12. Ceza Dairesi 2021/10869 E. , 2024/9 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 27.10.2017 HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Ka…
**12. Ceza Dairesi 2021/10869 E. , 2024/9 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 27.10.2017 HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı 27.10.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle;Bursa Cumhuriyet Başsavcılığında yürütülen 2016/65035 sayılı soruşturmanın işlemsiz bırakılması CMK 234 ten olan haklı taleplerinin hiçbirinin yerine getirilmemesi, toplanmayan bütün delillerin yok olması, iş yerinin başkalarına satılarak halen ekonomik çıkar elde edilmeye devam edildiği, iş yerine giremediği için vergi dairesince yapılan tüm soruşturmalarda ve teftişlerde yaşadığı sıkıntılarda devlette devamlılık ilkesine aykırı olarak dosyanın soruşturma eksiklerinin tamamlanmaması nedeni ile dosya içerisinde birçok belgenin de ya eksik ya da yok edilmesine sebep olunduğu, şüphelilerin bu soruşturmaya bağlı olarak yaptıkları bazı suçlardan da ısrar ile kovuşturmaya yer yoktur kararları ile aklanmasına, kendisininde haksız tahrik unsurları ile meşru müdafaa hükümlerine dahi yer verilmeden basit suçlardan cezalandırıldığı, meşru müdafaa hükümlerine dahi yer verilmeden basit suçlardan cezalandırıldığı ve suç işlemeye teşvik edilmesine neden olunduğundan dolayı 100.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın tarafına verilmesi talep edilmiştir. 2. Davalı vekili 04.12.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. 3. Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.10.2019 tarihli ve 2017/540 Esas, 2019/388 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. 4. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.06.2020 tarihli ve 2020/74 Esas, 2020/488 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacının ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.12.2021 tarihli, davacının temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacının temyiz sebepleri, soruşturmanın yeterince araştırma yapılmadan yürütüldüğüne, davanın kabul edilmesi gerektiğine, karanın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü: Davacı ...'un Bursa Cumhuriyet Başsavcısı ve soruşturma savcısı Atilla Akbey'in hazırlık soruşturmasını usul ve yasaya uygun şekilde yapmadıkları akabinde bazı sanıklar hakkında verilen takipsizlik kararlarına itiraz ettiği ancak Sulh Ceza Hakimliğince reddedildiğini, bu minvalde bu aşamada görev alan hakim ve savcıların görevlerini gereği gibi ifa etmedikleri, hatta Cumhuriyet savcısı Atilla Akbey'in bir suç örgütü kapsamında hareket ederek soruşturma delillerini kasıtlı olarak yok ettiğini, gerekli araştırmaları yapmadığını, bu nedenle maddi olarak zarara uğradığını iddia ederek tazminat davası açmış ise de; İddia konusu 2016/65035 soruşturma sayılı dosyada 10.01.2018 tarihli iddianame ile sanıklar ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı, davayı açan savcının...olduğu, yine aynı dosyada, şüpheliler ...hakkında Sesli Yazılı veya Görüntülü Bir İleti İle Hakaret, Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Etmek, Tehdit, Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma, Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi, Hırsızlık suçlarından "2016 yılı içerisinde bir iş kazası geçirdiğini, 25/08/2016 günü eşi olan şüpheli ... ile hastaneye gidip tedavi olduğunu, tedaviden sonra eşi ... ile birlikte Bursa ili Nilüfer ilçesi altınşehir Mh. 214. Sk. No:10/1 adresinde bulunan müşterek oturdukları evlerine döndüklerini, kendisinin hasta olması ndeeniyle yataktan kalkamadığını, bu sırada şüpheli ...'un evden kendisine ve şirketine ait bir kısım eşyalar ile trafik tescilde şirketine ait 16 CBF 14 ve 16 JTE 56 plaka sayılı araçları alıp eski eşinden olan çocuklar...i çağırarak evden ayrıldığını, bir daha da evine dönmediğini, daha sonra şüpheli ...'un iş yerinde kullandığı bilgisayarındaki ticari sır niteliğindeki bilgileri bilgisayarından alıp bu bilgisayardan sildiğini, şüpheli Canpolat Çetin'in de kendisine ait bir televizyonu kendisinden habersiz olarak internet üzerinden sattığını ve kendisine telefonla tehdit ve hakaret içerikli sözler sarf ettiğini, Suça konu şirketi devir almadan önce şirketin muhasebe işlemini yapan şüpheli Halil Ayrancı ile yanında çalışan şüpheli Zehra Erdoğan'ın kendisinin şirketi devir almasından sonra da bilgisi dışında şirketi zarara sokacak işlemler yaptırlarını, Şüpheli Seyfullah Kılıçaslan'ın kendisine ait bir telefon mesajlarını yasa dışı şekilde eline geçirip eşi olan şüpheli Selma Coşkunsoy ile Selma'nın kız kardeşi şüpheli Semra Göreçek ve Selma'nın çocuklarına ilettiğini, Şüpheli Rahmetullah Yont'un tefecilik yaptığını, Suça konu şirketi kendisine devir eden Mehmet Simi'nin şirketi kendisine devrettikten sonra şirkete ait bir kısım eşyaları şüpheli Salih Güre ile Metin Aydın'a kendisinden habersiz olarak sattığını, şüpheliler Levent Altın ile Mehmet Kıpırtı'nın da bu satış işlemlerine aracılık ettiklerini iddia etmiş ise de, Yapılan soruşturma sonunda toplanan delillere göre; Müştekinin evinden bir kısım eşyalarını ve araçlarını aldığı iddia edilen şüpheli Selma Coşkunsoy'un müştekinin eşi olduğu anlaşıldığından TCK 167/1-a maddesi uyarınca hakkında hırsızlık suçundan soruşturma yapılamayacağı anlaşıldığından, Şüpheliler Asil Mert Çetin ve Canpolat Çetin'in annelerinin çağırması üzerine olay günü annelerinin evine gidip annelerini ve yanındaki eşyalarını alıp götürmelerinin hırsızlık suçunu oluşturmadığı, Şüpheli Can Polat Çetin üzerine atılı tehdit ve hakaret suçunu işlediğine dair müştekinin soyut iddiası dı4şında hakkında kamu davası açılmasına yeterli hiç bir delil elde edilemediği, Şüpheli Selma Coşkunsoy'un üzerine atılı özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu işlediğine dair müştekinin soyut iddiası dışında hakkında kamu davası açılmasına yeterli hiç bir delil elde edilemediği, Şüpheli Seyfullah Kılıçarslan'ın müştekiye ait mesajları, soruşturma dosyalarından fotokopi olarak aldığı ve şüpheli Semra Göreçek'e ilettiği, bu nedenle eyleminin TCK 134/1 maddesinde tanımlanan suçu oluşturmadığı, Şüpheli Emrullah Yont'un üzerine atılı tefecilik suçunu işlediğine dair müştekinin soyut iddiası dışında hakkında kamu davası açılmasına yeterli hiç bir delil elde edilemediği, Şüpheli Levent Altun'un, İcra Müdürlükleri tarafından haczedilen ve muhafaza altına alınan araçların yediemin olarak kendisine teslim edilen ve yediemin otoparkı işleten şahıs olduğu, bunun dışında suç oluşturacak bir eyleminin bulunmadığı, iddia edildiği gibi suç oluşturacak işlem ve eylemlere aracılık ettiğine dair hiç bir delil de elde edilemediği, Şüpheliler Salih Gürel ve Metin Aydın'ın, Mehmet Simi'den satın aldıkları eşyaları suç eşyası olduğunu bilerek satın aldıklarına dair haklarında kamu davası açılmasına yeterli soyut iddia dışında hiç bir delil elde edilemediği, Şüpheli Mehmet Kıpırtı'nın Mehmet Simi tarafından satılan şirkete ait etiket makinasını satın alan şirkete kurulumunu yapmak eyleminin herhangi bir suç oluşturmadığı anlaşıldığından," denmek suretiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verildiği, Davacı ...'un kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karara itiraz ettiği, itirazın takipsizlik kararındaki gerekçelerle reddine karar verilerek kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Haklarında iddianame düzenlenen sanıklar Mehmet Simi ve Rahmetullah Yont hakkında; "müştekinin, 05/05/2016 tarihinde Bursa ili Nilüfer ilçesi Alaaddin Bey Cd. No: 53/2 adresinde faaliyet gösteren Etüd Makine Kontstrüksiyon Metal İnşaat Mühendislik San. Ltd. Şti'nin eski sahibi olan şüpheli Mehmet Simi'den devir aldığı, bu tarihten sonra şirketin tek sahibi ve yetkilisinin müşteki olduğu, şüpheli Mehmet Simi'nin, şirketteki temsil yetkisi bittiği halde şahsi borcu bulunan diğer şüpheli Rahmetullah Yont'a geçmiş tarihli; 25/12/2015 tarihli, 50.000 TL ve 200.000 TL bedelli senetleri şirket yetkilisiymiş gibi düzenleyip verdiği, şüpheli Rahmetullah Yont'un da bu senetlerin bedellerinin tahsili amacıyla müştekinin yetkilisi bulunduğu şirket aleyhine Bursa 10. İcra Müdürlüğünün 2016/8373 ve Bursa 16. İcra Müdürlüğünün 2016/9187 esas sayılı dosyaları ile icra takibine geçtiği, bu takipler nedeniyle müştekinin şirketine ait bir kısım taşınır mallarının haczedilerek zarara sokulduğu, bu şekilde şüphelilerin üzerlerine atılı suçları işledikleri" denilmek suretiyle Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne nitelikli dolandırıcılık suçundan kamu davası açıldığı ve yargılamanın 2018/51 esas sayılı dosya üzerinden devam ettiği anlaşılmıştır. Davacının tazminat davasına konu iddiaları incelendiğinde; soruşturma aşamasında yok edildiğini iddia ettiği delillerin ne olduğunu, soruşturma aşamasında nasıl yok edildiğine dair soyut beyanlar dışında herhangi bir delil dosyaya sunamadığı, araştırılması gereken delillerin ne olduğunu ve soruşturmaya nasıl bir katkı sunacağını da açıkça ortaya koyamadığı, ayrıca soruşturma evresinde yapılan işlemler için nihai olarak savcı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğinde de bu işlemin itiraza tabi olduğu, nitekim davacının itiraz ettiği ancak bu itirazın da yerinde görülmeyerek reddedildiği anlaşılmıştır. Bu durum da Cumhuriyet savcısının yaptığı iş ve işlemlerin hukuka uygun olduğunu gösterdiği, davacının soyut beyanlarından ileri gitmeyen ve somut olarak hangi işlemin hangi aşamada ve hangi surette eksik ya da hatalı olduğunu belirtmeyen ve hukuken kabul edilebilir olmayan itirazının reddedilerek davacının ilgili Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2016/65035 sayılı soruşturma dosyasında herhangi bir eksiklik olmadığının Sulh Ceza Hakimliği'nce onaylandığı anlaşılmıştır. Ayrıca ilgili davacı varlığını ve araştırılmadığını, soruşturmaya katkı sunacağını iddia ettiği yeni delil her ne ise ortaya koymak suretiyle her zaman Sulh Ceza Hakimliğinden takipsizlik kararının kaldırılmasını isteyebilecektir. Davacı soyut ve suçlayıcı beyanları dışında davamız sürecinde de iddia ettiği delilleri ortaya koyamamıştır. Var olduğunu ve yok edildiğini, karartıldığını, eksik bırakıldığını, ya da araştırılmadığını iddia ettiği delillerin ne surette ve nasıl yok edildiğini de delillendirememiştir. Takipsizlik kararı verildiğini söylediği kişilerle ilgili ne gibi bağlantısı olduğunu ve kendisini de nasıl bir zarara uğrattığını da somut verilerle desteklememiş, soyut beyanlarından başka dosyaya etkin bir delil sunmamıştır. CMK 141/3 maddesine göre; "suç soruşturması veya kovuşturması sırasında kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk hâlleri de dâhil olmak üzere hâkimler ve Cumhuriyet savcılarının verdikleri kararlar veya yaptıkları işlemler nedeniyle tazminat davaları ancak Devlet aleyhine açılabilir." denildiği, Davacı ilgili kamu görevlilerini soyut olarak ve etkin soruşturma yapmadığı gerekçesiyle suçlamakta ise de kişisel kusuru ya da haksız fiil ya da sorumluluğunu ispat edecek somut hiçbir şey sunmadığı, CMK 142. madde gerekçesinin 10. bendinde; "Davacı, gözaltı ve tutuklamayla ilgili dosyada belgelenenler dışında, her türlü zararını, ispat belgelerini de dilekçesine ekleyecektir." şeklinde olduğu, Tüm bu açıklamalar ışığında; sanıklar Mehmet Simi ve Rahmetullah Yont hakkında dosyamız davacısına yönelik eylemleri nedeniyle nitelikli dolandırıcılık suçundan kamu davası açan ve diğer sanıklar hakkında da bu olaydan bağımsız ve farklı suçlardan kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar veren, dava açmada takdir yetkisine sahip olan Cumhuriyet savcısı Atilla Akbey ile Cumhuriyet Başsavcısı Uğurhan Kuş ile yine ilgili dosyada verilen takipsizlik kararını reddeden Sulh Ceza Hakimi Mediha Eda Şahin'in mahkemece maliye hazinesinin sorumluluğunu gerektirecek bir kusur, haksız fiil, ya da başkaca bir sorumluluk halinin bulunmadığı kanaatine varılmakla yerinde olmayan davanın reddine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü: İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Tazminat talebinin esasını oluşturan Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/65035 Esas sayılı soruşturma dosyasında soruşturmayı yürüten savcının görevini ihmal ederek eksik soruşturma yürütüp soruşturma kapsamını genişletmeden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermesi, Sulh Ceza Hâkimliğince itirazlarının reddedilmesi ve kendisi hakkında ceza verilmesi nedeniyle tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Davacının Temyiz İstemi Yönünden Yapılan İncelemede; 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre; ''.... suç soruşturması veya kovuşturması sırasında kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk hâlleri de dâhil olmak üzere hâkimler ve Cumhuriyet savcılarının verdikleri kararlar veya yaptıkları işlemler nedeniyle tazminat davaları ancak Devlet aleyhine açılabilir.'' Denilmektedir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, tazminat talebinin reddi yönünde verilen kararın dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşıldığından, davacının yerinde görülmeyen temyiz istemi reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.06.2020 tarihli ve 2020/74 Esas, 2020/488 Karar sayılı kararında davacı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2024 tarihinde karar verildi.