Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/5970 E. , 2024/4537 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/5970 Karar No : 2024/4537 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı 2- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bingöl İl Emniyet Mü…
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/5970 E. , 2024/4537 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/5970 Karar No : 2024/4537 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı 2- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bingöl İl Emniyet Müdürlüğünde 2. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55.maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca kadrosuzluktan re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen emniyet amirleri ve emniyet müdürlerinin, emeklilik ve yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulu'nun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilecekleri kuralına yer verilmiş ve bu kapsamda davacı hakkında da 30/06/2015 tarihinden geçerli olmak üzere 2. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettiği ve 5 yıl içerisinde bir üst rütbeye terfi edemediğinden bahisle dava konusu işlemin tesis edildiği görülmüş ise de, 30/06/2015 tarihinden geçerli 2. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilen davacı hakkında, Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla verilen 24 ay uzun süreli durdurma ceza süresinin kıdemine etki ettirilmesi sonucunda, 30/06/2015 olan 2. sınıf emniyet müdürü rütbesindeki fiili son kıdem tarihi 30/06/2017 olarak düzenlendiği, nitekim davalı idare tarafından, davacının 07/07/2020 tarihli dilekçesine cevaben yazılan 14/07/2020 tarihli yazıda da; davacının 2. sınıf emniyet müdürü rütbesindeki fiili son kıdem tarihinin 30/06/2017 olarak düzenlendiğinin açıkça belirtildiği, Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 11. maddesinde, uzun ve kısa süreli durdurma, cezalarının süresinin rütbe terfiinde değerlendirilmeyeceğinin hüküm altına alındığı, bu durumda, davacının, 2. sınıf emniyet müdürü rütbesindeki fiili son kıdem tarihinin 30/06/2017 olduğu göz önüne alınarak bulunduğu rütbedeki 5 yıllık bekleme süresinin 30/06/2022 tarihinde dolacağı açık olduğundan, 2. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi tarihinin 30/06/2015 tarihi olarak kabulü ile 5 yıl içerisinde bir üst rütbeye terfi edemediğinden bahisle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının her bir ödemenin tahakkuk ettiği tarihten fiili ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; olayda, kadrosuzluk nedeni ile emekliye sevk için mevzuatın aradığı beş yılın ilgilinin bulunduğu rütbeye terfi ettiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağı, bu beş yıllık sürenin hesabında kıdem durdurma cezalarının dikkate alınmayacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gibi, kadrosuzluk nedeni ile emekliye sevk için aranan beş yıllık şartın ilgilinin son kıdem tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı yönünde açık bir düzenleme bulunmadığı, keza rütbe terfi tarihi ve son kıdem tarihinin birbirinden farklı hukuksal durumları ifade ettiği, davacının bulunduğu rütbeye 30/06/2015 tarihinde terfi ettiği ve bu tarihten itibaren beş yıllık süre içerisinde bir üst rütbeye terfi edemediği açık olup, davacının kadrosuzluk nedeni ile emekliye sevk edilmesi için mevzuatın aradığı beş yılın 30/06/2020 tarihinde dolduğu ve idarece bu nedenle davacının kadrosuzluk nedeni ile emekliye sevkine karar verildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarelerin istinaf başvurularının kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yüksek Disiplin Kurulunun 01/11/2016 tarihli kararı ile 24 ay uzun süreli durdurma cezası verildiği, bu kapsamda bekleme süresinin 30/06/2020 tarihinde tamamlanmış olacağı, nitekim davalı idarece davacıya hitaben yazılan yazıda da, 2020 yılı kıdem sırasının 420, kıdem tarihinin ise 30/06/2017 tarihi olduğunun açıkça belirtildiği, dolayısıyla bulunduğu rütbedeki bekleme süresini de 30/06/2017 tarihinden 5 yıl sonra olmak üzere 30/06/2022 tarihinde tamamlayacağı, ayrıca davacının bir çok kurs ve seminere katıldığı, maaş taltifleri, başarı belgesi ve takdirnameler ile ödüllendirildiği, son 6 yıllık performans değerlendirme puanının "çok iyi" olduğu, bu anlamda da takdir yetkisinin kullanımında kamu yararı ve hizmet gereklerinin göz ardı edildiği, haksız ve hukuka aykırı işlem tesis edildiği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFLARIN SAVUNMALARI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Bingöl İl Emniyet Müdürlüğünde 2. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55.maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca kadrosuzluktan re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun, 27/03/2015 tarih ve 6638 sayılı Kanun'la değişik, "Terfi ve atama" başlıklı 55. maddesinin birinci fıkrasında, rütbeleri sayılan polis amirleri arasında emniyet müdürüne de yer verilmiş; ikinci fıkrasında, polis amirlerinin rütbelerde ve meslek derecelerinde zorunlu en az bekleme süreleri gösterilmiş; üçüncü fıkrasında, her amir rütbesinde bulunması gereken kadro sayısına esas alınacak oran azami olarak gösterilmiş; dördüncü fıkrasında, bu rütbelere terfilerin, yetkili kurullarda kıdem sırasına göre görüşüleceği ve liyakata göre yapılacağı belirtilmiş; beşinci fıkrasında, kıdem sırasının tespitinde, bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı, aynı tarihte terfi edenlerden sicil notu yüksek, sicil notlarının eşitliği halinde ödül ve takdirnamesi fazla, ödül ve takdirnamelerin sayıca eşitliği halinde ise, sicil numarası daha küçük olanların diğerlerine göre kıdemli sayılacağı öngörülmüş; onbirinci fıkrasında da, rütbe terfiinin yetkili kurullarda görüşülebilmesi için gerekli koşullar ayrıntılı bir biçimde düzenlenmiştir. Aynı maddenin diğer fıkralarında da, rütbeler, bu rütbelere terfi esasları, terfi ve atama zamanı gibi hususlarda doğrudan Kanun hükümleriyle belirlenen çerçeve dahilinde kalmak koşuluyla, liyakat koşullarını belirlemek, üst rütbedeki boş kadro sayısına göre terfileri ve atamaları önermek, kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilecek personeli belirlemek veya hizmetine ihtiyaç duyulan personelin görev süresi uzatmak gibi hususlarda, değerlendirme yapmak ve öneride bulunmak üzere Genel Müdürlük Merkez Değerlendirme ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının oluşturulması öngörülmüştür. 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinde değişiklik yapan 6638 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde, "Polis amirlerinin rütbe terfilerinde, tüm çağdaş ülkelerin aksine kıdeme dayalı bir sistem benimsenmiş, liyakat ikinci plana bırakılmıştır. Polis amirleri bulundukları rütbede zorunlu en az bekleme süresini tamamlamaları ve herhangi bir ceza almamaları halinde mesleki yeterliliklerine bakılmaksızın otomatik olarak bir üst rütbeye terfi etmeye başlamışlardır. Bu sistem, ihtiyaç duyulan amir rütbelerinde sayısal azlığa ve ihtiyaç duyulmayan rütbelerde ise aşırı yığılmalara neden olmuştur. Yapılan düzenleme ile bozulan personel piramidinin görev ve hizmet gereklerine uygun hale getirilmesi amacıyla; her rütbede yer alacak amir sayısı/oranı belirlenmekte, her rütbe terfiinde yazılı ve sözlü sınav şartı getirilmekte ve terfi için öngörülen asgari şartlara sahip personel arasından en kıdemli olanın değil en liyakatli olanın terfi etmesi öngörülmektedir. Ayrıca ihtiyaçtan fazla sayıdaki Birinci, İkinci, Üçüncü, Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürlerine ve emniyet amirlerine belli bir miktar ek ödeme yapılmak suretiyle re'sen emeklilik sistemi getirilmektedir." değerlendirilmesi yapılmıştır. Öte yandan, 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrasında; "Bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen Emniyet Amirleri ile Dördüncü, Üçüncü ve İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilirler." kuralı yer almakta iken; 06/12/2019 tarih ve 7196 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle söz konusu fıkra, "Bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen Emniyet Amirleri ile Dördüncü, Üçüncü ve İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile hizmet ihtiyacı sebebiyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilirler. Ancak bunlardan, hizmet ihtiyacı nedeniyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilmesi uygun görülmeyenlerin fiili hizmet süreleri aynı usul ile iki yıl uzatılır. Bu şekilde göreve devamı uygun görülenlerin durumu, iki yıl sonra tekrar değerlendirilerek en fazla bir defa daha uzatılabilir, görev süresi uzatılmayanlar ise kadrosuzluktan emekliye sevk edilirler.” şeklinde değiştirilmiştir. 06/12/2019 tarih ve 7196 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle ondokuzuncu fıkrada yapılan değişikliğe ilişkin düzenlemenin gerekçesinde, "Mevcut durumda bulundukları rütbede 5 yıl süreyle terfi edemeyen Emniyet Amiri ve Emniyet Müdürü rütbesindeki personel re’sen emekli edilmektedir. Yapılan düzenleme ile yetişmiş personel kaybının önüne geçmek için, hizmet ihtiyacı sebebiyle emekliye sevk edilmesi uygun görülmeyen personelin fiili hizmet sürelerinin Yüksek Değerlendirme Kurulu Kararı ve Bakan onayı ile ikişer yıl periyotlarla toplamda dört yıl olmak üzere uzatılabilmesine imkan sağlanmaktadır." ibarelerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda açık metinlerine yer verilen Kanun hükümleri ve gerekçesi bir arada değerlendirildiğinde, Kanun'un amacının; emniyet hizmetlerinin, hizmet gereklerine uygun olarak yürütülebilmesi için her bir rütbede ihtiyaç duyulan polis amirlerinin azami kadro sayılarının belirlenmesi ve sınırlı sayıdaki bu kadrolara atama yapılması, bunun sonucunda da ihtiyaç fazlası durumunda kalacak olan polis amirlerinin kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilmesi ve hizmetine ihtiyaç duyulan personelin emekliye sevk edilmeyip görev sürelerinin uzatılması hususlarında, liyakat ilkesi çerçevesinde objektif bir değerlendirmeye ve seçmeye imkan sağlanması olduğu anlaşılmaktadır. 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca, bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen emniyet amirleri ile dördüncü, üçüncü ve ikinci sınıf emniyet müdürlerinin, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları taşımaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile kadrosuzluktan emekliye sevk edilmeleri yasal zorunluluk olarak öngörülmüş ise de; söz konusu fıkrada 06/12/2019 tarih ve 7196 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle, bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen personelden, hizmet ihtiyacı nedeniyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilmesi uygun görülmeyenlerin, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile fiili hizmet sürelerinin iki yıl uzatılabilmesine imkan sağlanmıştır. 2019 yılında ondokuzuncu fıkrada yapılan değişiklik sonrasında; davalı idarenin, söz konusu fıkrada belirtilen koşulları taşıyan personeli "kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk etme" veya "hizmet ihtiyacı sebebiyle iki yıl süreyle çalıştırmaya devam etme" konusunda takdir yetkisine sahip olduğu açık olmakla birlikte; bu takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu, takdire dayanan işlemlerin de sebep ve maksat yönünden yargı denetimine tabi bulunduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. Buna göre, söz konusu düzenleme kapsamında, idarenin görev süresi uzatılacak personelin belirlenmesinde esas alınacak objektif değerlendirme ve seçme kriterlerini tespit etmesi ve uygulamayı ona göre yürütmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Dava konusu uyuşmazlıkta, davalı idarenin bu konudaki takdir yetkisini, hangi objektif değerlendirme ve seçme kriterlerine göre kullandığını, şüpheye yer bırakmayacak şekilde somut bilgi ve belgelerle ortaya koymadığı anlaşıldığından, davacının re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının her bir ödemenin tahakkuk ettiği tarihten fiili ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi ve özlük haklarının iadesi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının her bir ödemenin tahakkuk ettiği tarihten fiili ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ve özlük haklarının iadesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 23/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca, bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen emniyet amirleri ile dördüncü, üçüncü ve ikinci sınıf emniyet müdürlerinin, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları taşımaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile kadrosuzluktan emekliye sevk edilmeleri yasal zorunluluk olarak öngörülmüş ise de; söz konusu fıkrada 06/12/2019 tarih ve 7196 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle, bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen personelden, hizmet ihtiyacı nedeniyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilmesi uygun görülmeyenlerin, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile fiili hizmet sürelerinin iki yıl uzatılabilmesi mümkün hale gelmiştir. 2019 yılında ondokuzuncu fıkrada yapılan değişiklik sonrasında; davalı idarenin, söz konusu fıkrada belirtilen koşulları taşıyan personeli "kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk etme" veya "hizmet ihtiyacı sebebiyle iki yıl süreyle çalıştırmaya devam etme" konusunda takdir yetkisine sahip olduğu açık olmakla birlikte; bu takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu, takdire dayanan işlemlerin de sebep ve maksat yönünden yargı denetimine tabi bulunduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. Dosyanın incelenmesinden; 2. sınıf emniyet müdürü rütbesinde görev yapan ve bulunduğu rütbeye terfi tarihinden itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen davacının, görev süresi uzatılmayarak kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edildiği; idarenin "hizmet ihtiyacı nedeniyle görev süresi iki yıl uzatılacak personelin" belirlenmesinde, kamu yararı amacına aykırı olarak ve hizmet gerekleri dışında, subjektif sebeplerle hareket ettiğine ilişkin bir bilgi veya belgenin bulunmadığı; hangi personelin emekliye sevk edilmeyip görev süresinin uzatılacağı konusunda idarenin yargı kararı ile zorlanmasının hukuken mümkün olmadığı da dikkate alındığında; dava konusu işlemin, Kanun hükmü uyarınca tanınan takdir yetkisi doğrultusunda, hukuka uygun olarak tesis edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda, dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının her bir ödemenin tahakkuk ettiği tarihten fiili ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi ve özlük haklarının iadesi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmediğinden, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği düşüncesiyle, Daire kararına katılmıyoruz.