8. Hukuk Dairesi 2021/9273 E. , 2023/3968 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2016/10 E., 2018/... K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Der
**8. Hukuk Dairesi 2021/9273 E. , 2023/3968 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2016/10 E., 2018/... K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Çerkeş ilçesi Karaşar Köyü Yerli Set mevkiinde ... ada 29, 3, 4, 6, 7, 8, 9, ..., 12, 13, 14, 15, 16, 21, 22, 24, 25, 26 ve 27 nolu parsellerin bulunduğu yerde 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanunla değişik 4 üncü maddesi gereğince yapılan orman kadastrosu sırasında, belirtilen parsellerin kısmen veya tamamen orman sınırı içinde kalması gerekirken, orman sınırı dışında bırakıldığını belirterek, orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi istemiyle, Kadastro Müdürlüğüne husumet yönelterek dava açmıştır. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.03.2014 tarih ve 2012/62 Esas, 2014/42 Karar sayılı kararı ile, Kadastro Müdürlüğünün 21.12.2005 gün ve 1936 sayılı yazı cevabında, 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanunla değişik 4 üncü maddesi uyarınca Karaşar Köyünde orman kadastro çalışmalarının yapılarak kısmî ilânların yapıldığının, kadastro çalışmalarının halen devam ettiğinin, sınırlandırma işlemleri bitirilmediğinden ve tutanaklar gönderilmediğinin bildirildiği, Kadastro Mahkemesinde davanın görülebilmesi için kadastro davalarının tespit malikine husumet yöneltilmek suretiyle açılması gerektiği ve çekişmeli taşınmazlar hakkında dava koşulu gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 21.03.2014 tarih ve 2012/62 Esas, 2014/42 Karar sayılı kararı, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 27/.../2006 tarih ve 2006/16171 Esas, 2006/16396 Karar sayılı ilamıyla "Mahkemece; dava, arazi kadastrosuna itiraz olarak nitelendirilerek çekişmeli yer hakkında tespit tutanağı düzenlenmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmişse de, bilindiği gibi halen yürürlükte olan yasalarımıza göre orman kadastrosu 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre yapıldığı gibi 3402 sayılı Kadastro Kanunu hükümlerine göre de yapılmaktadır. Yörede 3402 sayılı Kanun'un 5304 sayılı Kanunla değişik 4/3 ncü maddesi uyarınca yapılan orman kadastrosunda 6831 ve 3402 sayılı Kanun hükümleri iç içe ve birlikte uygulandığından, orman sınırları dışında bırakılan taşınmazlar hakkında 3402 sayılı Kanunun 26/4 üncü maddesi gereğince henüz olumlu tespit tutanağı ve haritası düzenlenmemiş olmakla birlikte orman olmadığı konusunda "olumsuz tutanak ve harita düzenlendiği" kabul edilip, 6831 sayılı Kanunun .../1 inci maddesi gereğince kadastro mahkemesinin görevi (yetkisi) başlayacağı, Çevre ve Orman Bakanlığının (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ya da Orman Genel Müdürlüğünün otuz günlük kısmî ilân süresi içinde kadastro mahkemesinde dava açabileceği, açılacak bu davada yapılan kadastro işlemin özelliği ve açılacak davanın niteliği nedeniyle bu davada husumet Hazine veya taşınmazların içinde bulunduğu köy tüzelkişiliği ya da davaya konu taşınmazlara veya taşınmazlara zilyet olanlara yöneltilebileceği, kendilerine husumet yöneltilerek dava açılan özel ya da tüzel kişilerin gerçek hak sahibi olmadığı gerekçesiyle dava husumet yönünden ret edilmeyip, kadastro mahkemesinin, dava dilekçesinde nitelikleri bildirilen taşınmazların tespit tutanağının, malik hanesinin açık bırakılmak suretiyle düzenlenip, kanun ve yönetmelik hükümlerine göre mahkemeye göndermesini kadastro müdürlüğünden istemesi gerektiği, tespit tutanağı düzenlenmeden keşif yapılması halinde, keşif sırasında belirlenecek hak sahiplerinin davaya katılması, bu arada tespit tutanağının gönderilmesi halinde dava dosyası ile birleştirip 3402 sayılı Kanunun 27, 28 ve 29 uncu maddeleri gereğince yargılamaya devamla, tespit tutanağında yazılı hak sahiplerini de davaya katıp, husumet yaygınlaştırılarak taraf oluşturulduktan sonra 3402 sayılı Kanun'un 30/2 nci maddesi gereğince tarafların gösterecekleri deliller ile mahkemece re'sen lüzum görülen diğer deliller de toplanıp dava konusu taşınmazların gerçek hak sahibi adına tesciline karar verilmesi gerekir. Bu ilkeler göz önünde bulundurularak davanın esasının incelenmesi gerekirken henüz tespit tutanağı düzenlenmediği, bu nedenle dava koşulu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır." denilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince, bozma kararına uyulduktan sonra, 16.03.2012 tarihli celsede, iş bu davaya konu ... ada ... sayılı parsele ilişkin dava tefrik edilerek yapılan yargılama sonunda, davanın reddine, davaya konu Çerkeş ilçesi Karaşar köyü ... Mevkiinde bulunan 1.512,18 m2 yüzölçümündeki ... ada ... no'lu parselin 1/2 hissesinin ... oğlu ... ve 1/2 hissesinin Kadir oğlu ... mirasçıları adına toplam 144000 pay kabul edilerek miras payları oranında, mirasçılar adına tespitine ve tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. 3. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 21.04.2016 tarih ve 2016/3974 Esas, 2016/4950 Karar sayılı ilamıyla; "Yargılama sırasında, 22.07.2013 tarihinde vefat ettiği anlaşılan dahili davalı Kadir Çelik ve 28.12.2013 tarihinde vefat ettiği anlaşılan dahili davalı ...'ın mirasçıları davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması, savunma ve delillerinin tespiti ile tüm delillerin birlikte değerlendirilerek hüküm kurulması gerekmektedir. Ayrıca, Orman Yönetiminin, 30 günlük kısmî ilân süresi içerisinde orman kadastrosuna itiraz davası açması nedeniyle, dava konusu taşınmaz hakkında, malik hanesi boş bırakılmak suretiyle tespit tutanağı düzenlendiğine göre, husumetin Hazine ile birlikte köy tüzel kişiliği ve tespit tutanaklarında isimleri geçen ya da keşif sırasında belirlenecek olan hak sahibi gerçek ve tüzel kişilere yöneltilmesi gerekir. O halde, Hazineye duruşma günü tebliğ edilerek husumet yaygınlaştırılıp davada taraf teşkili tamamlandıktan ve 3402 sayılı Kanunun 30/2. maddesi gereğince tarafların gösterecekleri deliller ile mahkemece re'sen lüzum görülen diğer deliller de toplandıktan sonra dava konusu taşınmazların, gerçek hak sahibi adına tesciline karar verilmelidir. Keşifte dinlenen yerel bilirkişi ...'ın dava konusu taşınmazın yaklaşık 25 yıldır; tutanak bilirkişisi ...ın dava konusu taşınmazın yaklaşık 20 yıldır ekilmediğine ilişkin beyanları ve ziraat bilirkişisi ... 'nun, taşınmazın daha önce tarım arazisi olarak kullanılmasının mümkün olmadığı yönündeki tespitleri karşısında, taşınmazın kullanılmadığı sürenin iradi terk olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği mahkemece irdelenmeli, taşınmazda yeniden yapılacak keşifte, taşınmazın ne kadar zamandır boş vaziyette olup kullanılmadığı, yerel bilirkişi ve tutanak bilirkişiden sorulmak suretiyle tespit edilmeli, taşınmazın öncesinde ne şekilde tasarruf edildiği ayrıntılı biçimde açıklattırılmalı, taşınmazın eylemli orman olup olmadığı belirlenmeli, taşınmazda zilyetlik koşulları oluşmuş ve iradi terk söz konusu değil ise tarafların delilleri doğrultusunda oluşacak sonuca göre bir karar verilmeli, şayet zilyetlik koşulları oluşmamış ve iradi terk durumu söz konusu ise ve yine taşınmaz eylemli orman ise taşınmazın Hazine adına tescili gerekeceği düşünülmelidir." denilerek bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazın öncesinde tarım arazisi olarak ... tarafından kullanıldığı, aynı zamanda ...'ın sağlığında çocuklarının da taşınmazı kullandıkları, bu kişiler tarafından toprağın buğday, arpa ve fiğ ekilerek işlendiği, sonrasında ... 'in taşınmazı ölene kadar sadece otunu biçerek kullandığı, öldükten sonra ise taşınmazın hiç kullanılmadığı, ... ve ... mirasçılarının gurbete göç ettikleri taşınmazla hiç ilgilenmedikleri, taşınmazın yaklaşık 25-30 senedir ekilip biçilmediği, aynı zamanda önceki keşifteki mahalli bilirkişi beyanlarına göre de komşu parsellerin de uzun süredir ekilmediği dikkate alındığında; davalıların yaklaşık 30 yıl boyunca taşınmazda ekonomik amaca uygun zilyetlikleri bulunmadığından, yine olayda zorunlu hallerdeki zilyetlik terki bulunmadığından ve zilyetliğin kiracı, ortakçı, ödün verdiği kişi aracılığıyla veya zilyedin izni ile başkası tarafından bedelsiz kullanım şeklinde de olsa devam ettirilmemiş olmasından dolayı ortaya çıkan durumun zilyetliğin iradi terki olarak kabul edilmesi gerektiği, orman bilirkişi raporuna göre taşınmazın üzerinde 25 yıldır tarım yapılmadığı, taşınmazın orman vasfında ve orman içi açıklık vasfında olmadığı, orman sayılmayan yerlerden olduğu, çekişmeli taşınmazda imar ve ihyanın söz konusu olmadığı, komşu parsellerin niteliğine göre yapılan incelemeye göre dava konusu taşınmazın orman içi açıklıkta da kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine, Dava konusu ... ili Çerkeş ilçesi Karaşar köyü ... ada ... parsel sayılı 1512,18 m2 yüzölçümlü taşınmazın "ham toprak" vasfı ile Hazine adına tespitine, tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. B. Temyiz Sebepleri Davacı ... Yönetimi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu yerin dava dosyası içerisinde bulunan inceleme raporları, memleket haritası ve hava fotoğraflarından da anlaşılacağı üzere orman içi açıklık niteliğinde olduğunu, bu nedenle ham toprak vasfı ile Hazine adına tespit ve tescilinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, orman kadastrosu tespitine itiraza ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 sayılı Orman Kanunu' nun 1 inci ve devamı maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu' nun 14, 17 ve Ek 5 inci maddeleri, 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33'üncü maddesi uyarınca Orman İdaresi'nden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.