11. Hukuk Dairesi 2009/13592 E. , 2011/6319 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Şişli 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/07/2009 tarih ve 2007/1425-2009/923 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve t…
**11. Hukuk Dairesi 2009/13592 E. , 2011/6319 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Şişli 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/07/2009 tarih ve 2007/1425-2009/923 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalıların maliki olduğu dairenin su borusunun patlaması sonucu müvekkiline sigortalı daireye sızan suların hasar verdiğini, hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini, hasar bedelinin tahsili için başlatılan takibe davalıların haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek, davalıların itirazlarının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalılar, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hasarın davalılara ait daireden kaynaklandığının ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, konut sigorta sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda, davacı vekili tarafından müvekkiline dahili su basması rizikolarına karşı sigortalı konuta davalılara ait üst kattaki daireden sızan suların hasar verdiği iddia edilmiş, davalı taraf ise cevap dilekçesinde hasarın apartmanın ortak su giderinden sızan sular nedeniyle meydana geldiğini savunmuş, mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda ise sigortalı dairenin banyosunda meydana gelen hasarın harici bir su sızmasından değil sigortalı dairenin banyo içindeki buharın yoğunlaşmasından meydana geldiği belirtilmiştir. Oysa, gerek davalılar tarafından verilen cevap dilekçesinde ve gerekse bu dilekçe ile birlikte delil olarak dosyaya sunulan, 29.3.2007 tarihli (sigorta şirketine gönderilen) cevabi ihtarda, davalılar tarafından sigortalı daireye su aktığının kabul edildiği, ancak akan suyun davalılara ait daireden kaynaklı olmayıp apartman ortak giderinden kaynaklandığı, buna rağmen hasarın davalılar tarafından tamir edilerek giderildiği belirtilmiş olup, davalıların bu savunması ve delil olarak dayandıkları bu cevabi ihtara göre sigortalı dairede su sızmasından kaynaklı bir hasarın olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık hasarın gerçekten davalıların savunduğu gibi bina ortak giderinden mi yoksa, davalılara ait daire iç tesisatından mı kaynaklandığı noktasında toplanmaktadır. Bunun tesbiti için mahkemece mahallinde yeniden keşif yapılmak suretiyle davalıların savunmalarında belirttikleri hasara neden olan su borusunun kime ait olduğunun belirlenmesi gerekmektedir. Bu itibarla, mahkemece, içinde su tesisatından anlar bilirkişinin de bulunduğu yeni bir heyet belirlenerek mahallinde yeniden keşif yapılmak suretiyle, hasarın kaynağı olan su tesisatından kimin sorumlu olduğunun tesbit edilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davalı tarafın savunmaları ve ekspertiz tarafından riziko sonrası sigortalı dairede yapılan inceleme sonucu hazırlanan rapor ve çekilen fotoğraflar yeterince değerlendirilmeden, eksik incelemeye dayalı soyut değerlendirmeler ile sigortalı dairede su sızmasından kaynaklı hasarın meydana gelmediği sonucuna varan ve somut olaya uymayan bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24/05/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.