfın tabii başkanı olan mülki idare amirinin, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 7. maddesinde düzenlenen geçici iş ilişkisi kavramı içerisinde, davacıyı, okulda, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'ne ait çim sulama ve bakım işlerinde, iş görme edimini yerine getirmek üzere geçici olarak devrettiği, bu tür ilişkilerin üç kişinin yani işçi, onun iş akdi ile bağlı olduğu işveren ve bu işveren ile geçici işçi sağlama sözleşmesi yapan diğer (geçici) işverenin iradeleri ile oluşan üçlü bir ilişkiye dayandığı, bu ilişkiye dayanılarak işçinin yapmakta olduğu işe benzer işlerde çalıştırılması koşuluyla başka bir işverene iş görme edimini yerine getirmek üzere geçici olarak devredilebildiği, bu bağlamda, gerçek işverenin vakıf olduğu, işin görüldüğü yerlerin vakfa ait olup-olmamasının bu durumu değiştirmeyeceği; anılan düzenlemede yer alan, “…Geçici iş ilişkisi altı ayı geçmemek üzere yazılı olarak yapılır, gerektiğinde en fazla iki defa yenilenebilir…” hükmü ile aynı maddede yer alan geçici iş ilişkisinin kurulabilmesi için işçinin "devir sırasında yazılı rızasını alma” koşullarının bulunmamasının vakıf ile sigortalı arasında devam eden varsayımsal (farazi) bağımlılık sebebiyle sigortalılık haklarını etkilemeyeceği düşünülerek, davacının iş görme edimini başkasına sunmasının anılan bağımlılık ilişkisine zarar verebilecek yoğunluğa ulaşıp ulaşmadığı incelenmeli ve farazi bağımlılık ilişkisinin varlığını koruduğu sürece, davacının vakfa bağlı sigortalılığının süreceği gözetilmelidir. Mahkemece, yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar gözetilip, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davacı ... davalılardan SGK Başkanlığı ile Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve sair yönleri incelenmeksizin hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı ... davalılardan SGK Başkanlığı ile Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacı ... davalılardan Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü'ne iadesine, 10.12.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.