başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir başvurucu doğumlu olup gaziantepin şehitkamil ilçesinde ikamet etmektedir pazarcık orman şefliğinde görev yapan memurlar tarafından tarihinde pazarcık ilçesi tilkiler köyü karadere yukarı ziyaret tepesi mevkii nolu orman alanına başvurucunun fıstık ağaçları ektiğinin tespit edildiği gerekçesiyle suç duyurusunda bulunulmuştur pazarcık cumhuriyet başsavcılığının tarihli iddianamesiyle başvurucunun işgal ve faydalanma suçund
başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir başvurucu doğumlu olup gaziantepin şehitkamil ilçesinde ikamet etmektedir pazarcık orman şefliğinde görev yapan memurlar tarafından tarihinde pazarcık ilçesi tilkiler köyü karadere yukarı ziyaret tepesi mevkii nolu orman alanına başvurucunun fıstık ağaçları ektiğinin tespit edildiği gerekçesiyle suç duyurusunda bulunulmuştur pazarcık cumhuriyet başsavcılığının tarihli iddianamesiyle başvurucunun işgal ve faydalanma suçundan tarihli ve sayılı orman kanununun maddesinin birinci ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca cezalandırılması ayrıca tarihli ve sayılı türk ceza kanununun maddesinin uygulanması talep edilmiştir sanık savunmasında suçlamayı kabul etmediğini fıstık ağaçlarını diktiği tilkiler köyünde bulunan ada parsel sayılı taşınmazın pazarcık kadastro mahkemesince kendisi adına tesciline karar verildiğini beyan etmiştir beraatini talep eden sanık hükmün açıklanmasının geri bırakılması hagb kararı verilmesini de kabul etmiştir sanık müdafii de fıstık ağaçlarının orman kadastrosunun kesinleşme tarihinden önce dikildiğini belirterek suçun unsurlarının oluşmadığını öne sürmüştür pazarcık asliye ceza mahkemesince mahkeme tarihinde orman ve kadastro uzmanı teknik bilirkişiler ile birlikte mahallinde keşif yapılmıştır orman uzmanı teknik bilirkişi raporunda bu köyde orman kadastrosu çalışmalarının tarihinde kesinleştiğini buna göre suça konu alanın orman sayılan yerlerden olduğunu belirtmiştir raporda başvurucu tarafından suça konu alanda yüz ölçümlü kısım üzerinde herhangi bir diri orman bitki örtüsü kaldırılmadan orman boşluğuna aşılı fıstık fidanı dikildiği bildirilmiştir kadastro uzmanı teknik bilirkişi de raporunda suça konu yerin bu köyde ada parsel sayılı orman vasıflı taşınmaz içinde kaldığını bildirmiştir başvuru numarası karar tarihi mahkeme tarihinde başvurucunun kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde işgal ve faydalanma suçunu işlediği gerekçesiyle sayılı kanunun maddesinin birinci ile ikinci fıkraları uyarınca ve oranında takdiri indirim de uygulandıktan sonra on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir ancak mahkeme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle tarihli ve sayılı ceza muhakemesi kanununun maddesi uyarınca ve başvurucunun beş yıl süre ile denetime tabi tutulmasına karar vermiştir mahkeme ayrıca suça konu alanda bulunan fıstık fidanlarının sayılı kanunun maddesinin üçüncü fıkrası ile sayılı kanunun maddesinin birinci fıkrasına göre müsadere edilmesine karar vermiştir kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir yapılan yargılama toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde olay tarihinde orman muhafaza memurlarının yapmış olduğu denetimlerde sanığın tilkiler mahallesi yukarı ziyaret tepesi mevkiinde bulunan nolu bölme içerisinde orman toprağını işleyerek içerisinden aşılı fıstık fidanı dikmek suretiyle işgal ve faydalanmada bulunduğu anlaşıldığından sanığın sayılı yasanın maddesi uyarınca cezalandırılması yoluna gidilmiştir sanığın üzerine atılı suçu kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisinde işlediği anlaşıldığından sanığa verilen cezadan sayılı kanunun maddesi gereğince artırım yapılmıştır sanığın daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunmadığı olay nedeniyle herhangi bir zararın meydana gelmemesi sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde kanaat hasıl olması nedenleriyle sayılı cmknın maddesinde değişiklik yapan sayılı kanunun maddesi ile değişik hükmü de dikkate alınarak sayılı cmknın maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir başvurucu tarihinde hagb kararına itirazda bulunmuştur mahkeme tarihinde hagb kararlarına itirazın sadece koşullarıyla ilgili olarak yapılabileceğini kararda da bu yönüyle bir isabetsizlik görülmediğini belirterek itirazın incelenmesi için dosyanın ağır ceza mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir kahramanmaraş ağır ceza mahkemesi tarihinde itirazın reddine karar vermiştir kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir pazarcık asliye ceza mahkemesinin tarih ek sayılı kararına sanık süleyman müdafii av deniz tarihli dilekçesi ile hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz etmiş ise de mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olduğundan yerinde ve haklı görülmeyen sanık süleyman müdafii av deniz itirazının reddine karar verildi bu karar başvurucu vekiline tarihinde tebliğ edilmiştir başvurucu ayrıca müsadere kararı yönünden tarihinde temyiz talebinde de bulunmuştur başvuru numarası karar tarihi başvurucu kararın temyiz incelemesinde olduğu gerekçesiyle müsadere işlemine ilişkin infazın durdurulmasını tarihinde talep etmiş pazarcık asliye ceza mahkemesi tarihinde bu talebi reddetmiştir mahkeme tarihinde hagb kararının itirazın reddedilmesiyle kesinleştiğini müsadere yönünden ise dosyanın temyiz incelemesi için yargıtaya gönderildiğini orman şefliğine bildirmiştir başvurucunun temyiz talebini inceleyen yargıtay ceza dairesi tarihinde hagb kararlarına karşı itiraz yolunun açık olduğu ve kararın temyizinin ise mümkün bulunmadığı itiraz yapılan inceleme sonucu verilen kararın da kesin nitelikte olduğu gerekçesiyle dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesi için yargıtay cumhuriyet başsavcılığına tevdiine karar vermiştir müsadere kararının infazı çerçevesinde orman şefliğince düzenlenen tarihli tutanak ile müsadere kararı okunarak evrakın başvurucuya tebliğ edildiği ancak başvurucunun imzadan imtina ettiği belirtilmiştir iv hukuk a ulusal hukuk mevzuat hükümleri sayılı maddesi şöyledir üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya kamu güvenliği kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir ek cümle md eşyanın üzerinde iyiniyetli üçüncü kişiler lehine tesis edilmiş sınırlı ayni hakkın bulunması hâlinde müsadere kararı bu hak saklı kalmak şartıyla verilir birinci fıkra kapsamına giren eşyanın ortadan kaldırılması elden çıkarılması tüketilmesi veya müsaderesinin başka bir surette imkansız kılınması halinde bu eşyanın değeri kadar para tutarının müsaderesine karar verilir suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında müsaderesine hükmedilmeyebilir üretimi bulundurulması kullanılması taşınması alım ve satımı suç oluşturan eşya müsadere edilir bir şeyin sadece bazı kısımlarının müsaderesi gerektiğinde tümüne zarar verilmeksizin bu kısmı ayırmak olanaklı ise sadece bu kısmın müsaderesine karar verilir birden fazla kişinin paydaş olduğu eşya ile ilgili olarak sadece suça iştirak eden kişinin payının müsaderesine hükmolunur başvuru numarası karar tarihi sayılı maddesinin ilgili kısmı şöyledir bu kanunun nci maddesinde yasak edilen fiilleri işleyenler veya izne bağlı işleri izinsiz yapanlar inci madde hükümleri saklı kalmak üzere altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar ve faydalanma suçunun yeniden tarla açmak suretiyle veya yanmış orman sahalarında ya da kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisinde işlenmesi halinde verilecek ceza bir kat artırılır bu maddede tanımlanan suçların konusunu oluşturan işlenmesinde kullanılan ve işlenmesiyle elde edilen eşya veya mahsul türk ceza kanununun müsadereye ilişkin hükümlerine göre müsadere edilir müsadere olunan mahsuller satılarak bedeli orman genel müdürlüğünce kaydolunur müsadere olunan tesisler ise orman genel müdürlüğünce aynen muhafaza edilebileceği gibi ihtiyaç görüldüğü takdirde ormancılık veya diğer kamu hizmetlerinde kullanılabilir aksi takdirde ilgili orman idaresince yıkılmak suretiyle karar infaz olunur bu husustaki talebi halinde genel zabıta kuvvetleri idareye yardım etmekle mükelleftir sayılı kanunun maddesinin ilgili kısımları şöyledir ek md sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza iki veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder ek md hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için a sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması b mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması c suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekir ek cümle md sanığın kabul etmemesi hâlinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez ek md açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemez başvuru numarası karar tarihi ek md hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur ek cümle md denetim süresi içinde kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği süreyle sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak karar verilebilir denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur ek md altıncı fıkranın c bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir ek süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesi kararı verilir ek md denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde mahkeme hükmü açıklar ancak mahkeme kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir ek md hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir ek md hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir bu kayıtlar ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak cumhuriyet savcısı hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir yargıtay yine yargıtay hukuk dairesinin tarihli ve sayılı kararının ilgili kısımları şöyledir dava orman sınırları içerisinde kalan muhtesat bedelinin tahsili istemine ilişkindir mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir kapama fıstıklık niteliğindeki taşınmaza net fıstık geliri esas alınarak değer biçilip muhtesat bedelinin tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir yargıtay ceza dairesinin tarihli ve sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir başvuru numarası karar tarihi kararı güvenlik tedbiri olmakla birlikte hükmün bir parçası niteliğinde olup hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıyla birlikte verilen müsadere kararı da bu hükme bağlı olduğundan askıda bir karardır ve hüküm açıklanıncaya kadar hukuki sonuç doğurma yeteneği bulunmamaktadır bir asliye ceza mahkemesinin açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına ilişkin kararında suça konu paket sigaranın müsadere işlemleri cumhuriyet başsavcılığına yazılan tarihli müzekkere ile gerçekleştirildiğinden bu hususta ayrıca karar verilmemesine de hükmedilmiştir yargıtay ceza dairesinin tarihli ve sayılı kararıyla anılan karar açıklanması geri bırakılan hükümle verilen kaçak eşyaların müsaderesine dair kararın sonuç doğuran nihai bir karar olmaması karşısında bu konuda mahkemece yeniden karar verilmesi gerektiği halde yeniden karar verilmemesi gerekçesiyle bozulmuştur yargıtay ceza genel kurulunun tarihli ve sayılı kararının ilgili kısımları şöyledir müsadere kararı güvenlik tedbiri olmakla birlikte hükmün bir parçası olduğu için hükmün tabi olduğu kanun yoluna tabi olması gerekmektedir dolayısıyla açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde yer alan müsadere kararına karşı da ancak itiraz kanun yoluna başvurulabilecektir zira açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olması nedeniyle henüz hukuken varlık kazanmamış bulunan hükmün temyiz denetlenebilme imkanı bulunmayan bir aşamada hükmün bir parçasını oluşturan müsaderenin temyizen incelenebileceğini kabul etmek bir bütün olan hükmün bir bölümünün itiraz bir bölümünün ise temyiz kanun yoluna tabi olacağı gibi çelişkili bir halin ortaya çıkması sonucunu doğuracaktır diğer taraftan müsadere kararının doğru olup olmadığının belirlenmesi için öncelikle eylemin sabit olup olmadığının tespiti gerekmektedir bu itibarla itiraz kanun yoluna tabi bulunan açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükmün temyizen incelenmesi dolayısıyla eylemin sabit olup olmadığının belirlenmesi mümkün olmayacak bunun sonucu olarak eylemin sabit olduğu belirlenmeden eksik bir değerlendirmeyle müsadere kararının doğru olup olmadığının tespiti eksik bir değerlendirme olup usul ve kanuna aykırı olacaktır açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde yer alan müsadere kararının denetimini yapacak olan itiraz ceza genel kurulunun gün ve sayılı kararında ayrıntılarına yer verildiği üzere sayılı maddeleri uyarınca hem maddi olay hem de hukuki yönden inceleme yaparak öncelikle eylemin sabit olup olmadığını eşyanın iyiniyetli üçüncü kişiye ait bulunup bulunmadığını eşyanın müsaderesine karar verilmesinin orantılılık kuralına uygun olup olmadığını değerlendirerek sonuçta müsadere konusundaki kararın da isabetli bulunup bulunmadığını kapsayacak şekilde bir karar vermelidir ceza genel kurulunun gün ve gün ve ile gün ve sayılı kararlarında güvenlik tedbirlerine hükmedilmesine ilişkin kararların hüküm sayılması nedeniyle temyiz yeteneğinin bulunduğu ve gerek bir mahkûmiyete ek olarak gerekse bağımsız olarak verilen güvenlik tedbirlerine hükmedilmesine ilişkin kararların diğer yönleri itibariyle kesin olan hükme her yönüyle temyiz edilebilirlik vasfı kazandırdığı dolayısıyla açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde yer alan müsadere kararlarının temyiz kanun yoluna tabi olması gerektiği başvuru numarası karar tarihi ileri sürülebilir ise de müsadere kararı ancak temyiz kanun yoluna tabi olmakla birlikte miktar yönünden kesin olan hükmün şartlarının bulunması halinde temyizen incelenmesine imkan sağlamaktadır hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ise itiraz kanun yoluna tabi olduğundan açıklanması geri bırakılan hükmün bir parçası olan müsadere kararı da buna bağlı olarak itiraz kanun yoluna tabi olacaktır diğer taraftan sayılı kanunun özel yargılama usulleri başlıklı beşinci kitabının uzlaşma ve müsadere başlıklı ikinci kısmının müsadere usulü başlıklı ikinci bölümünde yer alan ila maddelerinde kamu davası açılmayan veya kamu davası açılmış olup da esasla beraber bir karar verilmeyen hallerde müsadere kararının duruşma açılarak verileceği ve bu kararlara karşı başvurulacak kanun yolunun istinaf istinafın henüz faaliyete geçirilmemiş olması nedeniyle temyiz olduğu belirtilmiş olup açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümlerde yer alan müsadere kararları için bu kanun yolunun kabulü mümkün değildir zira ceza muhakemesinde kanun yolu tarafların istemlerine göre değil kanunun sistematiği ve normları dikkate alınarak belirlenmelidir kanunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı başvurulabilecek kanun yolu hiçbir istisnaya yer vermeksizin açıkça itiraz olarak belirtilmiş olduğundan hükmün bir parçası olan müsadere kararı da itiraz kanun yoluna tabi olacaktır bununla birlikte açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olması nedeniyle hükmün henüz hukuken varlık kazanmaması ve beş yıllık denetim süresi göz önünde bulundurulduğunda hak kayıplarına neden olunmasının önüne geçilebilmesi amacıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen durumlarda maddesinde belirtilen üretimi bulundurulması kullanılması taşınması alım ve satımı suç oluşturan eşyalar hariç olmak üzere müsadereye konu eşyanın denetim süresi içerisinde ve gerektiğinde belirlenecek şartlar dahilinde yediemin sıfatıyla sanığa teslimine karar verilip verilemeyeceği hususu da ayrıca yerel mahkemelerce değerlendirilmelidir bu bilgiler ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde yerel mahkemece sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olup bu karar itiraz kanun yoluna tabi olduğundan hükmün parçası olan müsadere kararının da itiraz kanun yoluna tabi olması gerekmektedir dolayısıyla yerel mahkemece müsadere kararının temyiz kanun yoluna tabi olduğuna karar verilmesi ve özel dairece de temyiz isteminin kabulü ile müsadere yönünden sınırlı inceleme yapılması usul ve kanuna aykırıdır b uluslararası hukuk avrupa hakları sözleşmesine sözleşme ek nolu protokolün maddesi şöyledir her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır bir kimse ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir yukarıdaki hükümler devletlerin mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez başvuru numarası karar tarihi avrupa hakları mahkemesinin idari bir işlem veya ceza yargılaması neticesine bağlı olup olmadığına bakılmaksızın mülkiyetin kamuya geçirilmesi sonucuna yol açan müdahalelere ilişkin genel yaklaşımı bu tedbirin mülkten yoksun bırakmayı içerse dahi amacı sebebiyle sözleşmeye ek nolu protokolün maddesinin ikinci paragrafı kapsamında mülkiyetin kamu yararına kullanımının kontrolü olarak değerlendirilmesi gerektiği yönündedir b no b no b no krallık b no göre sözleşmeye ek nolu protokolün maddesi kural olarak usule ilişkin güvenceleri içermemekle birlikte kişilere keyfî müdahalelerden korunmak amacıyla mülkiyet hakkına müdahale teşkil eden bu önlemlerin kanun dışı veya keyfî ya da makul olmayan şekilde uygulandığına ilişkin savunma ve itirazlarını sorumlu makamlar önünde etkin bir biçimde ortaya koyabilme olanağının tanınması güvencesini kapsamaktadır bu değerlendirme ise uygulanan sürecin bütününe bakılarak yapılmalıdır krallık b no b no paket servisi san ve tic b no krallık kararında özellikle böyle bir yolun mevcut olup olmadığı tartışılmıştır ülkeye kaçak yollarla sokulan altın sikkelere gümrük makamlarınca el konularak müsadere edilmiştir başvurucu şirket iyi niyetli olduğunu ve gümrük makamlarıyla her aşamada iş birliği içinde olduğunu belirterek bu sikkelerin iadesi talebinin reddedilmesinin mülkiyet hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür başvurucu özellikle gümrük makamlarının kararlarına karşı etkili bir yolun bulunmadığından yakınmıştır müdahalenin adil dengeyi bozmaması için mülk sahibine müsaderenin keyfî veya hukuka aykırı olduğu yönündeki savunmalarını etkili bir biçimde ortaya koyabilme imkânı tanınması gerektiğini hukukunda yapılan değişikliklerle birlikte gümrük makamlarının kararlarına karşı yargı yollarına başvurulabildiğini ve bu yolun etkili de olduğunu belirlemiştir britanya hukuk sisteminin müsadere kararına karşı yapılan itirazların incelenmesi bakımından etkisiz olduğunun gösterilemediğini belirterek ihlal olmadığına karar vermiştir krallık denisova ve b ve paket kararlarında ise başvuruculara iç hukukta müsadereye karşı etkin bir itiraz yolunun tanınmaması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlaline karar verilmiştir bu kararlara konu olaylarda müsadereye ilişkin yargılama sürecine başvurucu mülk sahipleri dâhil edilmemiş bu yüzden başvurucular müsadereye karşı savunmalarını ortaya koyamamışlardır aslında bu yükümlülüğün maddesi anlamında tipik bir usule ilişkin güvence olduğu söylenebilir bununla birlikte müsaderenin idari bir yaptırımla da uygulanabileceği dikkate alınmalıdır de ek nolu protokolün maddesinin aslında usule ilişkin bir güvence içermediğini kural olarak benimsemekle birlikte müsaderenin adil olabilmesi için mülk sahibine savunma ve itirazlarını öne sürebilme imkânının tanınmasının anılan maddenin bir gereği olduğunu kabul etmiştir denisova ve paket başvuru numarası karar tarihi ikinci olarak mülk sahibinin eylemi ve tutumu ile müsadere sonucuna yol açan hukuka aykırılık arasındaki illiyet bağının makul bir biçimde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır buna göre değerlendirme yapılırken somut olayın özellikleri de dikkate alınmalıdır diğer bir deyişle müsaderenin sözleşmeye uygun olabilmesi için kamu makamlarının başvurucunun kusur veya özen yükümlülüğünün derecesini ya da en azından davranışları ile suç veya kanuna aykırılık arasındaki ilişkiyi makul bir biçimde değerlendirmesi de zorunludur krallık air krallık b no ve kk b no ve kk b no başvurucunun antika silah koleksiyonunun ruhsatsız olduğu gerekçesiyle müsadere edilmesine ilişkin b no kararında polonya makamlarının başvurucunun kişisel durumu ile somut olaya özgü koşulları dikkate almadığını belirterek müdahalenin ölçülü olmadığı sonucuna varmıştır krallık b no kararında ise at yarışı bahisçisi olan başvurucunun yaklaşık sterlin civarında bir parayı nakit olarak yurt dışına çıkarmak isterken bu paraya el konularak müsadere edilmesi tartışılmıştır gümrük makamlarının başvurusu üzerine uyuşturucu kaçakçılığının önlenmesiyle ilgili mevzuat çerçevesinde yerel mahkemece bu paranın müsaderesine karar verildiğine dikkati çekmiştir kararda ulusal mahkemelerin kanunu otomatik olarak uygulamaktan kaçındıkları ve adil bir yargılama yaptıkları tespit edilerek müsadere yoluyla mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin ölçülü olduğu sonucuna varılmıştır v