Ceza Genel Kurulu 2019/249 E. , 2019/499 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 8. Ceza Dairesi Mahkemesi : DİYARBAKIR (Kapatılan) 3. Çocuk Sayısı : 53-228 Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan sanık ...'ın TCK’nın 268/1. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 267/1, 31/3, 50/3, 50/1-a, 52/4 ve 63. maddeleri uyarınca 4.800 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye ve mahsuba ilişkin Diyarbakır (Kapatılan) 3. Çocuk Mahkemesince verile…
**Ceza Genel Kurulu 2019/249 E. , 2019/499 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 8. Ceza Dairesi Mahkemesi : DİYARBAKIR (Kapatılan) 3. Çocuk Sayısı : 53-228 Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan sanık ...'ın TCK’nın 268/1. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 267/1, 31/3, 50/3, 50/1-a, 52/4 ve 63. maddeleri uyarınca 4.800 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye ve mahsuba ilişkin Diyarbakır (Kapatılan) 3. Çocuk Mahkemesince verilen 17.03.2014 tarihli ve 53-228 sayılı hükmün sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 11.12.2018 tarih ve 13760-14160 sayı ile; "TCK’nın 268. maddesindeki suçun oluşması için öncelikle fail tarafından işlenen bir suçun bulunması gerekmektedir. Başka bir deyişle iftira suçunun aksine, bu madde bakımından gerçek bir suçun işlenmesi ve bu suçun faili ile 268. maddedeki eylemin failinin aynı kişi olması zorunludur. İşlenmiş olması gereken suçun kasıtlı veya taksirli suç olması arasında bir fark bulunmamaktadır. Fakat maddede yalnızca suçtan söz edilmekle, kabahatler veya disiplin eylemleri madde kapsamında değerlendirilmektedir. Maddedeki ifade biçiminin hatalı olduğu söylenebilir ise de mevcut düzenleme karşısında, failin gerçekte o suçu işlememiş bulunduğunun anlaşılması hâlinde, başkasının kimlik bilgilerini kullanma eyleminin 268. maddedeki suçu oluşturmadığını kabul etmek, kanunîlik ilkesi bakımından zorunlu görülmektedir. Bu tür eylemlerde 206. maddenin uygulanması gereklidir. Hırsızlık suçundan verilen ve kesinleşen beraat kararı karşısında hukuken suça sürüklenen çocuğun işlediği bir suç bulunmadığının kabulünde zorunluluk bulunduğu hâlde kolluk görevlisine (düzenlenecek bir belgeye esas olarak) beyanda bulunurken, başkasına ait kimliği veya bilgileri kullanma eylemi 268. maddedeki değil 206. maddedeki suçu oluşturmaktadır. Bu açıklamalar ışığında hırsızlık suçu şüphelisi olarak yakalanması üzerine hakkında soruşturmaya başlandığı sırada kimliğini Muhammed Baver olarak beyan eden suça sürüklenen çocuk hakkında elde veya üstte taşınan eşyayı özel beceri ile almak suretiyle hırsızlık suçundan dava açıldığı, bu suçtan beraat ettiği ve bu kararın kesinleştiği anlaşılmakla; kesinleşen beraat kararı karşısında suça sürüklenen çocuğun 'işlediği bir suçtan' söz edilemeyeceği cihetle TCK'nın 268. maddesinde tanımlanan suçun unsurları oluşmayıp suça sürüklenen çocuğun TCK'nın 206. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği hâlde yazılı gerekçe ile başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan cezalandırılması," isabetsizliğinden bozulmasına oy çokluğuyla karar verilmiş,